T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1776
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/03/2021
NUMARASI: 2016/139 Esas - 2021/201 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.06.2015 tarihinde meydana trafik kazası neticesinde beden gücü kaybına uğradığını, kazada plakasız aracın müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, plakasız aracın ZMMS sigortası (trafik sigortası) olmadığından dolayı ...na dava açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin bu kaza sonucunda hem sakatlık yaşadığını hem de geçici olarak iş göremezlik hali mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinde oluşan cismani zararın sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin tazminat tutarı için şimdilik 500,00,00-TL maddi tazminata sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 20.01.2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 8.095,46-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 52.520,20-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; 15/11/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %10, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise %90 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 05.04.2019 tarihli 6906 karar sayılı raporda, davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının maluliyetinin %18,2 olarak belirlendiği iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ve PMF 1931 yaşam tablosu ve progressive rant dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 8.095,46 TL TL sürekli iş göremezlik tazminatının ise 52.520,20 TL (toplam 60.615,66 TL) olarak hesap edildiği gerekçesi ile; -Davacının davasının KABULÜ ile; 60.615,66 TL maddi tazminatın (52.520,20 TL sürekli iş göremezlik ve 8.095,46 TL geçici iş göremezlik olmak üzere) dava tarihi olan 10/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olduğu, tescilsiz olan bir aracın sigortalanmasının mümkün olmadığı, araç türünün araştırılması gerektiği, tescil edilemeyecek araç olması halinde ...na husumet yöneltilemeyeceği; davacının daimi maluliyet durumunun tespit edilebilmesi için tedavisinin sona ermesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporun "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre hazırlanması gerektiği; müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kaza tarihinde emekli olduğu, çalışmadığı, bu nedenle geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceği; davacının maluliyete ilişkin tazminat hesaplamasının da TRH-2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasıyla hesaplanması gerekirken hatalı belirlenen bilirkişi raporuna karşı itirazlarının da mahkemece dikkate alınmadığı; davacı sürücünün kaza anında kask, dizlik gibi koruyucu ekipmanları takmadığı, bu nedenle oluşan zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği; SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği ve varsa yapılan ödemenin tazminat miktarından düşülmesi gerektiği; ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan tazminat miktarına uygulanan faiz cinsinin de hatalı belirlendiği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteğine ilişkindir. (1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olması gerekmekte ise de, 1.8 teknik faiz uygulanamayacak olup TRH 2010 yaşam tablosunun PMF 1931 yaşam tablosuna nazaran daha uzun yaşam süresi ön görmesi nedeniyle kalıcı iş göremezlik dönem zararının PMF 1931 yaşam tablosu doğrultusunda düzenlenmiş olmasının istinaf eden davalı aleyhine bir durum teşkil etmemesine; (-Bkn; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2022 gün 2021/27402 Esas - 2022/9115 Karar sayılı ilamı),Aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davalının sürücüsü olduğu aracın (4) nolu kod olarak motosiklet olarak işaretli olduğu, (3) nolu motorlu bisiklet olarak işaretlenmediği, aracın mondial marka olduğu, yakıt cinsinin benzin olup tescilsiz olduğunun belirtildiğinin görülmesine, Bu itibarla, kazaya karışan tescilsiz motorsikletin, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmayan motorlu bisiklet (mobilet) olduğundan bahsedilemeyeceğine, SGK tarafından davacı lehine iş göremezlik tazminatına esas ödeme yapılmamış olmasına, faize ilişkin hükmün yerinde olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Maluliyet oranına ilişkin raporun, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olaya gelince; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019 tarihli 6906 karar sayılı raporda, davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının maluliyetinin %18,2 olarak belirlendiği, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.04.2020 tarihli 5248 karar sayılı raporda, davacının maluliyetinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının maluliyetinin %17 olarak belirlendiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle maluliyet oranın belirlenmesi gerekmekle Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapordaki maluliyet oranı %18,2 üzerinden yapılan sürekli iş göremezlik tazminat hesabı esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebi yerindedir. (3)Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Yargıtay ilgili Dairesi'nin ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Kaza tarihinde 63 yaşında olan davacının pasif dönemde bulunduğu, bununla birlikte kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşılmış olup, istinaf eden davalı Güvence Hesabı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talepleri yerindedir. (4)Mahkemece kusura ilişkin aldırılan 15/11/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen bilirkişi raporunda, "A)Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile kask takmayarak seyrettiği esnada kendi yaralanması ile neticelenen kazada alt düzeyde %10 oranında tali kusurludur. B)Sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikleti ile meskun mahal dışındaki kavşak mahallinde yolun soluna dar açıyla dönüşe geçtiği,kendi şeridinde seyreden motosikletin seyir bölümünü kapattığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %90 oranında asli kusurludur." değerlendirmesi yapıldığı, 06/01/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda bu kusur raporu doğrultusunda tazminat hesabı yapıldığı, Yerel Mahkeme tarafından da 15/11/2017 tarihli kusur raporu hükme esas alınarak hüküm kurulduğu görülmekle, Davacı sürücü ...'ın kask takmamasına ilişkin verilen kusurun trafik kazasının meydana gelmesinde etkili bir unsur olmadığı bu haliyle kask takmadığından bahisle kusur verilemeyeceği, Mahkemece sürücünün kask takmamasının meydana gelen zararı artırma noktasında etkili olup olmadığı değerlendirilerek müterafik kusur değerlendirmesinde etkili olabileceği gözetilmeden kazanın meydana gelmesinde kusur olarak kabul edilerek hüküm kurulması doğru değil ise de, davalı tarafın kusura ilişkin istinaf talebi bulunmadığından ve aleyhine bozma yapılamayacağından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. (5)Yerel mahkemece davacının kaza tespit tutanağında tespit edildiği üzere kask takmadığı ve diz bölgesindeki yaralanması da göz önüne alınarak dizlik kullanmadığı belirgin olduğundan kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu kabul edilerek maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte ise de, kusur değerlendirilmesi yapılırken müterafik kusura ilişkin husus %10 oranında kusur kabul edilerek indirime konu edildiğinden, kesinleşen kusur oranlarına dokunmadan %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (2), (3) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sürekli iş göremezlik tazminatı 49.057,33 TL'den (Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen) %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, yapılan müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesine yer olmadığına hükmetmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.