4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu dolmuşun karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini ve davalı ...'nün kazanın oluşumuna engel olabilecek gerekli düzenlemeleri yapmamasından ötürü kusurlu olduğunu belirterek, ölenin desteğinden yoksun kalan davacı anne... için 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, davacı baba İbrahim için 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşler ... ... ve ... için ise ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 227.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dolmuş şoförünün hatalı yerde yolcu indirmesinin kazaya neden olduğunu, müvekkili idarenin bu konuda herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, davanın idarenin görev kusuru ile ilgili olmasından dolayı idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazaya karışan 61 AT 735 plakalı aracı 10.07.2011 tarihinde ...'a sattığını, buna ilişkin aralarında 10.07.2011 tarihli sözleşme düzenlediklerini, sözleşmeye göre satış tarihinden itibaren oluşabilecek tüm hasarlardan ...'ın sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, davada taraf olmadığını, ayrıca talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 61 D 1043 plakalı dolmuş sürücüsünün yol üzerinde trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekilde duraklama yaptığını ve yolcu almaması gereken yerde yolcu aldığını, bu esnada müvekkilinin yol çalışmaları nedeniyle yolun tek şeritten verilmesinden dolayı önünde duran minibüse çarpmamak için gayret göstermesine rağmen başarılı olamadığını ve minibüse çarptığını, olayda minibüs sürücüsünün kusurlu olduğunu, ceza dosyasının sonucunun beklenmesini ve müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; destekten yoksun kalanlara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan dul ve yetim aylığının tespit edilerek tazminattan düşülmesi, davacıların kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini ve zararın paylaştırılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu ve müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2011/327 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararı ile; davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, 14.06.2015 tarihli ıslah talebine bağlı olarak; ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.338,38 TL maddi tazminatın... ve ...'a eşit oranda ödenmek üzere, davalılar ..., Ak Sigorta A.Ş.,...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'ya, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a ödenmek üzere; kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.05.2019 tarihli ve 2016/12711 E., 2019/5391 Karar sayılı ilamıyla; "...davalılar aleyhine davacı anne ve baba için toplam 2.338,38 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup; karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiştir. Davalı ... vekili aleyhine hükmolunan maddi tazminat kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar, davalı ...’ne hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2 nci maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, davanın HMK 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davalı ... hakkında usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/454 Esas, 2020/65 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ... açısından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,14.06.2015 tarihli ıslah talebine bağlı olarak; ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.338,38 TL maddi tazminatın... ve ...'a eşit oranda ödenmek üzere, davalılar ..., Ak Sigorta A.Ş.,...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'ya, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a ödenmek üzere; kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 13.01.2022 tarihli ve 2021/14419 E., 2022/317 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmişse de gerekçe kısmında davalı ... hizmet kusuru nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Uyuşmazlık Mahkemesinin 2014/871 E, 2014/924 K. ve 13.10.2014 tarihli kararı ile bu tür davaların adli yargıda görüleceği karara bağlandığından yargılamaya bu davalı yönünden de devam edildiği belirtilmiş olup bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk oluştuğu ve bu hususun hükmü çelişkili ... getirdiği, hükmün bu haliyle infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu açıktır. Bu durumda mahkemece, bozmaya uyulup uyulmadığı hiçbir kuşku ve tereddüt gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin ve davalı ... temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... açısından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.338,38 TL maddi tazminatın... ve ...'a eşit oranda ödenmek üzere, davalılar ..., Ak Sigorta A.Ş.,...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a, ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'ya, ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ...'a ödenmek üzere; kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... Müdürlüğünün sorumlu tutulması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğüne yönelik manevi tazminatın reddi nedeniyle fazla vekalet ücreti takdir edildiğini, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı her davalıya vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece manevi tazminatın miktarının az takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde: kusur dağılımının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ile 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alındığında temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekili ile davalı ...'nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'na yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacılar 427,60 TL O.H. 179,90 TL P.H. 247,70 TL Kalan Davalı ... 9.040,03 TL O.H. 2.260,00 TL P.H. 6.780,03 TL Kalan

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap