9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2023/19833 E. , 2023/20228 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 01.07.2022
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 01.07.2022 tarihli ek kararla istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında, sürekli işçi kadrosuna geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde, davacının ücretinin geçişin yapıldığı tarihten itibaren asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak tespit edildiği, bu doğrultuda ücretin eksik belirlendiği ve dava konusu taleplerin de eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 01.07.2022 tarihli ek kararla istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının usule aykırı olarak tebliğe çıkarıldığını, hem elektronik tebligat hususunun atlandığını, hem de 2020 yılından bu yana davayı takip etmeyen diğer vekil adına posta yoluyla tebligat yapıldığını ve asıl kararın da esas yönünden hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin asıl ve ek kararlarının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ... Bakanlığına tebliği üzerine davalı vekili olarak Avukat ...'in cevap dilekçesi sunduğu ve delillerini bildirdiği, ön inceleme tutanağının yine davalı vekili olarak Avukat ...'e tebliğ edildiği, gerekçeli kararın 16.03.2022 tarihinde Avukat ...'a tebliğ edildiği, davalı vekili Avukat ...'in vekillik görevinin sona erdiğine, Bakanlık adına dava takip etmeye ve işlem yapmaya yetkisinin ortadan kalktığına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi gerekçeli kararı tebliğ alan Avukat ... tarafından da gerekçeli kararın vekillik görevinin sona erdiğinden bahisle iade edilmediği, yargılamanın hiç bir aşamasında davalı vekillerinden herhangi birinin duruşmalara katılmadığı, davayı takip etmedikleri, davalı adına Avukat ...'e yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçerli olduğu, davalı adına sunulan gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen 01.07.2022 tarihli ek kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ek karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı ... Bakanlığına gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği ve buna göre davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı noktasındadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddeleri.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesi şöyledir: " Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1.10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2.5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3.Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4.Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5.Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6.Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7.Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8.Noterler.
9.Baro levhasına yazılı avukatlar.
10.Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11.İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."
3.Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar" başlıklı 5 inci maddesi şöyledir: " (1) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur:
a)10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cet-vellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
b)5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
c)Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
ç)Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
d)Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
e)Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
f)Kanunla kurulanlar da dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
g)Noterler.
ğ)Baro levhasına yazılı avukatlar.
h)Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
ı)İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. (2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur."
4.Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılması" başlıklı 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası ise şu şekildedir: "Elektronik yolla tebligat, idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz."
3.Değerlendirme
1.Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı, davalı ... vekili adına normal posta yoluyla tebliğ edilmiştir.
2.Kararın İlgili Hukuk kısmının (2) numaralı paragrafında belirtilen 7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesinin on birinci fıkrası ile (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5 ve 9 uncu maddelerine göre, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının elektronik yolla ve davalı ... Bakanlığını vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılması gerekmektedir.
3.Şu hâlde davalı ... Bakanlığının Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde (UETS) kayıtlı adresi yerine davalı vekili adına ve normal posta yoluyla yapılan tebligat, usulüne uygun olmadığından davalı tarafın istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmelidir.
4.Açıklanan sebeple Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekiline İlk Derece Mahkemesi kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği kabul edilmeli, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı kaldırılmak suretiyle davalı tarafın istinaf başvurusu esastan incelenmelidir. Bunun yerine başvurunun süresinde yapılmadığına yönelik ek karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.