Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2476 E. , 2024/6161 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2.... Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yayımlanan 19/02/2023 tarih ve 494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" konulu Genelge ve davacı tarafından 26/03/2024 tarihinde yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 13/07/2024 tarihli işlemin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiş, anılan Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği;
15.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü düzenlenmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin belirli kısımlarının, maddelerinin, ibarelerinin, sözcüklerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kuralların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin gerekçelendirilerek açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ve "sonuç ve istem" kısımlarında İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yayınlanan E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" konulu Genelge ve davacı tarafından yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine dair işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin iptalinin istenildiği, dilekçe içeriğinde davacıya ait ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde ve tapuda ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan binanın 7,9,10 numaralı bağımsız bölümleri ile zemin katında bulunan bağımsız bölümde ve binada hasar meydana geldiği; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından davacının taşınmazlarının bulunduğu binanın az hasarlı olduğunun tespit edildiği, fakat daha sonra binanın yapı kullanma izninin bulunmadığı ve binada kimsenin oturmuyor olması nedeni ile binanın "natamam bina" kabul edilerek hasar durumunun "değerlendirme dışı" olarak güncellendiği, zira dava konusu Genelgede bu durumdaki binalar hakkında hasar tespit raporunun düzenlenmeyeceğinin dolayısıyla bu binaların değerlendirme dışı olduklarının düzenlenmiş olduğu, davacının konutlarının bulunduğu binanın "natamam bina" olarak kabul edilmesinden sonra dava konusu Genelgeye göre yeniden yapılan hasar tespitinde "yapının taşıyıcı sisteminde güçlendirilmesi mümkün olmayacak derecede hasar bulunmaktadır. Bu yapının yıkılması için 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümlerine göre gerekli işlemler yürütülmelidir." tespitlerine yer verilerek düzenlenen teknik rapora dayanılarak Adıyaman Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla binanın yıkılmasına karar verildiği, binanın yıkılacağının öğrenilmesi üzerine davacı tarafından yapılan hak sahipliği başvurusunun 19/04/2024 tarihinde "hasarlı hane tespit edilemedi" gerekçesiyle reddedildiği, bu ret işlemine karşı yapılan itirazın da "hasar tespiti değerlendirme dışı olduğundan ret" gerekçesiyle reddedildiği ve itirazın reddine dair bu işlemin 13/07/2024 tarihinde ilan edilmesi üzerine bahse konu ret işlemlerinin ve bu işlemlerin dayanağı olan E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" konulu Genelgenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik uyarınca davacının hak sahibi olarak kabul edilmesi gerektiği, dava konusu Genelgede yer alan "Natamam binalar 7269 sayılı Afet Kanunu kapsamında herhangi bir hak sahipliğine konu edilemez. Acil yıktırılacak binalar hariç olmak üzere bu tür binalar için hasar tespit raporu düzenlenmez." kuralının 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna aykırı olduğu beyanlarına yer verildiği görülmektedir.
Davalı idarelerce savunma ekinde dosyaya sunulan 19/02/2023 tarih ve 494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" konulu Genelgenin incelenmesinden; söz konusu Genelgenin özetle, 06/02/2023 tarihli deprem tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış binalara hangi kontroller yapıldıktan sonra ilgili idarelerce bu yapıların devamına izin verileceğine ilişkin yaşanan tereddütlerin ortadan kaldırılması ve uygulamada birlikteliğin sağlanması amacıyla çıkarıldığı, anılan Genelgede; 06/2/2023 tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış yapılar icin ilgili idarelerce en geç 1(bir) ay içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum veya kuruluşlardan teknik rapor alınması, ilgili idarelerce öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca teknik raporun sonucuna göre değerlendirme yapılarak, bu yapıların taşıyıcı sisteminin durumuna göre inşasına devam edilip etmeyeceğine karar verilmesi, Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin olarak ise Genelgede belirtilen usul ve kurallar çerçevesinde hareket edilmesi hususlarına yer verildiği, "Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin olarak ise aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilecektir:" başlıklı kısmının 8. maddesinin 3. fıkrasında ise "Natamam binalar 7269 sayılı Afet Kanunu kapsamında herhangi bir hak sahipliğine konu edilemez. Acil yıktırılacak binalar hariç olmak üzere bu tür binalar için hasar tespit raporu düzenlenmez." düzenlemesine yer verildiği, anılan Genelgenin 08/03/2023 tarih ve 500736 sayılı Genelge ile revize edilen halinde de aynı düzenlemenin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarelerce savunma dilekçelerinde 14/04/2024 tarih ve 7663 sayılı Hasar Tespit Genelgesinin "inşaat halindeki binaların durumu" başlıklı 6.maddesinde yer alan "...Söz konusu tehlikenin gözlemlendiği ve fiilen kullanılmayan ya da kullanılabilecek seviyede olmayan binalar için herhangi bir hasar tespit işlemi yapılmaz." şeklindeki düzenleme kapsamında söz konusu binanın hasar tespitinin yapılmayarak değerlendirme dışı bırakıldığının, 25/06/2024 tarihli İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyon Kararı ile "hasar tespitin değerlendirme dışı olması sebebiyle" davacının hak sahipliği başvurusunun reddedildiğinin beyan edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan Adıyaman İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... (... ada,... parsel) adresinde bulunan "YEYGE" askı kodlu binaya ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının "değerlendirme dışı" ibareli ekran görüntüsü olduğu anlaşılan tespitinde, "Adıyaman İlimizde 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen afet sonrası binanın 14/04/2014 tarihli ve 7663 sayılı Genelgeye göre yapılan hasar tespit incelemesinde yapının değerlendirme dışı olarak tespit edilmiştir." ibaresine yer verildiği görülmektedir.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde davacıya ait ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde ve tapuda ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan binanın 7,9,10 numaralı bağımsız bölümleri ile zemin katında bulunan bağımsız bölümde ve binada hasar meydana geldiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının dilekçe ekinde sunulduğunun belirtilerek dilekçe ekinde Adıyaman İli, ... Mahallesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda yer alan ... ve ... numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının sunulduğu, diğer bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarının sunulmadığı, dava dilekçesinde 26.03.2024 tarihinde yapıldığı belirtilen ... başvuru numaralı hak sahipliği başvurusunun 19/04/2024 tarihinde "hasarlı hane bilgisi tespit edilemedi" gerekçesiyle reddedildiğinin bu ret işlemine karşı yapılan 16/05/ 2024 tarihli itirazın "hasar tespiti değerlendirme dışı olduğundan ret" gerekçesiyle reddedildiğinin belirtildiği, dilekçe ekinde sunulan ekran görüntüsü olduğu anlaşılan tarihsiz "YEYGE" askı kodlu yapıya ilişkin "hasar tespiti değerlendirme dışı olduğundan ret" ibareli evrakta hasarlı hane adresi kısmında 8 numaralı dairenin belirtilmiş olduğu, 25/06/2024 tarihli İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceme Komisyon Kararında ise Adıyaman İli, Merkez İlçe, ... Mahallesi/Köyünde olduğu belirtilen taşınmaz için davacının "hasar tespiti değerlendirme dışı olduğundan ret" gerekçesiyle konut için hak sahibi kabul edilmediğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde görülüp çözümlenebilmesi için, iptali istenilen bireysel işlemin hangi şekilde (tebliğ, ilan vs.) öğrenildiğinin ve öğrenme tarihlerinin belirtilmesi, hangi taşınmaz ya da taşınmazlar yönünden yapılan hak sahipliği başvurusunun reddedildiğinin yukarıda belirtilen çelişki giderilerek açıklığa kavuşturulması, iptali istenilen bireysel işlemlerin hangi düzenleyici işlem uyarınca tesis edildiğinin ve dolayısıyla hangi düzenleyici işlemin iptalinin istenildiğinin, (davalı idare savunmasında 14/04/2014 tarih ve 7663 sayılı Genelgeye göre işlem tesis edildiği belirtilmektedir) düzenleyici işlemin tamamının mı yoksa madde, fıkra ya da cümlesinin mi iptalinin istenildiğinin tereddüte yol açmayacak şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alınarak, iptali istenilen düzenleyici işlem ile bireysel işlemin dava dilekçesinin hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında ve her üç kısım birbirleri ile tutarlı olacak şekilde belirtilerek ve iptali istenilen düzenleyici işlemin (tamamının ya da fıkralarının, cümlelerinin) her birinin ve iptali istenilen idari işlemin hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiği ayrı ayrı, açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya konularak ve tapu kayıtları da eklenmek suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle yeniden dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2.Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
3.Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.