4. Hukuk Dairesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/98437 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.09.2019 tarihinde yaya davacıya davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince ödeme yapılmadığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 30.11.2020 tarihinde 49.057,61 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan talebin reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlara göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre alınmış maluliyet raporu ile TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz, son üç aylık vergilendirilmiş kazanç dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, rücuya tabi bir ödeme varsa tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, faiz başlangıcının komisyona başvuru tarihi ve yasal faiz olması gerektiğini, karşı taraf lehine vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 49.057,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.07.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, işletilecek faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ve kanuni faiz değil avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sahibinin gerekli belgelerle müvekkiline başvuru yapmadığını, karara esas alınan maluliyet raporunun başvuru sahibinin gerçek maluliyet durumunu yansıtmadığını, tazminat hesabında TRH-2010 Yaşam Tablosunun dikkate alınması gerektiğini, kusur oranının tespitinde kaza tespit tutanağının yeterli olmadığını, bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini gerektiğini, müvekkili aleyhine AAÜT'ye göre hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerekirken tam vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamada hata bulunmadığı, kusur raporunun alındığı ve bu oranlara göre karar verildiği, kusur raporunun hükme dayanak almaya ve denetime elverişli olduğu, kazanın iş kazası olmaması sebebiyle SGK tarafından ödenen bir tazminat bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, vekalet ücretinde hata bulunmadığı, sigorta şirketine başvuru tarihine eklenen 8 iş günü sonrasından ve araç ticari araç olmadığından yasal faiz işletilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kusurunun bulunmadığını, yaya yoluna park eden araç nedeniyle yolda yürümek zorunda kaldığını, arkasından gelen aracın yolda yürüdüğünü görmesine rağmen arkasından çarptığını, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından değerlendirilmesini istemelerine rağmen kusur yönünden araştırma yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi, işletilecek faizinde avans faizi olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun rapor alınmadan başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihli Genel Şartlara uygun olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre alınmış maluliyet raporu ile belirlenen maluliyet oranı, TRH-2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranını belirlemede kaza tesbit tutanağı ile yetinilemeyeceğini, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT’ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini, ıslah ile talep edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının dava dilekçesinde müşterek kusura dayanmamasına, faiz başlangıç ve türünde hata bulunmamasına, sigorta şirketine maluliyet raporu ile başvuru yapılmış olmasına, davacının sunduğu 23.10.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, kusura ve oranına yönelik değerlendirmenin yerinde bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 üncü bendinde yer alan "7.177,49 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu ettiği maddi zararın doğmasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 15, kaldırım üzerine park eden dava dışı araç sürücüsünün % 50 ve davacının % 35 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapılması üzerine davalı yanın % 15 kusuru üzerinden hesaplanan tazminatın tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı yanın kusura ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiş ve sayın çoğunluk tarafından da davacının dava dilekçesinde müşterek kusura dayanmadığı gerekçesiyle davacı temyizinin reddiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi yapılmış ve zarardan birlikte sorumlu olanlar arasında müteselsil sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile üçüncü kişi konumunda olan zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların müteselsil sorumluluğu kabul edilmiş olup trafik kazasında zarara uğrayanlar yararına kanundan kaynaklanan bir müteselsil sorumluluk hali doğmuştur. Bu itibarla; kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk halinden yararlanan ve zarara sebep olanlar arasındaki teselsülden açıkça feragat etmeyen davacının zararının belirlenmesinde, kazanın oluşumundaki kendi kusurunun (% 35) düşülmesiyle belirlenecek kusur oranı (% 65) üzerinden tazminata karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki gerekçeye dayanan düzelterek onama kararına katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın