4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2018 tarihinde davacının idaresindeki bisiklet ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 81.659,94 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 4 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 81.659,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanamadığını, kusur raporu almadan davalının % 100 kusurdan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının kaza tarihinde 11 yaşında olduğunu, davacının anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre usulünce hazırlandığı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 04.01.2019 tarihli daimi arama kararında davacının bisiklet sürdüğü esnada kimliği belirsiz şüphelinin sevk ve idaresindeki aracın davacıya çarptığının tespit edildiği, davacının dosyaya sunduğu 25.11.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının 21.02.2018 tarihli trafik kazasında yaralandığı, davacının 21.02.2018 tarihinde İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde muayene edildiğinin belirtildiği, dosya içerisinde kazaya ilişkin ifade tutanaklarının yer aldığı, buna göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığının davacı tarafça ispat edildiği, davacının ispat yükünü yerine getirdiği, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre kimliği belirsiz sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunun sabit olmadığı, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı, temerrüt tarihinin doğru olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanamadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının kaza tarihinde 11 yaşında olduğunu, davacının anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ncı maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Davacı bisiklet sürücüsü, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması sonucu yaralanarak malul kaldığı iddiasıyla eldeki tahkim başvurusunu yapmıştır. Davalı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığını, kazanın, plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile oluştuğuna dair bir dayanağın bulunmadığını savunmuştur. Bu konudaki ispat külfeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi uyarınca davacı tarafa aittir. Somut olayda, davacı tarafın iddiasına göre 21.02.2018 tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davacının acil servise kaldırıldığı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servis Bölümü’nün 21.02.2018 tarihli raporunun tetkikinde ise davacının darp cebir iddiasıyla hastaneye başvurduğu, davacıda birtakım yaralanmaların bulunduğu, söz konusu raporda trafik kazasından bahsedilmediği, davacının annesinin kazadan bir gün sonra 22.02.2018 tarihinde Polis Merkezi Amirliğinde plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünden şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kaza nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/240578 soruşturma numaralı dosyasında yürütülen araştırmada, kazaya ilişkin görgü tanığı ve kamera kaydı olmadığı, olay tarihi itibariyle kaza tespit tutanağının bulunmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün tespit edilemediği, bu nedenle anılan sürücü hakkında 04.01.2019 tarihli daimi arama kararı verildiği görülmüştür. Şu durumda; davacının olay tarihinde hastaneye darp ve cebir iddiasıyla başvurduğu, tedavisi sırasında davaya konu trafik kazasından bahsetmediği, davacının annesinin kolluk ifadesinde davacının yaralanmasının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması sonucu oluştuğunu beyan ettiği, eldeki tahkim başvurusunda da trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteminde bulunulduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın