6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla silahla örgüt kurmak ve yönetmek, suç örgütüne üye olmak, nitelikli yağma suçlarından verilen beraat kararları; sanık ... hakkında silahlı suç örgütüne üye olmamak ile birlikte yardım etme, nitelikli yağmaya teşebbüs, senet yağmasına teşebbüs suçlarından verilen beraat kararları, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs ve senet yağmasına teşebbüs suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu sebeple kamu davasına katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin tebliğnameye uygun olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince REDDİNE, 2.Katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin (tefecilik suçu için), sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen iki ayrı düşme kararı, sanıklar ... ve ... haklarında tefecilik suçundan verilen düşme kararları ile sanık ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.10.2010 tarihli iddianamesinde 4 numaralı eylemde belirtilen tefecilik suçundan verilen düşme kararına, katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma ve tefecilik suçlarından kurulan beraat ve düşme hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma ve tefecilik suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, katılan ... katılan ... vekillerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3. Katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Sanık ...'in, katılan ...'ye giderek ölen abisi ...'nin kendisine borcu olduğunu ve bu borcu üstlenmesini istediği, katılan ...'ın bu borcu üstlendiği fakat borç miktarının sürekli sanık ... tarafından arttırılması sebebiyle ödeme güçlüğü çektiği bu defa sanık ...'in kendisine ait banka hesaplarını teminat göstererek bir yakını üzerine katılan ...'ın kredi çekebileceğini söylediği, artan borcu ödeyebilmek için katılan ...'ın kardeşi tanık ... adına ve ardından katılanın oğlu ... adına kredi çektiği, kredi çekilen bu miktarların büyük kısmının elden sanık ...'e verildiği, sanık ...'in kredi ödemelerini yapmak amacıyla her defasında katılandan kredi ödeme miktarını aşacak miktarlarda para istediği ve giderek borcun katlandığı, katılan borcu ödemekte güçlük çektikçe, dosya içerisindeki çok sayıda tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere 05.07.2008 ve 16.10.2008 tarihlerinde katılanı parayı ödemesi konusunda tehdit ettikleri ve cebir uyguladıkları, sanık ... ile katılan arasındaki alacak borç ilişkisi geçmişe dönük olmasına rağmen alacak miktarının üstünde aşkın bedelli parayı sanıkların yağma kastı ile istedikleri anlaşılmakla sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-c-d-h, maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/2155 Esas, 2022/500 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, gerekçesi Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın