Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/4747
Karar No
K. 2024/5606
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/4747 E.  ,  2024/5606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/4747
Karar No: 2024/5606
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Motor Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...

2.... Valiliği ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ... parselde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 281,00 m²'si üzerine bahçe duvarı ve müşteri araç park yeri yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 03/07/2010-17/06/2013 arası dönem için davacı şirket adına 83.145,32-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu taşınmazın 03.07.2010-17.06.2013 tarihleri arası işgal dönemi için toplam 20.306,31 TL ecrimisil getirisinin hesaplanması nedeniyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin, 20.306,31 TL’lik kısmında hukuka aykırılık; fahiş ecrimisil tespitinden ve endeks uygulamasından kaynaklanan toplam 62.839,01’lik kısmında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 62.839,01’lik kısmın iptaline, davanın 20.306,31 TL'lik kısmının ise reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, işgalci olmadıkları, işgale konu alanın aslında kendi tapulu alanı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal incelemesinin yerinde olmadığı, emlak vergi değerinin %5' inden az olmayacak şekilde ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın redde ilişkin kısmın onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacının temyiz istemi yönünden: İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemine gelince: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.

Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükümleri yer almıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, Halkalı Merkez Mahallesi mevkiinde bulunan ... parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait taşınmazın, 281 m²'si üzerinde bahçe duvarı ve müşteri araç park yeri yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle İstanbul Valiliği tarafından 03/07/2010-17/06/2013 tarihleri arası dönem için davacı adına 83.145,32-TL tutarında ecrimisil tahakkuk ettirilmesine dair ...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile İdare Mahkemesince karar vermeye yeterli bulunan bilirkişi raporundaki verilerin birlikte değerlendirilmesinden, Hazineye ait dava konusu işgalli yerin 03/07/2010-17/06/2013 tarihleri arasındaki dönemde toplam 20.306,31-TL ecrimisil getirebileceğinin anlaşılması karşısında, dava konusu işlemin anılan miktara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen 62.839,01-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca, 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği düzenlemesinin dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur. Ecrimisil istenilen dava konusu taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan bir alan olup, ecrimisil istenilen dönemler dikkate alındığında 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki döneminde kalmaktadır.

Bu durumda; temyize konu mahkeme kararında ve dayanağı bilirkişi raporlarında taşınmazın emlak vergisine esas değerinin dikkate alınmadığı, taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil belirlenmesi gerektiği kuralının açık olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gerek duyulması halinde bilirkişilerden ek rapor alınarak taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden de az olmayacak şekilde birim bedelin dava konusu döneme yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle uyarlamak suretiyle hesaplama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının redde ilişkin kısmının ONANMASINA,

3.Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.