Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6480 E. , 2024/1548 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına,... Ürünleri Tekstil İnşaat Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen...arih ve ... sayılı ödeme emirleri ile aynı tarih ve ... sayılı ödeme emrinin "tüketici hakem heyeti tebligat masrafı" haricinde kalan kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin ..., ..., ... ve ... sıralarında yer alan borçlar yönünden; asıl borçlu şirketin, söz konusu borçlarla ilgili olarak 6736 ve 7020 sayılı Kanunlardan faydalanarak vadesi geçmiş vergi borcunu yapılandırdığı anlaşıldığından, yeni bir nitelik kazanan söz konusu borçlar için, anılan borçların yapılandırıldığı halde ödenmemesi durumunda öncelikle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi suretiyle takip sürecinin başlatılması gerekirken, asıl borçlu şirket adına tekrar ödeme emri düzenlenip takibat tekrar başlatılmadığından, ilgili borçların tahsilinin kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenmesinde hukuka uyarlık görülmediği, ... sayılı ödeme emrinin ... ve ... sıralarında yer alan borçlar yönünden; asıl borçlu şirket adına söz konusu borçların tahsili amacıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin 28/10/2017 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği,anılan ödeme emrine karşı dava açılmadığı, sonrasında yine şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcun şirket adına kayıtlı mal varlığından tahsil imkanının kalmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, yapılandırıldığı için yeni bir niteliğe bürünen borca ilişkin yapılandırmanın gerçekleştirildiği tarihten sonra, 16/08/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere 11/08/2017 tarihinde kanuni temsilci olan davacının sorumlu olacağı değerlendirildiğinden, bahsi geçen borçların davacıdan istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin ... sıralarında yer alan borçlar yönünden; asıl borçlu şirket adına söz konusu borçların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin çeşitli tarihlerde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği; anılan ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, sonrasında yine şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcun şirket adına kayıtlı mal varlığından tahsil imkanının kalmadığının tespit edildiği anlaşıldığından; ... sıralarında yer alan borçlardan sorumluluğu bulunan davacıdan, bahsi geçen borçların tahsilinin istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, ... sayılı ödeme emrinin ... sıralarında yer alan borçlar yönünden; söz konusu borçların 2017/Haziran dönemi ve öncesine ilişkin olduğu, vadelerinin de 26/07/2017 tarihi ve öncesi olduğu fakat 16/08/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yer alan ilana göre davacının 11/08/2017 tarihinden itibaren asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcilik görevini ifa ettiği ve anılan borçlarla ilgili sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığından davacıdan bahsi geçen borçların tahsilinin istenmesinde hukuka uyarlık görülmediği, ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan "tüketici hakem heyeti tebligat masrafı" haricindeki diğer borçlar yönünden; asıl borçlu şirket adına söz konusu borçların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin çeşitli tarihlerde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği; anılan ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, sonrasında yine şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcun şirket adına kayıtlı mal varlığından tahsil imkanının kalmadığının tespit edildiği anlaşıldığından; ödeme emrinin 1 ve 6 sıralarında yer alan gecikme zammı borçlarına ilişkin olarak sorumluluğu bulunan davacıdan, bahsi geçen borçların tahsilinin istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin ...sıralarında yer alan borçların iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin ... sıralarında yer alan borçların iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ...sıralarında yer alan borçların iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak; söz konusu borçların vergilendirme dönemleri ve vadelerinin davacının kanuni temsilci seçildiği 09/08/2017 tarihinden önce olmakla birlikte, asıl borçlu şirketin ödeme yükümlülüğünün devam ettiği vadeyi izleyen tarihlerde, davacının kanuni temsilci olduğu ve ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, davacının bu borçlardan sorumlu tutularak ödeme emriyle takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ... sıralarında yer alan borçlara ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden vergiler için öncelikle şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu borçların ödenmemesi üzerine şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı ve kamu alacaklarının şirketten tahsil imkanının bulunmadığının tespit edildiği, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.