5. Hukuk Dairesi 2024/4117 E. , 2024/9492 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve dahili davalı vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Kocaeli ili, ..ilçesi, ...Mahallesi 139 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Organize Sanayi Bölgesi vekili cevap dilekçesinde özetle; bedelin hakkaniyete göre belirlenmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın 02.02.016 tarihinde ihale yoluyla satın alındığını ve bu tarihte mülkiyete hak kazanılmış olduğunu, icra dosyası üzerinden 22.06.2016 tarihinde satışa arz şerhi konulmuş olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmaza ait kamulaştırma bedeli ile kamulaştırma fark bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/311 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2020/113 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, 25.08.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, Mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre; temyiz incelemesi sırasında ... temsilcisi Mustafa Toprak tarafından verilen 25.11.2020 havale tarihli dilekçe ve eklerinden dava konusu Kocaeli ili, Gebze ilçesi, Tavşanlı Mahallesi 139 ada 16 parsel sayılı taşınmazı Gebze İcra Dairesince yapılan açık artırma sonucu 06.10.2020 tarihinde kesinleşen ihale ile adı geçen şirketin edindiği anlaşıldığından, bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinde yer alan “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür..” hükümleri uyarınca yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu Kocaeli ili, Gebze ilçesi, Tavşanlı Mahallesi 139 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 17.01.2021 tarihinde tapu kaydında tescil edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci maddesi uyarınca bozma ilâmı sonrasında adı geçen şirkete usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından, bu husus araştırılarak, tebligat yapılmamış ise davalı Sağlık Market Sağlık Ürünleri İthalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi ve Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10 uncu maddesinin 8 inci fıkrasının dördüncü cümlesinin; ilgili bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınmaksızın hüküm kurulmuş olması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfının bulunmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın 02.02.2016 tarihinde ihale yoluyla satın alındığını ve bu tarihte mülkiyete hak kazanılmış olduğunu, icra dosyası üzerinden 22.06.2016 tarihinde satışa arz şerhi konulmuş olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmaza ait acele el koyma dosyasındaki bedelin eski malike ödenmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve dahili davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.