43. Hukuk Dairesi
Davalı ... Bankası Aş cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemesi olduğunu, davacının taleplerinin açık olmadığı gibi mükerrer olduğunu, müvekkili banka tarafından davacılara mevzuatın belirlediği sınırlamalar çerçevesinde gereken yardım ve desteğin sağlandığını, davacı şirketler grubunun faiz yükünü azaltmak, özellikle mal alımlarında nakit kredi yerine doğrudan borçlandırma sistem limitlerinin kullandırılması için 2014 tarihinde genel limitin 10.461.000,00TL'den 12.529.000,00TL'ye toplam limitleri içindeki kefalet karşılığı limitleri ise 2.750.000,00TL 'den 3.950.000,00TL'ye yükseltildiğini ancak firmanın borçlanma hızının artarak devam ettiğini, beklenen cirosal gelişimi sağlayamadığını, borçların vadesinde ödenemediğini, kredi vadelerinin temdit edilmek zorunda kaldığını, vergi ve SGK borçlarının ödenmesi için bankadan 0 faizli taviz kredileri kullandırıldığını, bono ihracı yapıldıktan sonra taraflar arasında yapılan toplantının yapıldığı gün doğrudan borçlandırma sistemi limitlerine, 1.000.000,00TL geri ödeme yapıldığını ve aynı gün aynı tutarda kredinin muhatap firmalara yeniden kullandırılarak ham madde tedarik etmesinin sağlandığını, ancak muhhattap firmanın istenilen süre içerisinde sağlıklı bir projeksiyon sunamadığını, 19/01/2015 tarihinde bono ihracı yapıldıktan bir kaç hafta sonra müvekkili bankaca firma yetkilileri ile iletişim sağlanamamaya başlanıldığını, firma yetkililerine ulaşamayan bir çok bankanın hızlı bir şekilde hesaplarını kat ederek kanuni takip sürecine geçtiklerini ancak müvekkili bankaca 5 ay daha herhangi bir olumsuz aksiyon almadıklarını, temerrüde düşmedikleri ve çeklerinin arkasının yazılmadığı iddialarının doğru olmadığını, defalarca davacı şirketin temürrüd kaydının olduğunu, kredilerin çok defa temdit edilerek vadesinin uzatıldığını, grubun ilk defa .. Aş'ye ait 8213657 nolu 148.800,00TL tutarlı çekinin 03/02/2015 tarihinde karşılıksız çıktığını, sonrasında hesabın kat edildiği tarihe kadar davacı şirketin 13, ... Aş'nin ise 11 adet çekin karşılıksız çıktığını ve düzeltme hakkının kullanılmadığını, tahrip edilmiş çeke karşılıksız şerhi vurulduğunu iddia ettikleri çekle ilgili bilgilerin dilekçede yazılı olmadığını, temerrüd oluşmadan ve vade gelmeden davacı tarafından fazladan yatırılan tutarların banka tarafından rehin edildiği iddialarını dayanaksız olduğunu, dilekçenin C bendinde 7.800.000,00TL ödeme gelmesine rağmen DBS limitinin açılmadığının iddia edildiğini, rakamın doğru olmadığını, doğrusunun 5.088.000,00TL olduğunu, bu miktarında ... Bankası Aş , ... ... Aş, ... ... Aş nezdinde ki vadesi geçmiş borçları için yapılması gereken ödemeler toplamı olduğunu, davacı firmanın bono ihracından sonra 20/01/2015 tarihinde 1.978.000,00TL ödeme gönderdiğini, bu bakiyenin 756.000,00USD'sinin ... Aş'nin, 104.425,00TL'sinin ... ..., kalan kısmının ise müvekkili bankaya vadesi geçmiş kredilerin ödemesinde kullanıldığını, ek olarak 21/01/2015 tarihinde iki parça halinde 3.110.000,00TL tutar gönderildiğini bu tutarın ise nakde dönüşmüş doğrudan borçlandırma sistemi risklerinin geri ödemelerinde kullanıldığını, başka yapılan ödeme bulunmadığını, davacı şirketin bono ihracı yaptıktan yaklaşık 5 hafta sonra borca batık olduğu gerekçesi ile iflasın ertelenmesi istemli iflas davası açtığını, bu durumun kötü niyetli olduğunun açık bir kanıtı olduğunu, kayıtlar incelendiğinde kredilerin önemli bir kısmının takip hesabına aktarıldığının görüleceğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun davrandığını haksız fiile, haksız rekabete konu olacak eylem ve işlemin bulunmadığını, diğer davalı ile müteselsil sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, müvekkili bankanın davacı şirketten olan alacağını Adana ...Noterliğinin 27/05/2015 gün ... ve Adana ... Noterliğinin 03/08/2015 gün .. nolu ihtarnameleri ile kat edildiğini, ... ve ... sayılı dosyaları ile davacıları hakkında takip başlatıldığını, yapılan icra takiplerinin itirazsız kesinleştiğini, davacıların takiplere itiraz hakkı var iken bu haklarını kullanmayarak iş bu davayı açmalarının kötü niyetin açık bir göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer Davalı ... Aş Cevap Dilekçesi ile, İstanbul mahkemesinin yetkili olduğunu, ..., ... ve ...'in davacı sıfatlarının bulunmadığını, bu davacıların davacı şirketten bağımsız olarak şahsi zarara uğradıkları iddiası ile dava açıldığına dair dilekçe de kayıt bulunmadığını, davacı şirketin yöneticileri olması durumununda bu davacıları davacı sıfatı konumuna sokmayacağını, davacı şirketin tahvil ihracı nedeni ile imzalanmış olan aracılık sözleşmesinin haksız yere müvekkilince fesih edildiğinin iddiasının gerçek dışı olduğunu, 6362 sayılı ... uyarınca Aş'lerin finansman kaynağı sağlamak amacıyla özel sektör tahvili ihraç edebildiklerini, tahvilin şirketlerin borçlanma tebliği hükümlerine göre borçlu sıfatı ile düzenleyip sattığı ve nominal değerine vade tarihinde yatırımcıya geri ödenmesi taahhüdünü içeren vadesi 365 gün veya daha uzun olan borçlanma aracını ifade ettiğini, tebliği uyarınca tahvil ihraç etmek isteyen şirketlerin bu ihraca aracılık etmeye ...'nın ve ilgili mevduat uyarınca yetkisi olan bir aracı kurum ile aracılık sözleşmesi imzalanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin 6362 sayılı kanunun uyarınca Sermaye piyasası araçlarının halka arzının aracılık yetki belgesi olan aracı kurum olduğunu, davacı şirketin hükmen kısa vadeli borcun vade yapısının uzatılması kısmen ise devam eden yatırım harcamalarında kullanılmak üzere 35.000.000,00TL'ye kadar bir tahvil ihracı gerçekleştirmek için müvekkiline başvurması üzerine 30 Eylül 2014 tarihinde aracılık sözleşmesi imzalanarak çalışmalara başlandığını, müvekkilinin sözleşme imzalandıktan sonra tebliği hükümlerini eksiksiz yerine getirdiğini, tahvil ihracını onaylamaya yetkili olan...'ya gerekli başvuruların yapıldığını, 24/10/2014 tarihi itibari ile ... taleplerinin yerine getirildiğini, ... tarafından 30/10/2014 tarihinde söz konusu tahvilin ihracının onaylandığını, yatırım tebliğinin 54/d fıkrası gereğince müvekkiline yüklemiş olduğu vazife gereğince ihraç fiyatının ve miktarının belirlenmesi aşamasında satışı yapılacak tahvil miktarının mevcut duruma ve şirketin güncel mali yapısına uygun olup olmadığı hakkında incelemelerin detaylandırıldığını, ilk değerlendirmede 2014 yılı sonuna yaklaşılırken şirket gelirinin %25'ini oluşturan ihracat pazarı arasında Irak ve Sureye'nin yer alması ve bu pazarlarda yaşanan siyasi gerginlikler nedeni ile şirketin 2013 yıl sonu verilenen yeterli olmayacağı, 6 aylık denetlenmiş güncel veriler ile değerlendirme yapılmasının gerekli olduğunun davacı şirkete bildirildiğini, 17 Kasım 2014 tarihinde güncel 6 aylık mali tabloların müvekkili kuruma iletildiğini, yapılan incelemede ilk 6 aylık cironon 66,8 Milyon TL düzeyinde olduğu, bir önceki yıla kıyasla azaldığı görülmekle nedeninin şirketten sorulduğunu, davacı şirketin gerekçe olarak soğuk hava koşulları nedeni ile inşaat sektöründe yaşanan yavaşlamanın gösterildiğini, 2015 yılında uluslararası pazarda etkinliğini artırarak yıllık hasılatının 200.000.000,00TL'ye çıkarmaya hedeflediğini bildirdiğini, bununla birlikte davacı şirketin satışlarının olduğu ihracat pazarlarındaki gerginlik ve şirketin borçlu yapısı göz önüne alındığında şirketten planlanan tahvil itfaa süreci olan 2014-2016 dönemini kapsayan güncel bir projeksiyon çalışması yapılmasının talep edildiğini, ayrıca güncel durumu için 9 aylık gelir tablosunun talep edildiğini, şirketin 200 milyon TL 2015 yılı satış geliri hedefine Irak ve Suriye pazarlarının bir süre daha kapalı kalacağı var sayımı ile gelir yaratacak etkenler arasında Rusya, Gürcistan ve Türkmenistan'a yüksek tutarlı sevkiyatlar olacağını belirttiğini, bunun üzerine şirketten bu bölgelere yapılan sevkiyatlara ilişkin sipariş bilgileri ve sözleşmelerin istenildiğini ancak davacı tarafça bunlara ilişin evrak sunulmadığını, 2014 Kasım ayı itibari ile Suriye'de yaşanan siyasi gerilim nedeni ile şirket açısından olumsuz senaryolarının gerçekleşme ihtimalini artırdığını, 35.000.000,00TL'lik tahvil ihracının mevcut mali pozisyonda gerçekleşme fizibilitesinin azaldığının şirkete bildirildiğini, diğer yandan 24 Kasım 2014 tarihinde davacı şirketten finansal son durumu itibari ile güncel mali borcu 30 Haziran 2014 tarihindeki rakamında üstüne çıkıp 83.000.000,00TL'ye ulaştığının bilgisinin edinildiğini bu durum nedeni ile tahvil ihracını aracılık yapılmasının mümkün olmayacağını yatırım tebliğinin 54/d fıkrası uyarınca yapılan araştırmada anlaşıldığını bu nedenle 03/12/2014 tarihinde de aracılık sözleşmesinin karşılıklı olarak fesih edildiğini bu süreçte şirketten ücret alınmadığını, fesih protokolünün 3.maddesinde ibraya ilişkin madde bulunduğunu, aracı kurum olan müvekkilinin ... mevzuatı uyarınca ihraççı hakkında detaylı ve dikkatli inceleme yapma konusundaki görevini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının iddia ettiği zararlı sonuç ile müvekkili kurum işleri arasında illiyet bulunmadığını, davacının dilekçesinde 3.500.000,00TL tutarında tahvil alım talebinin müvekkilinin hukuka aykırı şekilde geri çektiği iddiasının doğru olmadığını, tahvil alımı için müvekkilinin hiçbir zaman talebi olmadığını, olmayan talebinde geri çekilmesinin söz konusu olmayacağını, şirketin iflas erteleme sürecine sokulması şeklindeki davacı ifadesinden neyin kast edildiğinin anlaşılmadığını, Bakırköy 7 ATM de görülen dava da iflas erteleme talebinin şirketin borca batık olmadığı gerekçesi ile red edilerek tedbirlerin kaldırıldığını, iflas erteleme talebinde bulunulması ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını bildirerek davanın red edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacılar tarafından sunulan uzman görüş raporu ile mahkememizce alınan rapor ve ek rapor arasında çelişki olması nedeni ile daha önceki bilirkişiler dışında oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 02/01/2020 tarihli rapor incelendiğinde; dosyada mevcut protokol incelendiğinde, aracılık sözleşmesine taraflar arasında varılan mutabakatla protokol şeklinde fesih edildiği ve karşılıklı ibralaşıldığı bu nedenle sözleşmenin davalı aracı kurum tarafından haksız olarak fesih edildiği iddiasının doğru olmadığı, davacının davalı ...'ın 3.500.000,00TL tutarında tahvil alım talebinin hukuka aykırı şekilde geri çekildiği, iddiası ile ilgili sunulan 5 adet e posta yazışmasının davalının halka arz sürecinde tahvil satın alma talebi ile alakalı olmadığı ... nezdinde ki işlemlere ilişkin olduğu, davacı şirkete yeniden kredi açılmamasında davalıların sorumlu bulunduğu iddiasına ilişkin olarak basiretli tacir gereği bankaların risk ve getirim hesabı yaparak kararlarını vermelerinin ticari hayatın doğal bir sonucu olduğu, geri alma güvencesi hissetmediği durumda borç vermeye zorlanamayacağı hem kendisine hemde başka bankalara yüklü miktarda borcu olan davacı şirkete mevcut risklerini daha fazla artırmamak için ilave kredi vermemesinden dolayı sorumlu tutulamayacağını, vadesi gelmemiş borç için haksız ve hukuka aykırı olarak davacı şirkete ait ham madde parasını rehin ediliği iddiasına ilişkin olarak, tahvil ihracı sonrasında davacı taraf bu ihraçtan elde ettiği para ile davalı tarafın kredi borcunun bir kısmını ödediğini, ancak borcun tam olarak kapanmadığını, hala 6 milyonun üzerinde davacının davalı bankaya borcunun bulunduğunu, bu nedenle bankanın kredi hesabını kat işlemini hukuka aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davacının iflas erteleme çabasına girişip davalının alacaklarını tahsil etme imkanını sınırlandırmaya çalışırken davalının kredileri kat ederek muaccel alacakları için haciz işlemleri başlatmasının haklı nedenlere dayandığını, davalı bankanın tutum ve davranışlarının davacıyı iflas erteleme sürecine getirdiği iddiası ile ilgili olarak bu duruma davalının neden olduğunu, kanıtlayan hukuki illiyet bağı kurulamadığı davalı bankanın hesapları kat etmese dahi davacı şirketin başka şahıs ve şirketlere yüklü miktarda muaccel borcunun bulunduğunu iflas erteleme sürecine davalının sebep olduğu iddiasının doğru olmadığını, ... Bankası 'nın ana sorumluluğu iddiasına ilişkin olarak, davacının "geçmişte 19 kez karşılıksız olan çekleri ödemiş olduğu için ana bankamızdır" ifadesinden ibaret olduğunu, müşterinin karşılıklı çeklerini ödeyen bankanın ana banka kabul edilebileceği yönünde bir mevzuat hükmünü bulunmadığını, davacı tarafından sunulan hukuki mütala da ki değerlendirmelerin objektif kriterlere dayanmadığı hukuken isabetli olmadığı, davacı şirketin davalı bankaya karşı yüklü miktarda gecikmiş kredi borcunun bulunduğu gerçeği ve davacı şirket ile davalı banka arasında imzalanmış olan kredi hükümleri dikkate alındığında hukuki mütalanın isabetli olmadığını, eğer davacının davalı bankaya gecikmiş kredi borçları olması dolayısı ile davacı şirketin davalı bankaya gönderidği paraların kredi bakiyesinin küçültülmesi amacıyla değilde, mevduat olarak gönderilmiş olsa bankada ki mevduatın çekin ödenmesinde neden kullanılmadığı hususunda hak talep etme imkanının olabileceğini ancak fiili durumda bankanın kredibilitesini yitiren müşterisine riskinin daha fazla büyümemesi için ilave kredi kullandırmak istememesinin rasyonel bir karar olduğunu, basiretli tacir gibi davranması gereken bankanın muaccel borçlarını ödemeyen müşterisine neden daha fazla kredi vermediği için suçlanamayacağını, çekin ödenip ödenmediğini, limitlerinden dolayı bankanın ödemediğini öğrendiğinde yada çekin yazıldıktan sonra dahi durumu düzeltme imkanına sahip olmasına rağmen davacının gereğini yapmadığını, davacının kestiği çeklerin takibinde kendi kısmından dolayı başkalarının sorumlu tutmasının mümkün olmadığını bu nedenle davacının uğramış olduğu zararlardan davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirttikleri, bilirkişi heyetinden olan hukukçu bilirkişinin ayrık görüş raporu sunduğunu incelendiğinde, bankaların güven kurumu olduğunu, davacı şirketin 26/02/2015 tarihinde iflas erteleme talebinde bulunması bu nedenle iyileştirme projesi sunması, mahkemenin projeyi ciddi bulması nedeniyle davacının sağlıklı bir projeksiyon verdiğinin dosyadaki belgelerden davacı şirketin ... Aş İkitelli şubesinden davalı banka .. şubesine 20/01/2015 - 02/02/2015 tarihleri arasında toplam 7.704.135,00TL havale ettiğini, ... Bankası'nın 20/01/2015 tarihindeki maili ile davacı şirketten 3.685.315,00TL talep ettiğini, 11/02/2015 tarihinde 470.000,00TL bedelli çeke karşılıksız kaydı konulduğundan ... Bankası'nın davacının hesabından para çıkışının olmaması, bankanın talep ettiği tutar mahsup edildiğinde, bakiyenin 4.018.820,00TL olması gerekirken çekin karşılıksız kaydı konulmasının davalı bankanın güven ilkesini aykırı davrandığı gibi davacının ticari itibarını esaslı biçimde zedelediği dolayısı ile davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazmini gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacılar vekilince çoğunluk görüş raporuna itiraz, davalılar vekillerince ayrık görüş raporuna itiraz dilekçesi sunulmuş olup, itirazlar hususunda ek rapor alınması ayrıca karşılıksız kaydı bulunan çek yönünden davacıların ve davalı bankanın kusur durumu ve oranları tespit edilerek dava dilekçesinde zarar kalemi olarak belirlenen A, B,C,D,E,F,G ile belirlenen zararlar arasında çek bedelinin ödenmemesi nedeni ile illiyet bağı olup olmadığı var ise zarar miktarının uzman görüş raporları de değerlendirilerek belirlenmesi için ek rapor alınmıştır. Ek rapor incelendiğinde çoğunluğun, kök rapordaki çoğunluk görüşü aynen tekrarladığı, davacı şirketin gönderdiği paraların kredi bakiyesini küçültmek için gönderildiği, mevduat amacıyla gönderilmediği, mevduat amacıyla göndermiş olması halinde bankadaki mevduatın çekin ödenmesinde neden kullanılmadığı hususunun gündeme gelebileceğini, davacı şirketin muhabese müdürünün 13/12/2015 tarihi itibari ile davalı bankaya 6.568.911,00TL borçlu bulunduğunu bildirdiğini, bankanın hesap kat ihtarı ile başlatılan ilamsız takipteki ödeme emri miktarının bu bildirimdeki miktara uygun olduğunu, belirttikleri ayrık görüş raporu veren bilirkişinin ise kök rapordaki görüşünü aynen tekrar ettiği görülmüştür. Dosya içerisinde ... Bankası'nca hesabın katına ilişkin kat ihtarnamesi mevcut olup, ... Bankası tarafından davacı şirket ile kefil olan davacılar hakkında ... nolu dosyası ile başlatılmış olan icra takibine ait ödeme emri incelendiğinde,..., ..., ..., ... müteselsil kefaleti ile sorumlu bulunduğu krediler nedeni ile 7.061.421,30TL , .. Aş'nin kefaleti ile sorumlu olduğu krediler açısından 7.070.024,83TL , ...'nun kefaleti ile sorumlu olunan krediler nedeni ile 3.555.390,78TL borcun tahsili için icra takibi başlatıldığı, davacının iflas erteleme talebi ile açmış olduğu davanın borca batık olmaması nedeni ile red edildiği ve toplanan tüm deliller alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde, ticari ilişkinin davacı şirket ile davalılar arasında bulunduğu, davacı sıfatının davacı şirkete ait olup , diğer davacı gerçek kişilerin davacı sıfatlarının bulunmadığı, davacı şirket ile davalılar arasındaki ticari ilişkiler davacı şirketin etkilendiği bu nedenle davacı ..., ... ve ...'in davacı sıfatlarının bulunmadığı, davacı şirket açısından ise gerek 01/06/2018 tarihli rapor ve ek rapor , gerekse daha sonradan alınan çoğunluk görüşe ait rapor ve ek raporda belirtildiği üzere, davacı şirketin değer kabına uğramasına, iflas erteleme sürecine girmesine davalıların sebebiyet vermediği, tahvil ihracına ilişkin sözleşmenin karşılıklı olarak protokol ile fesih edilerek ibralaşıldığı ve davacı şirketin iddia etmiş olduğu zararlar ile davalıların hesabı kat etmeleri, icra takibi başlatmaları, aracılık sözleşmesini fesih etmeleri arasında illiyet bağı bulunmadığı davalıların oluşan zararda kusurlarının ve sorumluluklarının bulunmaması nedeni ile davacı şirket açısından davanın reddine dair davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, ... Aş tarafından açılan davanın reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin çalışması sonucunda ...'dan tahvil ihraç izni alındığını, eksik bilgi ve belge olmaksızın alınan bu izin sonucunda 11.11.2014 tarihinde tamamlanması gereken tahvil ihracının iş yoğunluğu bahanesiyle tamamlanmadığını ve ... AŞ'yi fesih prokolünü imzaya zorladıklarını, tahvil ihracının tamamlanması gereken tarih olan 11.11.2014'de tamamlanmayıp sürecin uzaması sonucunda şirketin nakit ihtiyacı arttığını , yapılması gereken ödemelerin yapılamadığını ve hem şirketin finansal açıdan zor durumda kaldığını hem de gerek şirket gerekse şirket kurucu ortakları-yönetim kurulu üyelerinin piyasa itibar kaybı yaşadığını, 1.Bilirkişi ve 2.Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin 1.Bilirkişi raporunda tahvil ihracının 11.11.2014'de tahvil tamamlanmamış olmasından dolayı 70 günlük ek maliyet hesabı yaptıklarını, fakat 2.bilirkişi raporunda bu hesaplama yapılmadığını, ayrıca bilirkişilerin dosyada bulunan belgeleri incelemeden ve Yargıtay 17.HD. E.2015/11245,K. 2016/1045, T. 27.1.2016 kararında belirtildiği şekilde değer kaybının belirlenmesinde ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor hazırlamaları gerekirken,basit bir hesapla şirketin uğradığı zararı hesaplamaya çalıştıklarını, bu yönüyle de bilirkişi raporunun Yargıtay Kararı ile çeliştiğini, ... tarafından ... AŞ'ye genel ekonomik göstergeler ve sermaye piyasalarının durumu itibariyle ihraçtan faydanın edilemeyeceği anlaşıldığı için "sözleşmeyi karşılıklı feshedelim" talebi gelmediğini, SPK'ya da konu ile ilgili bildirim yapmadıklarını, tam tersi hiç bir açıklama yapmadan ...AŞ oyalanmak suretiyle feshe zorlandığını, şirketin 300 sayfaya yakın tahvil-bono projeksiyon çalışması hazırlamış olup, %70'i finanse edilmiş bu yatırım projeksiyonunun yokluğunu ileri sürmenin kafa karışıklığı yaratmaya yönelik bir iddia olduğunu, ... AŞ'nin ,... Bankası AŞ tarafından hukuksuz kat hesap katına (haksız fiil) maruz kalmamış olsaydı polyol kimya üretiminde sadece ülkemizde değil, Ortadoğu'da en büyük üretici olarak yoluna devam edeceğinin açık olduğunu,%70 finansmanı tamamlanmış Diyarbakır ...(Ortadoğu ihracat hedefi) üretimine ilişkin Diyarbakır'da ...'inde kurulacak olan ve yeri hazır olan fabrikanın makinasının tümüyle parası ödenmiş olduğu halde hesapta karşılığı olmasına rağmen hukuksuz hesap katı, "karşılığı yoktur" şeklinde yazılan 470.000TL'lik çekten sonra başlayan panik hacizleri neticesinde Mersin Gümrüğü'nden çekilemediğini, makinelerin gümrükte çürümeye terk edildiğini, bankanın hukuksuz hesap katı (haksız fiil) sonucunda panik hacizleri tesisi ilgisiz kişilere yediemin olarak teslim edildiğini, KPMC Raporunda 50 milyon Usd değer bulan bu tesisin panik haczi neticesinde makina- techizat,hammade ve en önemlisi “arge” çalışmalarının hedef alındığını, yok edildiğini, Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/604 Esas ve 2020/169 Karar sayıl dosyası incelendiğinde 50 milyon ...'lik tesisisin ,... Bankası hukuksuz hesap katı (haksız fiil)'ine bağlı talan edildiğinin ve illiyet bağının kanıtı olduğu görüleceğini, bilirkişi heyetince bu hususların görmezden gelinmiş olmasının yanısıra bono sürecinin hemen ardından iflas erteleme müracaatının yapılmasının tümüyle ... Bankası'nın 10 yılı aşkın süredir teminatlı kredili rutin çalışmayı, kendi Genel Kredi Sözleşmesi bildirim hükümlerini de çiğneyerek hukuksuz bildirimsiz hesap katı ile hesapta 10 katı fazla para var iken 470.000 TL'lik çekin "karşılığı yoktur" şeklinde yazdırılmasına müteakip bir hafta içinde başlayan fabrikalardaki yağma ve panik hacizleri olumsuzluğunun durdurulması için İflas Erteleme müracaatının yapıldığının gözardı edildiğini,bu hususun çelişkili bir raporlama olarak ortada kaldığını, son beş yıla ait Bağımsız Denetim Raporu olan ... Raporunun teslim edilmemiş olsaydı, eksik belge olacağından dolayı ...'ya Tahvil İhraç İzni başvurusu da yapılamayacağını, ... ve ... Raporları teslim edildikten sonra bunları değerlendirmenin En İyi Gayret Aracılığı Sözleşmesi gereğince ... Yatırım'a ait olduğunu, şirketin 26.02.2015 tarihinde iflas erteleme başvurusunda bulunma nedeninin bilirkişilerin belirttiği gibi “davacı şirketin gerçek finansal yapısının tahvil ihraç sürecinde kamuya açıklananlardan çok daha olumsuz olduğu..” iddiasının gerçek dışı olduğunu, iflas ertele davasında mahkemece şirketin borca batık olmadığı, aksine rayiç değerlere göre aktiflerinin borçlarından 25.066.604,27 TL fazla olduğu yani şirketin mevcutlarının ve alacaklarının borçlarının tamamını karşılayabildiği belirtilerek iflas erteleme başvurusunun kabul edilmediğini, Yargıtay 23.HD E. 2016/2775,K. 2018/5718 No'lu kararıyla da verilen kararın onandığını, bu durumun "davacı şirketin gerçek finansal yapısının tahvil ihraç süresinde kamuya açıklanandan çok daha olumsuz olduğu" bilirkişi görüşünün mesnetsiz-hukuksuz ve Yargıtay Kararı ile çeliştiğinin ortada olduğunu, bu konuya Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor olmalarının dayanağının bu iki kurumun tablolarının farklılığı ise de ...'nin zaten bu durumu onayladığını ve izin belgesi verdiğini, aynı suç duyurusu ile Çağlayan ve Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılıkları takipsizlik verdiklerini, bilirkişilerin rapor düzenlerken dosyadaki mevcut belgeleri incelemeden,uzman görüşlerini özel ve teknik bilgi yönünden değerlendirmeden, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermeden; taraflı olarak düzenlediklerini, birinci bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporunun (ayrık görüş Prof.Dr.... görüşü hariç) çeliştiğini, ikinci bilirkişi raporu ayrık görüş Prof.Dr....'in görüşünün, birinci bilirkişi raporu ile kısmen uyuşmuş olsa dahi ikinci raporun kendi içinde ayrık görüş yönüyle çelişkili kaldığını, Prof. Dr. ...'ın işaret ettiği bir çok noktanın birinci bilirkişi,ikinci bilirkişi raporlarında yer almaması yönüyle de çelişkiler içerdiğini, ... AŞ ile ... Bankası kuruluşunun 2002 yılından itibaren haksız fiil (kukuksuz hesap katı)'nı yaşadığı Şubat 2015 tarihi-13 yıllık sürede teminatlı olarak çalıştıklarını, bankanın hakim banka- ana banka olduğunu, ... AŞ'nin mülkiyeti tüm arsa-bina makina dahil yaklaşık 30.000.000 TL civarında olan Mersin-Tarsus Gelişim Bölgesi'nde ... üretim fabrikasının birinci dereceden birinci sıradan fekki ... Bankası yetkisinde olmak üzere resmi yazılı tutarı 15.000.000 TL'lik ipotek mevcudu ile kredili çalışıldığını, ... Bankasının bu tesisi 5.004,58 TL'ye sattığını, ... AŞ'nin ticari itibarını yok ettiği tarih olan Şubat 2015 tarihine kadar ne ... AŞ tüzel kişiliği ne de ... AŞ ortakları-yönetim kurulu üyelerinin tek bir temerrütleri olmadığını, şirketin değerinin 100.000.000 USD olduğunu, 4721 sayılı gerek Türk Ticaret Kanunu,gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu,gerekse yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde ana banka-hakim banka olarak ... A.Ş.'nin fiili hesap katı olan Şubat 2015 tarihinden 6 ay önce noterden hesap kat ihtarnamesi göndererek hesap katı ve çalışmalarını sonlandırma bildiriminde bulunması gerekirken, fiili hesap katı olan Şubat 2015 tarihinden birincisi Adana ...Noterliği 27 Mayıs 2015 (yaklaşık 3 ay sonra) tarihli hesap kat ihtarnamesi,ikincisi ise yaklaşık 6 ay sonra Adana ... Noterliği 03.08.2015 tarihli Hesap Kat İhtarnamesi göndererek çok açık çok net olarak ... AŞ'nin itibarını yok eden hukuksuz hesap katı (haksız fiili) suçunu işlediklerini, ... Limitlerinin yapılan ödemeye rağmen açılmadığını, hammadde alınamadığı için fabrikalarda üretim yapılamadığını, ... Bankası'nın DBS ödemesi yapıldıktan sonra 1.000.000 TL yeniden limit kullanımını ... AŞ'ye yaptırdığı iddiasının tümüyle asılsız-mesnetsiz bir iddia olduğunu, 470.000 TL'lik Şubat 2015 çeki, karşılığı 10 katı fazla hesapta para olmasına rağmen yazdırdıktan sonra hiç bir surette yeniden kredi kullandırılmadığını, DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesi) sözleşmesinin kredi limitinin kapatılabilmesi ile ilgili maddesinde "Madde 3-1 bendinde:Banka gerekli gördüğü hallerde Müşteri'ye yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla müşteri'nin ... Limitini değiştirebilir,kısmen veya tamamen iptal edebilir" denildiğini , yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla şeklinde belirtilmesine rağmen ... AŞ'ye yazılı bildirim de gelmediğini, bu hususta çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ... AŞ'nin ... AŞ kefaleti içinde ... Bankası AŞ ile çalışma yürütürken ve hesabında para yok iken ... AŞ kefaleti nedeniyle çekleri kredili/teminatlı ... AŞ -... Bankası AŞ çalışması içinde ...'in çekleri ödenirken yine ... AŞ'ye bildirimsiz-hukuksuz-haksız fiil-hukuksuz hesap katı çerçevesinde ... çekinin ... Bankası'nca karşılığı yoktur şeklinde yazdırıldığını, ... AŞ'nin hesapları fiili olarak kat edildikten 3 ay sonra hesap kat ihtarnamesi gönderdiklerini, hesaplar fiili hukuksuz kat edildiği tarihte ... AŞ'nin ... Bankası'na gecikmiş kredi borcu bulunmadığını, gecikmiş borç olduğu konusu ile ilgili banka tarafından gönderilmiş belge de bulunmadığını, davalı bankanın, ibraz edilen çekin karşılığının çekle işleyen hesapta bulunmadığını davacı şirkete derhal bildirmesi ve davacı şirketin diğer hesaplarından çekle işleyen hesaba virman yapılmasını sağlayarak çek bedelinin ödenmesini sağlaması gerektiğini, bunun yapılmamış olmasının çek sözleşmesinin ve TBK m 506/2 hükmünün ihlali anlamına geleceği şeklindeki Prof.Dr....-Doç.Dr.... ve Prof.Dr.... uzman görüşleri ile bilirkişi raporunun çeliştiğini, Mersin 10.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/604 Esas ve 2020/169 Karar sayılı ... AŞ'nin ...,...,... aleyhine açtığı davanın beraat kararının Mahkeme'ye sunulmuş olmasına rağmen bilirkişilerin söz konusu belgeyi incelemediklerini, bu belgeyi ve bilgiyi illiyet bağı-aktif husumet yönüyle değerlendirmediğini, bu çelişki giderilmeden Mahkeme'nin karar vermesinin doğru olmadığını, ... Bankası'nın hukuksuz haksız fiil ile fiili kat ile şirketi yağma ve panik hacizleri ve iflas erteleme sürecinde de sorumluluğunu yerine getirmeyerek şirket tüzel kişiliği ve ortaklar ...,...,...'in fiili iflas (emekli maaşlarıyla geçinmek durumunda kaldıklarını, ...'in %37 pay sahibi; ...'in %36 pay sahibi, ... %27 pay sahibi olduğunu, yağma-panik hacizleri (günü gelmemiş alacaklıların açtıkları panik hacizleri) ile üretim,ticaret yapamama boyutunun yanı sıra hem tüzel kişilik ... AŞ'nin tüm malvarlığının yok pahasına satılmasına hem de şirket ortakları ve yönetim kurulu üyesi ...,... ve ...'e ait tüm malların menkul-gayrimenkul satılması suretiyle Yönetim Kurulu üyesi ve Şirket ortakları ...,... ve ... tüm malvarlıklarını,sosyal statülerini ... AŞ ve ... Bankası'nın haksız fiil-hukuksuz hesap katı'na bağlı olarak yitirdiklerini, ... Yatırım AŞ ve ... Bankası AŞ'nin yaptığı hukuksuzluklarla bu haklarını ihlal ettiğini, davanın 5 yıldan bu yana gerek tüzel kişilik gerekse şahıs gerçek kişiler, ortaklar üzerinden yürütülmesi, yargılamanın sürdürülmesinin de aktif husumet yokluğu kararı ile çeliştiğini, ... Bankası'nın haksız fiil-hukuksuz hesap katı ile ortaya çıkan yağma ve panik hacizlerinin mağdurlarının hem tüzel kişilik hem de gerçek kişiler olup, bu kararın dosyadaki deliller ve Yargıtay içtihatları ile çeliştiğini, Mahkeme'nin 24.07.2019 tarihli bilirkişi ...'ın istifasının gerekçesini dikkate almaması,yeniden eski zarar/ziyan tespitine ehli olmayan vasıfta bilirkişi ataması yönüyle de bu kararın bozulmasını ve yeniden ... AŞ ve ... Bankası AŞ'nin ... AŞ Tüzel kişiliği ve ortaklar-Yönetim Kurulu Üyeleri ...,...,...'in uğradığı zarar-ziyanın tespitinin ancak ... bilirkişi olarak tayini ve bu kişilerin dosyada çalışmaları ile ... AŞ tüzel kişiliği diğer davacı ...,...,...'in uğradıkları zarar- ziyanın tespitinin mümkün olacağı hususlarının açık olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozularak ... Yatırım AŞ'nin ... AŞ'nin bono-tahvil ihracını hukuksuz olarak geciktirmesi nedeniyle ... AŞ tüzel kişiliği ve ..., ..., ...'in şahsi kişiliklerin uğratıldıkları zarar-ziyanın yeniden... lisanslı bağımsız denetçilerden oluşan yeni bilirkişi heyetince tespitine, ... Bankası AŞ'nin hakim banka statüsünde teminatlı kredili çalışma yürüttüğü... AŞ tüzel kişiliğinin haksız fiil -hukuksuz hesap katı'na müteakip bir haftalık sürede uğradığı yağma ve muaccel olmamış alacaklıların açtıkları panik hacizleri ile tüm malvarlığını yitirme-üretim-ticaret yapma yeteneklerinden mahrum bırakılarak uğradığı zarar- ziyanın yanı sıra,şirket kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyeleri..., ..., ...'in şahsi kişiliklerin uğramış oldukları zarar-ziyanın yeniden yerel mahkemece tayin edilecek ... lisanslı bağımsız denetçi ile yeniden tespitine, yargılamanın yeniden yerel mahkemede devamına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın