T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... - ....
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 22/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili markasının dünyada en çok bilinen markalardan biri olduğunu ve ....'da birçok ülkede özellikle ayakkabı ve bot kategorilerinde satış rekorları kırdığını, tüketicilere daha yüksek kalitede ürün ve hizmet sunabilmek adına ciddi yatırım ve araştırmalar yapan vekil eden şirketin, bu alanda tescilli birçok tasarımı ve markayı elinde bulunduğu, tasarımlarını ve markalarını .... nezdinde tescil ettiren müvekkili şirketin, Türkiye'de ulusal koruma sağlayacak ..., ..., ... sayılı markalarının ... nezdinde tescilli olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması sonucunda davalıya ait işletmeden bir çift taklit "..." marka ve logolu spor ayakkabısı satın aldıklarını ve taklit nitelikteki ürüne ilişkin fişi de talep dilekçesi ekine ekleyerek; karşı tarafın işyerinde keşif-delil tespiti yapılarak müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise bu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştirdiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan rapora eklenmesini, nihai olarak da davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği halde, davaya cevap vermemiştir. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava, davalının eylemlerinin davacı adına tescilli markalara tecavüzün tespiti, durdurulması, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, tasarım konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı eylemlerinin, davacının ..., ..., ... sayılı markalarına ilişkin marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı, varsa bu eylemlerin tespiti, durdurulması, ürünlere el konulması istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 ve 149. maddeleri şu şekildedir: Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler MADDE 149- (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c)Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
SMK'nın 29. maddesinde önce 7. maddeye gönderme yapılarak, belirtilen maddede sayılan hallerin birer tecavüz olduğu belirtilmekte, devamında ise kısmen tekrar yoluyla marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. SMK'nın 7/2(a) maddesinde "Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması" hali düzenlenirken 29/1(b) maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın markayı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek durumu düzenlenmiştir.
Bir malın sahte olduğunun kabul edilebilmesi için önemli olan husus, markanın aynısının veya esas unsurları itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, mal üzerine marka sahibinin izni ve bilgisi dışında konulmuş olmasıdır (... ). Bu sebeple malın kalitesi orijinallik vasfını tayinde belirleyici olmayıp, önemli olan marka sahibin bilgisi ve izni olmaksızın markanın kendisinin ya da ambleminin ürün üzerinde kullanılmış olmasıdır. Belirtilen durumda marka hakkının ihlali söz konusu olacaktır. Tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait marka tescil belgesi, davacı yanın ibraz ettiği deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; Davacı yanın marka hakkı ihlali iddiasına mesnet gösterdiği ... sayılı tanınmış markasının olduğu, .... sayılı "..." ibareli markanın 04 / 06 / 07 / 08 / 09 / 12 / 16 / 18 / 22 / 25 / 26 / 28 / 34. Sınıf alt gurplardındaki bir kısım emtialar bakımından 13/03/1995 tarihinde tescil edildiği; .... sayılı "...." ibareli markanın 18/ 25/ 28. sınıf alt gruplarındaki bir kısım emtialar bakımından 21/12/2012 tarihinde tescil edildiği; ... sayılı "...", markasının 25. sınıf alt gruplarındaki bir kısım emtialar bakımından 05/06/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ekinde görseline yer verilen ve işyerinden önceden alındığı belirtilen ürün örneğinin sunulduğu görülmüştür. Bu ürünün bir adet ayakabbı olduğu, ön yüzünde ... ibaresinin kullanıldığı, fiş kağıdında "...- ..." isminin bulunduğu (davalı adı) tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 30/01/2024 havale tarihli bilirkişi tespit raporunun sonuç bölümünde özetle: "...1. Tespite konu “...” adresinde yer alan “... ...” ticaret ünvanlı ve “...” tabelalı işyerinin, ayakkabı, çanta, cüzdan gibi ürünlerin perakende satışının yapıldığı bir işyeri mahiyetinde olduğu;
2.Tespit sırasında işyerinin alt katında sol taraftaki raflarda, sıralı dizili halde muhtelif ayakkabıların bulunduğu, bu ayakkabılar arasında üst üste dizili üç adet “...” logolu ayakkabının satışa hazır halde bulunduğu, bunun dışında işyerinde başkaca dava konusu markalı ürün bulunmadığı görülmüştür..." şeklinde ifade edilmiştir.
Davacının ...sayılı markası ... ibareli ve şekil harfleriyle oluşmakta olup, ... sayılı markası ise beyaz zemin üzerinde s harfinin 3 boyutlu şekilden oluşmakta olup, ... markada beyaz zemin üzerinde siyah harfler ile ... ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü gibi davacı markaları “...” ve “...” ibaresinden müteşekkil ya da “...” ibaresini asli unsur olarak içeren marka örneklerini haizdir.
Davalı kullanımlarında konu ayakkabılar üzerinde "...” ibareleri bulunmaktadır. Davacı markaları ile davalı kullanımları karşılaştırıldığında; davacının ...sayılı olan ve tüketici nezdinde marka algısı yaratan markasal unsuru “...” olan markalarıyla, davalının satışa arz eylemine konu olan ve tüketici nezdinde markasal algı yaratır nitelikte bulunan “...” ibarelerinin benzer olduğu; davacının tanınmış markasını oluşturan davalının kullanımına konu olan ve tüketici nezdinde markasal algı yaratır nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkması için markaların benzerliği yeterli olmayıp mal ve/veya hizmetlerin de aynı ya da benzer olması ya da mal ve hizmetler farklı olmasına rağmen davacı markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle, davalının markanın itibarından haksız bir yarar elde etme, markanın itibarına zarar verme ya da ayırt edici karakterini zedeleme ihtimallerinin mevcut olması gerekir.
Mal ve hizmetlerin benzerliğinin tespitinde, mal ve hizmetlerin kullanım amacı, kullanım alanları, karşıladıkları ihtiyaçlar, kullanıcıları, ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış kanalları, birbirleriyle rekabet içinde ya da birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olup olmadığı, aynı ortamlarda ya da mağazaların aynı reyon veya raflarında satışa sunulup sunulmadığı gibi kriterler esas alınır. Bu kriterler çerçevesinde, aynı ya da benzer ihtiyaçları karşılayan, birbirlerinin ikamesi durumunda olan ya da birbirlerini tamamlayan, aynı ortamlarda benzer şekilde satışa sunulan mal ve/veya hizmetlerin benzer nitelikte olduğu kabul edilir. Somut olay mal ve hizmetlerin benzerliği yönünden incelendiğinde; davacının .... sayılı markaların tescil kapsamında; 18 sınıf bakımından ... 25 sınıf bakımından .... 28 sınıf bakımından ...” yer almaktadır. Davalının kullanımına konu mallar ise spor ayakkabısı olup bu mallar davacı markasının 25. Sınıfta "..." (ayakkabı) başlığı altında yer almaktadır. Bu durumda davalının kullanımlarının davacı markalarının tescil kapsamında bulunduğu görülmüştür.
Bu çerçevede, davacı markaları ile davalı kullanımına konu marka arasındaki benzerliğin yanı sıra, davalının kullanımlarının da davacı markasının tescil kapsamında bulunan 25'inci sınıfa ait mallarla aynı olduğu dikkate alındığında davalı kullanımları ile davacının tescilli ve tanınmış markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle davalının satışa arz ettiği/bulundurduğu ürünlerin orijinalliğine ya da lisanslı olduğuna dair herhangi bir ispat aracı sunmadığı dikkate alınarak, davalının üzerinde "..." ibaresi bulunan ayakkabı ürünlerini satışa arz edecek şekilde ve ticari amaçlı olarak işyerinde sergilediği, davalı ürünlerinde yer alan "..." ibareli ürünlerin davacıya ait mesnet "..." ibareli marka ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, davalının "..." ibareli ürünlerle yapmış olduğu ticari faaliyet ile davacıya ait mesnet marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetlerin aynı olduğu hususlarına göre; davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini tespitine, SMK 149/1-d hükmü uyarınca davalının, davacının marka hakkına yönelik ihlalinin durdurulmasına, SMK 149/1-d hükmü uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki davalı ürünlerine el konulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın Kabulüne,
2.Davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,
3.Davalının davacının marka hakkına yönelik tecavüzünün durdurulmasına,
4.Dosya kapsamında alınan 29/01/2024 tarihli delil tespit raporunda tespiti yapılan 3 adet "..." logolu ayakkabıya el konulmasına,
5.Dosya kapsamında alınan 29/01/2024 tarihli delil tespit raporunun kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına,
6.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile bakiye 247,70 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
8.Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 6.126,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
9.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekilinin ve davalı gerçek kişinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)