4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.08.2019 tarihinde plakası ve sürücüsü belli olmayan araç ile davacı sürücünün kullandığı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini 60.244,01 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 23 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 60.244,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B.İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, bakiye tazminat alacağının kalmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesi gereğince davanın reddi, hesaplamanın davacının kaza tarihinde 60 yaşında olması nedeniyle asgari geçim indirimi (AGİ) dahil edilmeden yapılması, davacının kask ve dizlik takmaması, yeterli sürücü belgesine sahip olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, kaza nedeniyle şikayeti olmayan davacının davalıdan tazminat edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesap yapılması, temerrüde düşülmediğinden ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) tarifesi uyarınca belirlenen tutarın beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kazaya sebebiyet vermediğinin sabit olduğu ve yeterli sürücü ehliyeti olsa dahi kaza gerçekleşeceği için illiyet bağı olmadığı için müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, davalının davadan önce 08.09.2020 tarihinde 63.926,00 TL ödeme yapıldığına yönelik bir ibraname olmadığından bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, davalının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasına yönelik itirazın yerinde olduğu, bu hesaplama yöntemi ile 41.001,00 TL bakiye tazminat alacağının bulunduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na aykırı yönetmeliğin uygulanması mümkün olmadığından hükmedilen vekalet ücretine yönelik itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itiraz başvurusunun kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 41.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal Yargıtay kararları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü ile hesaplamanın yapıldığı kök bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini ve resen dikkate alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, bakiye tazminat alacağının kalmadığını, KTK'nın 111 inci maddesi gereğince davanın reddi, davacının kask ve dizlik takmaması, yeterli sürücü belgesine sahip olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, kaza nedeniyle şikayeti olmayan davacının davalıdan tazminat edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, temerrüde düşülmediğinden ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, vekalet ücretinin AAÜT uyarınca belirlenen tutarın beşte biri oranında olması gerektiğini ve resen dikkate alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü belli olayan araç ile davacı sürücünün kullandığı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih - 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; iş gücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen aktüer ek raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu hesaplamaya göre karar verildiği görülmektedir. Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak yapılan kök rapordaki hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap