9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, katılanın farklı zamanlarda el, kol, omuz, ense ve bacak kısımlarına dokunduğu ve bir defaya mahsus olmak üzere yanağından öptüğünün kabulü ile cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, iddia konusu eylemlerin cinsel maksatla işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yasal şartlarının oluşmadığına, hükme esas alınan tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, eylemin kabulünde dahi sarkıntılık boyutunu aşmamasına karşın suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın farklı zamanlarda katılanın, el, kol, omuz, ense ve bacak kısımlarına dokunma ve bir defaya mahsus olmak üzere yanağından öpme şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... muhalefetiyle oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca takdîren Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında katılan ... ...'e karşı cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması görüşünde olduğumdan, aksi yönde kabul ile eylem sabit görülerek suç vasfında hataya düşüldüğü gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Katılanın beyanları itibariyle işe girdikten dört yıl sonra 2018 yılı Ağustos ayı içinde omuz, kol, ense ve bacak bölgelerine dokunup okşama şeklinde başlayan eylemlerin katılanın işten ayrıldığı 02.07.2020 tarihine kadar devam ettiğinin iddia olunması karşısında temaslardan rahatsızlık duyduğunu iddia eden katılanın rızası olmadığını fiili veyahut sözlü olarak gösterdiğine dair somut bir delil bulunmaması, uzunca bir süre cinsel saldırıya maruz kaldığını iddia eden katılanın iş yerindeki çalışmasına devam edip dosyaya ibraz edip sanık tarafından gönderildiği iddia olunan "Hayırlı olsun ben aramazsam aramıyorsun güzel gözlüm", "Günaydın güzel gözlüm", "Senin isteklerin olsun yeter bana", "çok güzel çıkmışsın", ..güzelim çok güzel çıkmışsın yakışmış sana canım", "... " şeklindeki mesajlara rahatsızlığını dile getirecek herhangi bir karşılık vermemesi, beyanları alınan tanıkların sanığın eylemlerine dair doğrudan görgüye dayalı şahitliklerinin bulunmaması, sanığın inkara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamına nazara alındığında sanığın cinsel eylemlerini rıza dışında gerçekleştirdiğine dair katılanın soyut iddiası dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraati yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı görüşünde olduğumdan, sabit görülen eylemin suç vasfında hataya düşüldüğü gerekçesiyle bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 23.12.2024
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın