7. Ceza Dairesi         2023/11854 E.  ,  2024/10761 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1621 E., 2022/4435 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; arama kararının usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğine, eşyaların miktarı dikkate alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Sanığın işletmeciliğini yaptığı temizlik malzemeleri üzerine faaliyet gösteren iş yerinde, kaçak içki bulundurulduğu yönünde alınan bilgiler üzerine Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada, 20 şişe kaçak içki, 12 kutu kaçak puro ve 2 kutu kaçak pipo tütününün ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesi delâletiyle 3/5-10. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, eşyanın ticari mahiyette olduğunun kabulüyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal belirtilmeden mesai saatleri içinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrinin usulsüz olduğu gerekçesiyle sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve beraatine karar verilmiştir.

Dairemizin bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tutanak mümzileri dinlenilerek ele geçen eşyaların arama işlemi öncesinde görünür vaziyette bulunmadığı tespit edilerek bir önceki kararda olduğu gibi hukuka aykırı arama ile elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağının kabulüyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama emri bulunmasına rağmen arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, yine dosya içerisinde bulunan arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması ve gecikmesinde sakınca bulunan halin bulunmaması nedeniyle yazılı arama emrinin Cumhuriyet savcılığı tarafından verilemeyeceği, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, mümzilerin beyanına göre iş yerinde yapılan arama sonucunda eşyaların gizlenmiş vaziyette ele geçirildiği, bu itibarla suçüstü halinin mevcut olmadığı, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Hazine yerine katılandan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasında bulunan "katılandan" ibaresi çıkarılarak yerine "Hazineden" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
03.12.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5607 md.3/18