Esas No
E. 2022/1329
Karar No
K. 2024/7409
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2022/1329 K. 2024/7409 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1329, K. 2024/7409, T. 09.09.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1329
Karar No
2024/7409
Karar Tarihi
09.09.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2022/1329 E.  ,  2024/7409 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2247 E., 2021/2536 K.
DAVA TARİHİ: 06.08.2014
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi/Başvurunun kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/357 E., 2019/384 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek, yeniden hüküm oluşturulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ile davalının ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davacının eşine karşı boşanma davası açtığını, boşanma davasına ilişkin dosyada davacının eşinin telefon kayıtlarının incelendiğini, bu kayıtlara göre tarafların 2011 yılından boşanma davasının açıldığı 17.08.2012 tarihine kadar olan süreçte düzenli olarak sık sık görüştüklerinin anlaşıldığını, yine davacının eşi ile davalının aynı tarihlerde yurtdışı seyahatlerine çıktığının anlaşıldığını, davalının yaşadığı bu ilişkinin, davacının eşinin davacıya karşı evlilik birliğinin getirdiği yükümlülüklere aykırı davranmasına ve boşanma aşamasına gelinmesine sebebiyet verdiğini, davalının eylemi nedeniyle davacının kişilik haklarının zedelendiğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacının eşi ile bir ilişkisinin bulunmadığını, sözde olayın yaşandığı iddia edilen dönemde; davalının dava dışı şirkette genel müdür yardımcılığı görevini sürdürdüğünü, davalının davacının eşini söz konusu şirketin müşterisi olması sebebi ile tanıdığını, bu sebeple çeşitli zamanlarda iş ortamında yüz yüze ve telefonla görüşme yaptıklarını, bununla birlikte davalının davacının iddia ettiği yurtdışı seyahatlerini eşi ve aile üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06.07.2018 tarih, 2017/5 Esas, 2018/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı: davalının davacıya yönelik, özel yaşamına müdahale etmesi, sır alanına girmesi, ele geçirdiği bazı özel bilgileri ifşa etmesi, kullandığı söz ve diğer ifadeler ile onur ve saygınlığını zedelemesi gibi hukuka aykırı bir eylemde bulunduğu iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararı “davanın reddine” ilişkin olduğundan hüküm kısmı açısından doğru ve davalı lehine olsa da gerekçesinde yer alan ve davalının Anayasa ile koruma altındaki haklarını ihlal eder nitelikteki 'davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek ilişki yaşadığı anlaşılıyor ise de' ifadesinin kararın gerekçesinden çıkarılması suretiyle kararın düzeltilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme gerekçesindeki; somut olayda "davalının, davacının eşi ile evli olduğunu bilerek ilişki yaşadığı anlaşılıyor ise de" cümlesindeki "anlaşılıyor" kelimesinin çıkarılarak "iddia ediliyor" kelimeleri eklenerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/2 maddesi gereğince gerekçesinin düzeltilerek, yeniden hüküm oluşturulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mübrez delillere göre davalının, tarafların evli olduğunu bilerek davacının eşi ile ilişki yaşadığının tespit edildiğini, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde bu hususun belirtildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.

Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesinde yer alan; “aldatan eş ile birlikte olan davalının fiilinin de hukuka aykırı olması gerekir. Davalının dava dışı eş ile birlikteliği şeklindeki davranışı..., aldatılan eş yönünden haksız fiil...”, “aldatılan eş…”, “ aldatılan eşe...”, “davalının davacı aldatılan eşe...”, “sadece birlikte olduğu eşin evli olduğunu bilmesi...” ve “eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan davalıya” şeklindeki ifadeler ile iş bu ifadeler ile sınırlı olmamak kaydıyla davalıyı gereksiz yere itham eden tüm ifadelerin kararın gerekçesinden çıkartılması veya düzeltilmesini talep ettiklerini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; evlilik birliği devam ederken, eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiden diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunmasına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24 ve 25 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 185 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 58 ve 61 inci maddeleri, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.07.2018 tarihli ve 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararı.

3.Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog