T. C. ANKARA 3.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/153 Esas - 2024/154
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
: Av. ....
Av. ...
Av. ....
: Av. ....
: 2- ...
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 24/03/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "...." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun .... 'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını; davalı yanın ... sayılı “...” markasına karşı müvekkilinin ... sayılı markalarına dayalı olarak kısmen reddi talebiyle itiraz ettiklerini, müvekkili itirazlarının reddedildiğini, verilen ret kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin “...” emtialarında tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, dünya genelinde birçok ülkede satıldığı gibi Türkiye’de de Pazar lideri konumunda olduklarını, müvekkili markalarının 03, 05 ve 31. Sınıf mallarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin bulunduğunu, taraf markalarının kapsamlarının da benzer olduğunu, davalı şirketin asıl faaliyet alanının hayvancılık, hayvan hizmetleri ile bir ilgisi olmadığını, müvekkili markalarının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin ticari itibarı ve piyasada oluşan kalite ve garanti fonksiyonunun zarar görmesine neden olacağını ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Taraf markalarındaki harf sayısının farklı olduğunu, markaların bütün olarak incelenmesi gerektiğini, markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, markaların başlangıç seslerindeki “...” ve “...” kelimelerinin farklı anlamlara sahip olduğunu, markaların görsel anlamda da benzerlik taşımadıklarını, tarafların iştigal alanlarının tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 24/01/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 24/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. .... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...
Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve çekişme konusu markaların başvuru kapsamlarında yer alan mal/hizmetler de dikkate alındığında, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır. 6769 s. SMK'nın 6/4 maddesi "... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmünü amirdir.
Yapılan incelemede, itiraza mesnet markaların ülkemizde tanınmış marka olduğu kanaatine ulaşılmadığından ve Md. 6/4 bakımından maddede sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı değerlendirildiğinden, Md. 6/4 uyarınca yapılan itiraz yerinde görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için; Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise; Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları "..." "...." (...) (...) 30, 35. Sınıflar. 01, 05, 31 Sınıflar. (davacı tarafça 35. Sınıf yönünden itiraz edilmiştir olup, dava konusu edilen sınıf da 35'tir.) Bilirkişi heyetinden alınan 25/12/2023 havale tarihli raporda özetle; " Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve davacı yanca spesifik olarak sınırlandırıldığı görülen 35. Sınıftaki satış hizmetlerine konu mallar ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki mallar arasından benzerlik düzeyinde bir ilişki bulunduğu, Bununla birlikte taraf markaları arasında bütünsel açıdan ilgili tüketiciyi yanılgıya düşürecek düzeyde bir benzerliğin rapor kapsamında açıklanan nedenlerle bulunmadığı, buna bağlı olarak işaretler arasında karışırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin de mevcut olmadığı, Davacı yanın markalarının, dosya kapsamında mevcut delillerden SMK m. 6/4 kapsamında tanınmışlığı kanaatine varılamadığı, SMK m. 6/4 koşulların somut olayda meydana gelmeyeceği," ifade edilmiştir. Aynı havale tarihli bilirkişi raporunda ... karşı görüş değerlendirilmesinden özetle; "1- Dava konusu markanın kapsamındaki redde konu hizmetlerin tamamının davalının redde gerekçe markasının kapsamında aynı/benzer tür olarak yer aldığı,
2.Dava konusu marka başvurusu ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak benzerlik bulunduğu,
3.Dava konusu marka ile davacı markası arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 35'inci sınıflardaki: "35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (03. sınıf) Kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). (05. sınıf) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler ;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri. kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler) (20. sınıf) Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. (19. sınıf) akvaryum kumları (21. sınıf) Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. (28. sınıf) Hayvanlar için oyuncaklar. (31. sınıf) Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; .... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 03, 05, 31. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Taraf markaları ortak bir mal veya hizmet sınıf içermemektedir. Dava konusu marka kapsamında davaya konu edilen 35. Sınıftaki hizmetler genel anlamda perakende mağazacılık/eticaret hizmetleri olup bu hizmetlerin belirli gruptaki malların satışına özgülendiği görülebilmektedir. Her ne kadar davacı yan markaları kapsamında doğrudan 35. Sınıf satış hizmetleri yer almamakta ise de mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti, esasen markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar. Nitekim, ... Sayılı kararı da bu yöndedir. Dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan 35.05 alt grubundaki satış hizmetlerine konu malların tamamının, davacı yanın markaları kapsamındaki mallar ile benzer nitelikte evcil hayvanlara yönelik çeşitli kategorilerdeki ürünler oldukları görülebilmekte olup, bu mal ve hizmetler arasında mal – malın satışı hizmeti bağlamında değerlendirilebilecek bir benzerlik ilişkisi bulunduğu değerlendirilmiştir. Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Emtia benzerliği değerlendirmesi neticesinde; 03. sınıf malların günlük hayatta kolayca erişilen, marketlerde kendi reyonlarında satılan ürünler olduğu ve tüketicilerinin, toplumun tüm gelir gruplarını kapsayacak şekilde gençler ve yetişkinler olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan 05. Sınıftaki emtiaların ise tıbbi içerikli gıda ürünleri olduğu, bu ürünlerin ilgili tüketicilerinin ve/veya alıcılarının çoğu zaman yetişkin kimselerden veya ebeveynlerden oluşacağı, bu kişilerin doğrudan kendi bedenleri, çocuklarının bedenleri veya besledikleri evcil hayvanlarının bedenleri için kullanacakları bu gıda ürünlerini alelade bir şekilde değil mutlak bir ön araştırma ya da profesyonel bir satış danışmanının yönlendirmeleri sonucunda satın alacağı, bu satın alım esnasında tercihlerinde dikkat düzeyi görece yüksek bir şekilde ve bilinçli bir şekilde hareket edecek oldukları değerlendirilmektedir. 20. sınıf ürünler içinde yer alan; kedi kumları, ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar, akvaryumlar, hayvanlar için oyuncaklar, hayvan yemleri gibi ürünlerin tüketicileri ortalama düzeydeki her yaştan, alım sırasında fazla zaman harcamayan, özel dikkat sarf etmeden satın alma yapan tüketicilerdir. Özellikle kedi kumları ve hijyenik bakım malzemeleri sıklıkla tüketilen mallar olmaları nedeniyle harcanan emek ve dikkat düşük düzeyde olmaktadır. B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. "..." şeklindeki dava konusu markanın hiçbir figüratif unsur taşımaksızın “...” ve “...” sözcüklerinden oluştuğu, “...” kelimesinin öncelikli olarak günlük dilde “bir” sözcüğünün sonundaki “r” harfi telaffuzu olmaksızın kullanım biçimi olduğu, ve "..." anlamının oluşacağı değerlendirilmiştir. Davacı yanın dayanak markaları ise "...'S" esas unsurundan oluşmaktadır. Söz konusu kelime “...” kök unsurunun “’s” takısı alması ile oluşturulmuş olup hiçbir şekil unsuru taşımamaktadır. Yazımına en uygun şekilde “...” şeklinde telaffuz edilecektir. Markalar kavramsal olarak incelendiğinde, dava konusu marka “...” bir in kısaltması olarak “...” olarak anılabilirken , davacı markasının Türkçe de herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. İlk iki ses birlikte “...-o” dese de bir bütün halinde markada anlamı bulunmamaktadır. Görsel benzerlik karşılaştırması yapılırken markalara konu yazı ve işaretlerin konumlandırılma şekilleri ile harf sırası, yazım karakterleri gibi göze çarpan özellikleri dikkate alınmalıdır. Buna göre huzurdaki davada hem dava konusu marka hem de davacı markası beyaz zemin üzerinde, siyah renkte, aynı yazı karakteri kullandığı (İlk harfi olan “B” büyük harfle yazılmış ve aynı font kullanılmış) ve herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markaları oldukları görülmektedir. Markalar sesçil açıdan incelendiğinde; Dava konusu marka 5 harfli, davacı markası 7 harflidir. Her iki markanın ilk 5 harfi dizilimi aradaki bir harf “o” hariç aynıdır. Dava konusu marka “...” davacı markası “...” şeklinde telaffuz edilecektir. Sescil benzerlikte, markaların başlangıç kısımları ortak ses olan “...” sesini çıkarmakta, son ses ise “...” ve “...” şeklinde olmaktadır. Burada markaların okunuşunda yani başlangıç ve bitiş seslerinde aynılık söz konusudur. “s” harfi duyulmayabilmektedir. İlk dizilim olan 5 harfte sadece markalarda farklı olan “o” harfi (sesi) markaları farklılaştırmaya yetmemektedir. Bilindiği üzere kısa kelimelerden oluşan markalarda tek bir harf değişikliği, markaları görsel olarak farklılaştırmada yeterli olmakta iken, uzun kelimelerde tek bir harfin farklı olması markaları görsel olarak farklılaştırmada yeterli bulunmamaktadır. ...’nun 07.06.2006 tarih ve ... sayılı kararında da açıklandığı üzere; orta düzeydeki tüketicinin, markaları aynı anda incelemeye tabi tutmadığı gibi küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde inceleyemeyeceği, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisi ile hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışacağı, bunun da aynı emtialar üzerinde kullanılacak olan ve küçük farklılıklar taşıyan marka ve işaretlerin farklı zamanlarda ayırt edilmesini olanaksız kılacağı belirtilmektedir. Ayrıca yine ...’nun söz konusu içtihadında belirtildiği üzere, karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde asıl olanın ortalama tüketicinin algılaması olduğu, tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, markada yer alan yardımcı unsurların ve ayrım gücü az olan ifadelerin her zaman hatırda tutulamayacağının, tüketicinin daha önce gördüğü, yararlandığı, satın aldığı ve denediği bir malın yahut hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal ve hizmetlere ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyeceği, bu şekilde genel olarak ürünün önemine göre tanıdığı, beğendiği, bilinirliği ve güvenirliği kanıtlanmış bir markayı seçerek zaman kısıtlılığının yarattığı olumsuzluklardan kurtulmaya çalışacağı, markanın sağladığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşüneceği dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede ilgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile, yukarıda anılanlar ışığında ve markaların kapsamındaki malların ayniyeti/benzerliği karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma ve bunları birbirinin serisi olarak görme olasılığı bulunmaktadır. Özellikle davacı markasının günlük dilde yaygın kullanımı olmaması, hatta yaratım sözcük oluşu gözetildiğinde, her iki kelimenin de başlangıç ve bitiş seslerindeki güçlü benzerliğin işaretler arasında yoğun bir benzerlik oluşumuna neden olacağıdeğerlendirilmiştir. Üstelik taraf markalarının kapsamındaki mallar da birebir aynı olup tüketicinin bu markalar ile aynı satış noktalarında yan yana karşılaşma olasılıkları da bulunmaktadır. Bu durum ise tüketicileri satın almayı düşündükleri markayı taşıyan mal yerine bir başka markalı ürünü satın almak durumunda bırakması sonucuna yol açabilecektir. Öte yandan; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ayrık görüşte ifade edildiği gibi; huzurdaki davada pazarlama açısından vurgulanması gereken önemli bir nokta söz konusudur. (... Öğretim Üyesi); davacının ürettiği ve sattığı “...” pazarlama literatüründe ... olarak görüldüğü açıklamasını yapmıştır. Söz konusu pazarın hedef kitlesinin dar ve özellikli olduğunu, bu tür ürünleri üretenlerin uzmanlaşmış olup o pazara hizmet sunmakta olduklarını, pazardaki rakiplerinin de büyük çoğunlukla belli olduğunu, internette kısa bir araştırmayla bu rakiplerin bulunabildiğini belirtmiştir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında; davacının “...” üretip satarken, davalının harf dizilimi benzer markalı bir mağazada veya e-satış platformu üzerinden aynı ürünleri satmasının tüketiciyi yanılgıya düşürebileceği değerlendirilmiştir. Şöyle ki, ticari hayatın olağan akışında, bir perakendeci kendi perakendeci markasıyla bir üreticiye mal ürettirebilir. Buna pazarlama literatüründe “geriye doğru dikey bütünleşme” denir. Diğer bir ifadeyle perakendeci olan marka, kendi markasını/adını verdiği ürünleri bir üreticiye ürettirebilir. Örnek vermek gerekirse ... perakendecidir. Ama ... markalı salça, pirinç, un, süt gibi sayısız ürünleri ... başka işletmelere ürettirerek mağzalarında yada e-platformlarda satmaktadır. Yani “perakendeci markası” ürün markası da olabilmektedir. Sonuç olarak, hem dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynı/benzer tür olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel ve görsel olarak bütünsel algı itibariyle iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle, markaların birbirinin serisiymiş gibi algılanacağı ve bu nedenle ortalama tüketicilerin yanılgıya düşebilecekleri düşünülmekte olup markalar benzer görülmüştür. 2. TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/4 uyarınca “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir. 6769 sayılı SMK m. 6/4 anlamında bir tescil engelinden söz edilebilmesi için Türkiye’de tescilli olmayan ancak ... Sözleşmesi’nden yararlanabilecek bir kişinin markasıyla aynı veya benzer markanın varlığı gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı yanın işlem ve dava dosyasına “...” markasının kullanımlarına yönelilk davacı web sitesinden alınma ekran görüntüleri ve bilgileri, uluslararası marka tescil örneklerini, davacı yanın distrübötürü olduğunu beyan ettiği Sadanlar firması tarafından ülkemizde ... web sitesi aracılığı ile yapılan tanıtım ve ürün örneklerini gösterir ekran görüntülerini, bu firma tarafından yapılan ticari faaliyete yönelik örnek olarak sunulmuş birkaç adet gümrük beyanname ve fatura örneği, davacı yanın katıldığı uluslararası fuarlardan fotoğrafları, davacı yan markalarının bilinirliği ve satış rakamlarını, pazar hakimiyetlerini gösterir veri tabanlı tablo örneklerini, ürün katalog görseli, davacı markalarınn ...’daki kullanımlarına yönelik fotoğraflar, davacı markalarının yurtdışındaki tanıtım ve reklam broşürlerinden örnekler, davacı markalarının ülkemiz tüketicileri tarafından beğenilerek kullanıldığını gösterir bazı tüketici yorumlarını içerir internet görselleri gibi delilleri sunduğu, sunulan bu delillerin davacı markalarının özellikle yurt dışı kullanımlarına yönelik veriler olduğu, ülkemizde de distrübütör firması aracılığıyla faaliyette bulunduğu ve belli bir kesim tüketici tarafından yararlanılan bir marka olduğu anlaşılmakla birlikte bu faaliyetlerinin ülkemiz tüketicisi nezindeki yoğunluğunun ve tüketici nezdindeki refleksil bilinirliğinin tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacı markasının ülkemiz tüketicisine sirayet edecek, ülkemiz tüketicisi tarafından bilinen nitelikte bir marka olduğu yönünde bir kanaate varılamamıştır. Her ne kadar bilirkişi heyeti çoğunluğu dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde ve bilirkişi ... karşı görüş ile taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olmadığına kanaat getirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜNE,
2.... sayılı kararının iptaline,
3.Dava konusu edilen ... sayılı markanın 35. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4.Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın düşümü ile 247,70TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00,TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 6.617,40TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 732,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 5.500,00.-TL
Toplam 6.617,40-TL