11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/810 Esas, 2021/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nin 157/1, 62, 52, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/2512 Esas, 2022/1238 Karar sayılı kararı ile; sanığın dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin gerekçe ve hüküm fıkralarının karardan çıkarılarak yerine "1-Sanık ...'ın üzerine atılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 2- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 4.080,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak kendisini vekille temsil ettiren sanığa verilmesine, 3- Sanık hakkında yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap