T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

ESAS NO: 2024/2024
KARAR NO: 2025/66

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 25/06/2024
NUMARASI: 2024/163 Esas - 2024/391 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/01/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Şirketi’ne sigortalı ...'un malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın 22/10/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, mevcut kazada davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu, söz konusu trafik kazası neticesinde meydana gelen hasarın, davacının aracında ikinci el piyasada değer kaybı yarattığını, kaza sonucu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin gerçek zarar kalemi arasında olup bu zarardan trafik kazasına karışan kusurlu araç maliki, bu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, araç işleteni, aracı kullanan kişinin müştereken ve müteselsilen ödemekle yükümlü olduğunu, maddi kayba uğrayan davacının zararının davalı sigorta şirketinden karşılanmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketine 17/03/2022 tarihinde reel değer kaybının ödenmesi için başvuru yapıdığını ancak davalı tarafından değer kaybına ilişkin zararın tamamının ödenmediğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulüne, şimdilik 10,00 TL reel değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bir dava karara bağlanıp hüküm verildikten sonra, aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacağını, somut olayda; başvuran tarafça huzurda görülen başvuru öncesi, aynı poliçeye dayanılarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2022.E.124382 sayılı başvuru ve 2022.E.364494 sayılı başvuru ile değer kaybı tazminatı talep edildiğini,... tarafından verilen karar 303. maddesi gereği kesin hüküm teşkil ettiğinden ilgili dosyanın ... getirtilerek davacı tarafın taleplerinin HMK'nın 114/1-i bendi gereğince reddine karar verilmesini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu talebin muaccel olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, işbu davanın kazanç kaybı talebi ile açıldığını, davalı şirketin poliçe kapsamında kazanç kaybından sorumluluğunun mevcut olmadığını, davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları da dikkate alınarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın HMK.114/1-i fıkrası ve HMK.

115.maddesi gereğince kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigorta tahkim komisyonunda STK 2022.E.124382 ve STK 2022.E.364494 sayılı dosyalarıyla açmış oldukları davalar kısmi dava niteliğini haiz olup bu dava dosyası kapsamındaki taleplerinin kısmi davada alınamayan değer kaybı tazminatından ibaret olduğunu, kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturduğunu, ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2).HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Konuya ilişkin Yargıtay HGK'nun 2019/(7)9-759 Esas ve 2021/1663 Karar sayılı kararında " Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu hâliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dâhil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve 2017/19-1628 E.-2018/1098 K. sayılı kararı).Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hâli ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir." açıklamasına yer verilmiştir.Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 03/10/2022 açılış tarih, 2022.E.364494, 26/05/2023 karar tarih, ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından komisyona iletilen dilekçesinde özetle; başvuru sahibine ait ... plakalı aracın, 22/10/2021 tarihinde, ... plakalı araç ile karışmış olduğu kaza sonucunda hasarlandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen zararın giderilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile şimdilik 2.427,52 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tahkim kararının gerekçesinde TBK 208.maddesi açıklanarak, "... Dosyada yer alan 17/12/2021 tarihli Ankara ...Noterliği tarafından tanzim edilen Araç Satış Sözleşmesi ile başvurucunun başvuruya konu aracın mülkiyetini devrettiği tespit edilmiştir. Başvuruya konu aracın 17/12/2021 tarihinde başvurucu tarafından mülkiyetinin devredilmesi neticesinde başvurucunun değer kaybı bedeli talep etme hakkını hıfzettiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı ve bunun neticesinde başvurucunun dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılarak HMK'nın 114.maddesi gereğince dava şartı eksikliğinden talebin usulden reddine ..." karar verilmiştir.Eldeki davada dava dilekçesinde, söz konusu kaza nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla taraflarınca 08/04/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna 2022.E.124382 sayılı dosyasıyla başvuru yapıldığını, İlgili dosyada taraflarına tebliğ edilen 2022.E.124382 28/09/2022 tarih ve K-2022/253746 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararında; davacının hukuki yararının bulunmamasından hareketle hukuka aykırı olarak usulden reddine karar verildiğini, akabinde taraflarınca tekrar STK 2022.E.364494 sayılı dosyasıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, ancak yine davacının hukuki yararının bulunmamasından hareketle 2022.E.364494 26/05/2023, K-2023/144692 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararında hukuka aykırı olarak usulden reddine karar verildiğini beyan ederek, taraflar arasındaki reel değer kaybı bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik 10,00 TL reel değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi talep edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 03/10/2022 açılış tarih, 2022.E.364494, 26/05/2023 karar tarih, K-2023/144692 sayılı kararı ile eldeki uyuşmazlıkta 22/10/2021 tarihinde ... plakalı aracın davacıya ait ... plaka araca çarpması nedeniyle değer kaybı talep edildiği, eldeki davada da aynı kaza aynı vakıalara dayanıldığı, taraflarının ve konusunun aynı olduğu, davacının Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 03/10/2022 açılış tarih, 2022.E.364494, 26/05/2023 karar tarih, K-2023/144692 sayılı kararına karşı itiraz yoluna başvurmadığından kararın kesinleştiği, bu durumda uyuşmazlığın taraflarının ve konusunun aynı olmasına ve şekli anlamda kesinleşen hükmün HMK'nın 303/1. maddesi gereğince de maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,

HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025

Karar Etiketleri
25.06.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 TBK md.208 K64494 md.355 K6100 md.303/1 HMK md.355 K24382 md.303 HMK md.361 K24382 md.303/1 HMK md.114/1 HMK md.303/1 HMK md.114