4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.04.2017 tarihinde, Çay Belediye Başkanlığı'na ait iş makinasının toprak yoldan ana yola çıkarken davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda iş makinası sürücüsünün kusurlu olduğunu, Afyonkarahisar Devlet Hastanesince düzenlenen 29.12.2020 tarihli rapora göre davacının maluliyet oranının %14 olduğunu, tazminatın ödenmesi için davalıya başvurulmuşsa da başvurunun reddedildiğini beyanla, şimdilik kaydıyla 4.701,00TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.001,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 160.673,03 TL sürekli iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan 6.750,00 TL tedavi gideri olarak talep miktarını artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının tam kusurlu olması nedeni ile zararın teminat kapsamı dışında kaldığını, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden davalı kurumun sorumlu olmadığını, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğunu, fiilen bakıcı tutulduğuna dair dosyaya delil sunulmadığını, SGK tarafından yapılan bir ödeme varsa tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan başvurunun kısmen kabul kısmen reddine; sürekli iş göremezlik tazminatı 160.673,03 TL, sağlık giderleri 6.750,00 TL olmak üzere toplam 167.423,03 TL maddi tazminatın 03.02.2021 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta kuruluşundan tahsili ile başvurana ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının söz konusu kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, belirlenen kusur oranının yüksek olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin taleplerin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışında olduğunu, hükmedilen 6.750,00 TL tedavi giderinin fahiş olarak belirlendiğini, başvuru sahibinin müterafik kusuru bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan 03.02.2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin haksız olduğunu, vekalet ücretinin tamamının davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun detaylı, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yine dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli mevzuata göre düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası Yargıtay kararlarına göre; %1,8 teknik faiz uygulanmayıp, progresif rant yöntemi uygulandığından davalı kurumun tazminat hesaplama yöntemine ilişkin itirazının reddi gerektiği, davacının davalı kuruma 21.01.2021 tarihinde başvuruda bulunduğu, buna göre temerrüt tarihi 03.02.2021 olup, alacağa bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği, vekalet ücretinin tamamının davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil etmediği belirtilerek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının söz konusu kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında iş makinesi sürücüsünün kusurunun olmadığı, davacı sürücünün "KTK 52/1-a maddesi uyarınca kusurlu olduğununu belirtildiği, öncelikle çelişkinin giderilmesi gerektiği, tedavi giderlerine ilişkin talepler ZMMS Genel Şartları gereğince teminat kapsamı dışında olduğu, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tedavi giderlerinin belgelenemeyen tedavi gideri olarak çok yüksek olduğu ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu, davacının müterafik kusurlu olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacının motosiklet kullandığı esnada kask ve koruyucu ekipman kullanması gerekirken bu kurala uymadığı için %30 kusur indirimi yapılması gerektiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda pasif dönem başlangıcının 65 yaş olarak kabulünün doğru olmadığı, usulüne uygun başvuru yapılmadığı için ...'nın temerrüde düşmediğini, AAÜT gereğince vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 377 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, kaza tespit tutanağında iş makinesi sürücüsü toprak yoldan Cami Sokak istikametine doğru ilerlerken tescilsiz motosiklet sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile iş makinesinin önünde bulunan kepçeye çarparak çift taraflı trafik kazasına neden olduğu, iş makinesi sürücüsünün kusuru olmadığı, davacı sürücünün tamamen kusurlu olduğu belirlenmiş, hakem heyetince aldırılan kusura yönelik 04.09.2021 tarihli adli trafik uzmanı bilirkişi raporunda iş makinesi sürücüsünün KTK 57. Maddesinin 1/b/5 e göre "tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadır" " araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kuralını ihlal ettiği için %75 kusurlu olduğu, davacı tescilsiz motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda KTK 52. Maddesinin 1/a bendine göre "kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken....hızlarını azaltmak zorundadır" kuralını ihlal ettiği için %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Hakem heyetince, alınan bu rapordaki kusur oranına göre karar verilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, kaza tespit tutanağına göre davacının kaza sırasında kaskının takılı olmadığının belirtildiği, dosyada mevcut tedavi evrakları ve epikrizlerden, KBB muayenesinde odyometri ölçümünde sağ kulakta ileri düzeyde işitme kaybı tespit edildiği, ancak maluliyet raporunda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, uzman doktor adli tıp bilirkişisinin KBB yönünden bir üniversite hastanesinde odyo tetkiki yapılması gerektiğini belirttiği, davacının başındaki yaralanmanın temporal kemik kırığına yol açması nedeni ile işitme kaybı oluşma olasılığı ve nörolojik hasarın meydana gelme olasılığının düşük olduğu, kask kullanmamasının kafasında meydana gelen araza az da olsa sebep olabileceğinin belirlenmesi karşısında, davacı yönünden meydana gelen kazadan dolayı kafasından yaralanması söz konusu ise maluliyet raporunda bu yönden de değerlendirme yapılarak Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 4. Kabule göre; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 23.680,39 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap