6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemi red İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/10618, 2024/12193 Karar sayılı kararı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/10618, 2024/12193 Karar sayılı kararı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2024 tarihli ve 4-2020/16263 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, kesin nitelikte hükme karşı suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminin kabul edilmesinden sonra suç vasfı ile sınırlı olarak yapılacak inceleme sonunda mahkemenin nitelendirmesinin doğru olduğu sonucuna varıldığında, hüküm kesin nitelikte olduğundan 5271 sayılı Kanunun 298. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi yerine aynı kanunun 302./1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesinin isabetli olmadığına, hükmün temyiz edilip edilemeyeceğinin temyiz edenlerin sıfatına göre değil, kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre belirlendiğine, sanığın silahla tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu ancak Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe temyizi nedeniyle suç vasfı ile sınırlı olarak temyiz incelemesine tabi olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığına, ancak, Yüksek Dairece yapılan temyiz incelemesi sonunda, Cumhuriyet savcısının suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yönünden, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımının doğru bir biçimde belirlendiği ve anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiş olduğundan, bu tespit karşısında düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin nitelikte olduğu belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca bu karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.1983 günlü ve 65/119 Esas-Karar, 02.05.1994 günlü ve 97-126 Esas-karar sayılı ve CGK 2011/370 Esas 2011/302 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirlemek için hüküm tarihindeki yasal düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/15-509 E. 2014/170 K. sayılı ilâmlarında ve yine CGK 27.12.2011 tarih 370 Esas 302 Karar ve yine CGK 06.12.2011 tarih 185 Esas 249 Karar sayılı kararları başta olmak üzere pekçok kararında da gösterildiği üzere; miktar itibarıyla kesin nitelikteki hükümlerin, kesinlik sınırını aşar nitelikle yaptırım öngörmesi halinde suç vasfına yönelik temyiz üzerine, temyiz incelemesine konu olabileceklerine işaret edilmiştir. CGK 2013/509 E,2014/170; CGK 06/12/2011 tarih 185 E. 249 K; CGK 27/12/2011 tarih 370 E. 302 K. Ve çok sayıda kararında özetle; "Kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde temyiz edilebilirlik niteliği kazanacaktır.( CGK 2011/370 E., 2011/302 K.) 1412 sayılı CMUK’nun 315. maddesinde, temyiz talebinin kabule değer olup olmadığı ön incelemesinin ilk derece mahkemesince yapılması öngörüldüğü halde, 317. madde ile aynı incelemenin Yargıtay'ca da yapılması hüküm altına alınmıştır. Buna göre temyiz başvurusunda bulunulması halinde hükmü veren mahkemece öncelikle temyiz başvurusunun kabul edilebilir olup olmadığı araştırılacak, bu bağlamda da temyiz talebinin süresinde yapılıp yapılmadığı, kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığı ve başvuruda bulunanın hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunup bulunmadığı incelenecektir. Mahkemece temyiz isteğinin kabul edilebilir bulunması halinde herhangi bir karar verilmeden aynı kanunun 316. maddesi uyarınca tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra dosya temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir. Temyiz başvurusunun kanuni süre geçtikten sonra yapılması ya da kararın temyiz edilebilir nitelikte bulunmaması veya başvuruda bulunanın temyiz etme hak ve yetkisinin olmaması halinde ise ilgili Dairece temyiz talebi 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca reddedilecek, temyiz talebinin reddi nedenlerinin bulunmaması durumunda da esas yönünden temyiz incelemesi yapılacaktır. Dosyanın, hükmü temyiz olunan mahkemece verilen temyiz isteminin reddi kararına karşı yapılan başvuru üzerine yollanması halinde de Yargıtay tarafından; ret kararı usul ve kanuna uygun bulunursa temyizin reddi kararının onanmasına karar verilip dosya mahkemesine geri gönderilecek, ret kararının usul ve kanuna aykırı olduğu tespit edilirse, bu karar kaldırılıp hüküm esastan incelenecektir. Diğer bir anlatımla, temyiz başvurusunun kabul edilebilirliği belirlendikten sonra Yargıtayca yapılacak inceleme ilk derece mahkemesince verilen hükmün esasına yönelik olacaktır. Dolayısıyla, hükmedilen sonuç adli para cezasının miktarı itibarıyla kesin nitelikte bulunan yerel mahkeme hükmüne karşı suç vasfına yönelik olarak yapılan temyiz talebinin Yargıtay ilgili Dairesince kabul edilerek, hükmün temyizen incelenebilir olduğunun belirlenmesinden sonra, hükmün esası incelenerek bir karar verilecek, temyizen incelenebilir olduğu kabul edildikten sonra artık hükmün kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilemeyecektir. Bütün bu aşamalar geçildikten sonra ise; Hükmün temyizen incelenmesine geçildikten sonra usul ve kanuna uygun bulunması halinde onanması, hukuka aykırılık belirlenmesi halinde bozulması ya da 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde yazılı şartların bulunması durumunda ise düzeltilerek onanması, başka bir anlatımla esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekir...." şeklinde açıkça vasıf denetiminin temyiz incelemesine başlayabilmek için gerekli olduğu temyiz incelemesine girdikten sonra ise artık normal denetimin yapılması gerektiğini göstermiştir. Yargıtay Yerleşik Uygulamaları dikkate alındığında bir hüküm kesin bile olsa eğer suçun vasıf ve niteliğiyle temyiz içeriği gerektiriyorsa (kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde) kesin nitelikteki kararlar kaldırılıp esastan inceleme yapılabileceği duraksamasız kabul edilmektedir. Aynı kararlarda incelemeye başlanıldıktan sonra yani temyiz edilebilir olduğuna karar verildikten sonra artık temyizen önüne gelmiş bir dosya gibi değerlendirip karar verileceği hususu içtihaden düzenlenmiştir. Yıllardır dairemiz ve tüm Yargıtay dairelerinin uygulamalarıda aynı yöndedir. İtirazda örnek gösterilen ve 2024 yılında yeni verildiği anlaşılan 1. Ceza daireleri kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve yerleşik daire uygulamalarına terstir bu nedenle emsal oluşturmayacaktır. Yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Cumhuriyet savcısının suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yönünden, dosya kapsamında yapılan incelemede, dosya esas yönünden incelenmiş ve eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımının doğru bir biçimde belirlendiği anlaşılmış ve hükmün onanmasına karar verilmiş olup, verilen onama kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/10618, 2024/12193 Karar sayılı kararı sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın