Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2986 E. , 2024/4503 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının ve uygulama işlemi olan tarifelerin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :
Yargı kararlarına rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiği, dava konusu Kurul kararlarının ekinde yer alan fonsuz elektrik tarifeleri incelendiğinde, kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedelinin ayrı bir kalem olarak gösterilmediği, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle birlikte 31/12/2010 tarihinden itibaren iletim sistemine doğrudan bağlı olanlara perakende satış hizmet tarifesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla serbest tüketici sıfatıyla temin ettiği elektrik enerjisini katılımcılarının kullanımına sunmak ve buna ilişkin diğer hizmetleri yürütmekle yükümlü iletim sistemine doğrudan bağlantısı sebebiyle dağıtım şirketi gibi değerlendirilen organize sanayi bölgelerinden, katılımcılarına uygulayacağı bedeller içerisinde gösterilmeyen kWh bazında perakende satış hizmet bedelinin alınamayacağı, dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davacı tarafından iptali talep edilen işlemler açıkça belirtilmediğinden dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafından değinilen mahkeme kararlarına konu edilen dönemler ile iptali istenen dönemlerin çeliştiği, her ne kadar davacı tarafından Danıştay kararlarının uygulanmadığı belirtilmiş ise de, sayaç okuma bedeline ilişkin perakende satış hizmet bedelinin uygulanmasına yönelik değişikliklerin yapıldığı, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmet bedelinin kWh başına belirlenmesi zorunluluğunun kaldırıldığı, tüm tüketiciler için söz konusu bedelin sayaç okuma başına maktu olarak belirlendiği, 01/01/2016 tarihinden sonra perakende satış hizmet bedeli adı altında ayrıca belirlenen bir bedelin de bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen esastan reddine, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ :
Davacı; davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararları ve uygulama işlemi olan tarifelerin iptali istemi ile açılmış, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla sınırlı olarak işin gereği düşünülmüştür. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 5496 sayılı Kanun ile eklenen ve 24/05/2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 9. maddesinde; "Düzenlemeye tâbi tarifeler üzerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicileri, dağıtım bölgeleri arası maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen koruyacak şekilde tesis edilmiş geçici bir 'Fiyat Eşitleme Mekanizması' uygulanır. Fiyat Eşitleme Mekanizmasına ilişkin usul ve esaslar ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi ve perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin bu uygulamaya ilişkin görev ve yükümlülükleri, Bakanlık ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınmak suretiyle Kurul tarafından altmış gün içerisinde çıkarılacak tebliğ ile düzenlenir. Fiyat Eşitleme Mekanizmasının uygulanacağı geçiş dönemi 31 Aralık 2010 tarihinde sona erer. Bu tarihte sona eren ilk uygulama dönemi için, TEDAŞ tarafından yapılan tarife tekliflerinde, ulusal tarife uygulamasının gerekleri esas alınır ve teklif edildiği şekliyle Kurulca onaylanır. Bu dönem süresince abone grupları arasında çapraz sübvansiyon uygulanır.
Bu kapsamda, TEDAŞ tarafından ilk uygulama dönemini kapsayacak şekilde Kuruma yapılan tarife teklifinde abone grupları için uygulanacak çapraz sübvansiyona da yer verilir. Kurul onaylı bu tarifeler ile çapraz sübvansiyon, ancak Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde yapılacak öneri ile değiştirilebilir. Geçiş dönemi süresince tüm hesaplar 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatına uygun şekilde ayrıştırılarak tutulur." hükmü yer almıştır.
Bu kural ile dağıtım ve perakende satış şirketlerine maliyetlerini yansıtan tarifeler uygulanması sonucunda, bölgeler arasında özellikle kayıp-kaçak nedeniyle oluşan aşırı farklılaşmaların, ulusal tarifeye yansıtılmasının önlenmesi, tüketicilere ulusal bazda tek bir satış fiyatı uygulanması, toptan ve perakende satış fiyatlarına müdahil edilmeden perakende satışta rekabet ortamının ve dağıtım şirketlerinin gelirlerinin önceden tahmin edilebileceği bir mekanizmanın oluşturulması, fiyat eşitleme mekanizmasının uygulanması sürecinde oluşan kayıpların tüm kullanıcılara yansıtılması için gerekli şartların kurulması amaçlanmış, bu geçiş döneminde; TEDAŞ tarafından yapılan tarife tekliflerinde, ulus tarife uygulamasının gereklerinin esas alınması ve abone grupları arasında çapraz sübvansiyona yer verilmesi, ayrıca tarife tekliflerinin teklif edildiği şekliyle Kurul tarafından onaylanması zorunlu kılınmıştır. Bunun dışında Kurul onaylı geçiş dönemi tarifeleri ile abone grupları için belirlenen çapraz sübvansiyonda değişikliğe gidilmesi ise, Bakanlar Kurulu kararı ihdas edilmesi şartına bağlanmış ve ilk uygulama dönemi için TEDAŞ tarafından hazırlanan geçiş dönemi tarifeleri ile metodolojisi, teklif edildiği şekliyle Kurulun ... tarih ve ...ayılı kararı ile onaylanmış ve 01/09/2006 tarih ve 26276 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan kararın I. bölümünün (B) bendinde; "Geçiş dönemi süresince perakende hizmetler bedeli iletime doğrudan bağlı aboneler haricindeki tüm abone grupları için aşağıdaki şekilde uygulanacaktır. I. bölümde olduğu gibi verimlilik uygulanmamış, PSH işletme giderleri direkt olarak PSH Gelir Tavanı olarak belirlenmektedir. I. bölümde abone başına sabit bir ücret olarak belirlenen PSH tarifesi, geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kWh bazında belirlenmiştir." düzenlemesine yer verilmiş olup, 875 sayılı Kurul ile onaylanan "20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisi”nde; sosyal uyum bileşeni adı altında tarifelerde yer alan çapraz sübvansiyona ilişkin düzenlemeler getirildiği, faaliyetlere özgü çapraz sübvansiyon miktarları, abone grupları ile geçiş döneminin her bir yılı bazında yayımlanmış bölgesel bazda gerçek maliyetlere dayalı gelir gereksinimlerinin belirlenmesi ve tarifelerin hesaplanmasında izlenecek yöntemlerin gösterildiği, geçiş dönemi süresince, dağıtım ve perakende satış hizmeti faaliyetine ilişkin gelir gereksinimi hesaplamalarında her tarife yılı için bölgelere ilişkin verimlilik ve hedef kayıp kaçak oranları belirlenerek dağıtım şirketlerinin kontrolünde olan dağıtım ve perakende satış hizmeti faaliyeti için gelir ihtiyaçlarının tespit edildiği ve ihtiyaç duyulan bu gelirin kullanıcılara belirli bir metodoloji çerçevesinde yansıtılmasının öngörüldüğü, daha önce bölge bazında uygulanan farklı tarifelerin tek bir tarifeye dönüştürülmüş olması nedeniyle, önceki bölge bazında uygulanan tarifelere göre artış olan bölgeler olduğu gibi düşüş gösteren bölgelerin de bulunduğu, 4628 sayılı Yasa'nın Geçici 9. maddesi kapsamında teklif edilen ve Kurulda onaylanan metodolojide, ilk uygulama döneminin her tarife yılı için bölgeler bazında işletme maliyeti, yatırım bütçesi, toplam tüketim ve talep değerleri, yük profilleri, şebeke büyükleri, kayıp-kaçak hedefleri, verimlilik parametreleri, abone sayıları gibi konularca yapılan çalışmaların sonucunda, 4628 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatın esas alındığı, ayrıca tarife esas abone gruplarının tespitinde, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'ne göre, elektrik piyasasında faaliyet gösteren tüm şirketlerin, tarife önerilerinde yer alan temel abone grupları olarak ifade edilen mesken, sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve aydınlatma gruplarından oluşturulduğu görülmektedir. 17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişikliklerle birlikte perakende satış tarifeleri; "d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur." şeklinde açıklanmış, bu tarifenin içeriğini etkileyen maliyet kalemlerinde bir değişiklik yaşanmamış ancak daha önceki ikincil mevzuatta belirtilmiş olan maliyet kalemleri kanunda da açıkça zikredilmiştir. 6719 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 20. madde nazara alındığında, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşan bir perakende satış fiyatının kWh cinsinden tüketicilere yansıtılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Kanun, perakende satış hizmet maliyetinin tüketicilerden tahsil edilme şekli ile ilgili sınırlandırıcı bir hüküm içermemektedir. 6719 sayılı Kanun'un 21. madde gerekçesinde; "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kayıp kaçak bedelini, sayaç okuma bedelini, perakende satış hizmet bedelini, iletim sistemi kullanım bedelini ve dağıtım bedelini 6446 ve 4628 sayılı Kanunların verdiği yetki çerçevesinde belirlemektedir. Elektrik dağıtım ve görevli tedarik şirketleri kurum tarafından belirlenen söz konusu bedelleri tüketicilerden tahsil etmektedir. Mevzuat gereği uygulama bu şekilde olmakla birlikte, Kanuna eklenen hükümler ile, konunu hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, fiyatların taraflarca serbestçe belirlenmesi esastır. Elektrik enerjisinin veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve düzenlemeye tabi tarifeler yoluyla satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren tarifeler ve muafiyetlerin yansıtılması kapsamında kurul tarafından düzenlemeler yapılır ve onaylanır. Düzenleyici işlemler kapsamında onaylanan bedeller, doğrudan kullanıcı ve son tüketicilerden yahut sayılan ilgililere yansıtılmak üzere tedarikçilerden tahsil edilir, Elektriğin üretimden tüketime doğru akışında üret,im, tüket,im ve dağıtım aşamalarında teknik kayıplar oluşmaktadır. Kayıp kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. 4628 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 03/03/2001 tarihinden itibaren her bir abone grubuna uygulanan kayıp kaçak bedeli hesaplama yöntemi EPDK'nın görev ve yetkisi çerçevesinde belirlenmiştir. Elektrik enerjisi, EPDK tarafından çerçevesi belirlenen bir tarife metodolojisi ile fiyatlandırılmaktadır. (...)" denilmektedir. Kanun koyucu açıkça, elektrik enerjisinin tüketiciye ulaşmasına kadar oluşan maliyetlerin kullanıcılara yansıtılmasında, çerçevesi EPDK tarafından belirlenen tarife metodolojisinin esas alındığına vurgu yapmaktadır. Ancak yönteme ilişkin bir tercihte bulunmamaktadır. Davalı idare tarafından, farklı uygulama yıllarında gelişen piyasa koşulları ve uygulama tecrübeleri sonucunda, lisans sahibi tüzel kişilerin, düzenlemeye tabi faaliyetlerinin tarifeye yansıtılmasına ilişkin fiyatlandırma esasları belirlenmektedir.
Bu nedenlerle; 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararları ve uygulama işlemi olan tarifelerin iptali istemi ile açılan davada, davacı tarafından ileri sürülen iddialarda yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla Organize Sanayi Bölgesi (OSB) dağıtım lisansı almıştır.
Davacı ile Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Niğde Elektrik Dağıtım Müessesesi arasında bölge içi elektrik şebekesinde bulunan 1 no.lu KÖK Merkezinden bağlanması için 02/03/2004 tarihinde dağıtım sistemine bağlantı anlaşması (AG/YG'den bağlantı yapan tüketiciler için), yine davacının 154/31,5 kV Niğde OSB TM'nin OG Barasına bağlanması için Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğü ile 15/03/2013 tarihinde iletim bağlantı anlaşması imzalanmıştır. 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları" başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş, iptal kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairemizin anılan kararı, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onanmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında derdest istirdat davasına ilişkin olarak, Mahkemenin 23/10/2018 tarihli yazısıyla, 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları" başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin yürürlük tarihinden sonraki dönemler için 875 sayılı Kurul kararının eki olan ve müteakip yıllar için yapılan güncellemeler sonrası yürürlüğe giren perakende satış hizmet tarifelerinin iptal davasına konu edilip edilmediği ve bu davalar sonucunda iptal kararı verilip verilmediği hususunda davalı idareden bilgi istenmiştir.
Söz konusu talebe istinaden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarının Dairemizce iptal edilen düzenleme ile aynı düzeyde düzenleyici işlemler olan elektrik faturalarındaki perakende satış hizmet bedeli de dahil bedellerin yer aldığı fonsuz elektrik tarifelerinin onaylandığı Kurul kararları olduğu, söz konusu dönemde uygulanan Kurul kararlarına ilişkin herhangi bir iptal kararı bulunmadığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, yargı kararıyla iptal edilmesine ve iletim sistemine doğrudan bağlantısı sebebiyle dağıtım şirketi gibi değerlendirilmesine rağmen kendisinden katılımcılarına uygulayacağı bedeller içerisinde gösterilmeyen kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmasının mümkün olmadığından bahisle, davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik faturalarına esas tarifelerin, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar hakkında aldığı kararların, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi perakende satış hizmeti alınmasına ilişkin bölümünün, iletim sistemi kullanıcıları ve serbest tüketici aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararlarının ve bu kararların uygulanmasına ilişkin fiyatlandırma ve faturalandırmaya yönelik uygulama işlemlerinin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dilekçeyle dava açılmış olup, Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2019/238, K:2019/698 sayılı kararıyla, davacı tarafından hangi idarenin, hangi işlem veya işlemlerinin, hangi kısım ya da kısımlarının iptalinin istendiğinin açık biçimde ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması, bu kısımların hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiğinin açıklanması suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle yeniden dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Bu karar üzerine, davacı tarafından 15/05/2019 tarihinde yenileme dilekçesi verildiği; söz konusu dilekçede, ilk dilekçede yer verilmeyen 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararının; 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, 18/10/2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair 15/10/2007 tarih ve 2007/12701 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Perakende Elektrik Satış Tarifelerine İlişkin 24/12/2007 tarih ve 2007/13032 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Yüksek Planlama Kurulunun 14/02/2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı Enerji KİT'lerinin Uygulayacağı Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Usul ve Esasları Kararı'nın, Hazine Müsteşarlığının Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden de iptalinin istenildiği; ancak davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararları ve uygulama işlemi olan tarifeler ile ilk dilekçede yer verilmeyen yukarıda belirtilen düzenleyici işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunmadığı gibi, sebep-sonuç ilişkisinin de mevcut olmadığı; bu şekliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılarak Dairemizin 11/07/2019 tarih ve E:2019/1972, K:2019/2494 sayılı kararıyla dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Anılan karar üzerine, davacı tarafından 16/08/2019 tarihli yenileme dilekçesiyle, davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan 44 Kurul kararının ve uygulama işlemi olan tarifelerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: 17/12/2007 ila 31/08/2018 tarihleri arasında ihdas edilen (bu tarihlerde alınan Kurul kararları dahil) dava konusu 42 Kurul kararının ve uygulama işlemi olan tarifelerin incelenmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri;
14.maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği;
15.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması halinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebileceği anlaşılmaktadır.
İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya veya başvuruya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için ikinci yol, ilgili hakkında dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlem tesis edilmiş olmasıdır.
Davacı tarafından, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında derdest istirdat davası kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığınca sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıyla, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarına ilişkin Danıştay tarafından iptal kararları verilmesine rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiğinin anlaşıldığından bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından iptali istenen dava konusu 17/12/2007 tarih ve 1426 sayılı Kurul kararının, 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete'de; 31/08/2018 tarih ve 8039 sayılı Kurul kararının ise, 31/08/2018 tarih ve 30521 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı; ayrıca, söz konusu iki Kurul kararı arasında tesis edilen diğer dava konusu 40 Kurul kararının da benzer şekilde farklı tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda 26/12/2007 ila 31/08/2018 tarihleri arasında yayımlanan Resmi Gazetelerde ilan edilerek yürürlüğe giren dava konusu 42 Kurul kararının her birine karşı söz konusu Kurul kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, 17/01/2019 tarihinde açılan işbu davanın anılan Kurul kararları ile söz konusu Kurul kararlarının ekinde yer alan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümlerinin "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısımlarının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi imkanı bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu Kurul kararları kapsamında serbest tüketicilerden kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedeli alındığının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının 23/11/2018 tarih ve 56548 sayılı yazıyla öğrenildiği ve halihazırda söz konusu Kurul kararları kapsamında fonsuz elektrik tarifeleri uygulamasına devam edildiğinden bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan işbu davanın süresinde olduğu ileri sürülmekte ise de, dava konusu 42 Kurul kararının dönemsel olarak uygulandığı (bir aylık, üç aylık, altı aylık, bir yıllık gibi) ve elektrik piyasası katılımcıları hakkında faturalar düzenlenirken ilgili dönemlerde yürürlükte olan tarife tabloları dikkate alınarak işlemler tesis edildiği, bu kapsamda davacı tarafından her bir uygulama işlemine ve/veya bu işlemin dayanağı düzenleyici işlemlere karşı uygulama işlemlerinin tesis edilmesini izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, davacı tarafından dava konusu 42 Kurul kararı bakımından bu yönde hareket edilmediği ve dava konusu edilen düzenleyici işlemlerin uygulanmasına ilişkin olarak dava tarihinden önceki altmış günlük süre içerisinde tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: 01/10/2018 tarih ve 30552 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/09/2018 tarih ve 8101 sayılı Kurul kararı ile 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/12/2018 tarih ve 8358 sayılı Kurul kararı ve anılan Kurul kararlarının ekinde yer alan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümlerinin "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısımlarının incelenmesi; İLGİLİ MEVZUAT: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (ff) bendinde "Tarife", "elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler" olarak tanımlanmış;
4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "Dağıtım faaliyeti", (d) bendinde ise "Perakende satış faaliyeti" elektrik piyasası faaliyetleri arasında sayılmış;
9.maddesinde, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu;
10.maddesinin dördüncü fıkrasında, dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapacağı;
17.maddesinde, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından, Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kuruma sunulacağı; aynı maddenin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği; aynı fıkranın (d) bendinde, perakende satış tarifelerinin serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı kurala bağlanmıştır. 22/08/2015 tarih ve 29453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (mülga) Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme- bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınır. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasında 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ve ilgili diğer mevzuat hükümleri esas alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir. (3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir."; "Perakende satış tarifesi" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesi, perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur. (2) Perakende satış fiyatı, görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yönelik perakende satış faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; perakende satış fiyatının belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti vb. yatırım harcamaları ve/veya işletme giderleri, enerji tedarik maliyetleri ile maruz kalınan risklerden hareketle belirlenen sektörel brüt kar marjı gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedeller 30/12/2015 tarihli ve 29578 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde dikkate alınır. Perakende satış fiyatları; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir. (3) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak, Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır. 30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (mülga) Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ) 8. maddesinin altıncı fıkrasında, "Müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi faaliyetlere ait giderlerden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanlar düzenlemeye esas işletme gideri kapsamında değerlendirilir." kuralı yer almakta olup, anılan Tebliğ'in Geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalanan ikili anlaşmalarda, düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda uygulanacağının belirtilmiş olması ve enerji bedelinin düzenlemeye tabi aktif enerji bedelinden bağımsız belirlenmiş olması durumunda geçerli olmak üzere, bu sözleşmeler kapsamındaki perakende satış hizmet bedeli, 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak belirlenmiş;
23.maddesinde ise, anılan Tebliğ'in 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrılmış; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra sayaç okuma bedeli, dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır. 2013 yılından itibaren, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetlerinin ayrı şirketler tarafından yürütülmeye başlanmasına karşılık, 2010 yılında onaylanan, dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Tarife Uygulama Usul ve Esaslarının 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiş; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.
Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Tarife Usul ve Esasları ile perakende satış tarifesi kapsamında faturalarda gösterilen aktif enerji bedeli ve perakende satış hizmet bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında (aktif enerji bedeli) gösterilmesi benimsenmiştir.
Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınmaya devam edilmesinin kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yargı kararlarının, Geçiş Dönemi ve 2. Uygulama Dönemi'ne ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairemizin anılan kararının, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onandığı görülmektedir.
Benzer şekilde, 2. Uygulama Dönemi'nde perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağını düzenleyen Yönetmelik kuralının iptali istemiyle açılan davada da, Dairemizin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla Geçiş Dönemi'ne ilişkin karara atıf yapılmak suretiyle anılan kuralın iptaline karar verilmiştir.
Söz konusu yargı kararları ile ortaya konan husus, "sayaç okuma bedeli"nin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek bir maliyet niteliğini taşımadığı, abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceğidir.
2016.2020 3. Uygulama Dönemi'nde yeni bir tarife metodolojisi yürürlüğe girmiştir. Bu metodolojide, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü hukuki ayrıştırma dikkate alınarak fatura bileşenlerinin sayısı azaltılmış ve her bir maliyet kalemi ilişkili olduğu temel maliyet bileşeni içerisinde hesaplanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede perakende satış hizmet bedeli de aktif enerji bedelinin bir unsuru olarak yer almıştır.
Daha öncesinde perakende satış bedelinin bir unsuru olan sayaç okuma bedelinin, dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanılması ve 3. Uygulama Dönemi'nde de sayaç okumadan kaynaklı maliyetlerin dağıtım tarifesinin bir unsuru olarak dikkate alınması nedeniyle perakende satış hizmet bedeline yönelik yapılacak değerlendirmede yeni metodolojiyle birlikte, perakende satış tarifesinin sayaç okuma bedeli hariç diğer unsurlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dairemizin 25/05/2023 tarih ve E:2022/526 sayılı ara kararıyla, davalı idareden, Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemler bulunup bulunmadığının, varsa nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemlerin ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesine; 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde elektrik faturalarına yansıtılan perakende satış hizmet bedelinin hangi kalemlerden (alt başlıklar halinde) oluştuğunun, bu kalemlerin nispi ve/veya maktu alınmasına göre ayrı ayrı ayrıntılı olarak açıklanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Davalı idarece anılan ara kararına verilen 06/07/2023 tarihli cevabi yazı ve eklerinde, görevli tedarik şirketlerinin ikili anlaşmalar kapsamında enerji alan tüketicilere yönelik yürüttüğü faaliyetler nedeniyle (müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi) giderlerinin oluştuğu, müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi giderlerden ancak "düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanların" düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirildiği, bu durumun da Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrasında açıkça belirtildiği, anılan düzenlemede söz konusu maliyet kalemlerinin nispi olarak tarifede dikkate alınacağına ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği, 30/12/2015 tarihli Kurul kararları ile tarifesi düzenlemeye tabi olan görevli tedarik şirketlerinin 3. Uygulama Dönemi'nde ve 2016 yılında perakende satış faaliyetinde bulunarak toplamda ne kadarlık bir gelir ihtiyacı olacağı ve buna bağlı olarak ne kadarlık gelir elde edeceğinin belirlendiği, söz konusu Kurul kararlarında tüketicilere uygulanması gereken aktif enerji bedelinin veya perakende satış hizmet bedelinin nispi veya maktu olacağına ilişkin bir ibareye yer verilmediği, görevli tedarik şirketlerinin baz yıl olarak kabul edilen 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin mali verilerinden hareketle 2016-2020 yılları gelir ihtiyacının ilgili Kurul kararları ile belirlendiği, 3. Uygulama Dönemi'nde görevli tedarik şirketlerinin düzenleyici hesap planına uygun olarak Kuruma sundukları işletme giderlerinin temel başlıklara ayrıldığı, bu kapsamda şirketlerin işletme giderlerinin, "malzeme gideri, personel gideri, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri, çeşitli giderler, vergi-resim-harçlar, finansman giderleri, amortisman giderleri" şeklinde kategorileştirilebildiği, 3. Uygulama Dönemi'nde fatura basım-gönderim ve ihbar bırakma görevli tedarik şirketleri tarafından hizmet alımı yoluyla da yapılabildiği için bu kapsamda oluşan giderlerin dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri olarak da raporlanabildiği, söz konusu hizmetlerin görevli tedarik şirketlerinin bünyelerindeki personeller marifeti ile de yürütülebildiği, bu hizmete ilişkin personel giderlerinin bu kalemlerle ilişkili olarak Kuruma raporlanabildiği, bu bakımdan görevli tedarik şirketlerinin tarifede dikkate alınan işletme giderlerinin dahil oldukları ve raporlandıkları başlıklar altında kıyaslandığı ve normalize edildiği, dolayısıyla perakende satış hizmeti ile ilgili oluşan tüm maliyetlerin her biri ayrı ayrı hesaplanarak ayrı ayrı kalemler olarak analiz edilemediği, geçmiş bir döneme ilişkin olarak görevli tedarik şirketlerinin tüm işletme gider unsurlarından perakende satış hizmetine/faturalamaya ilişkin her bir kısmın ayrıştırılmasının işbu ara kararına cevap verme süresi içerisinde yapılamadığı, uygulama dönemi bazında görevli tedarik şirketleri için onaylanacak gelir gereksinimi hesaplanırken bu şirketlerin işletme giderlerinin analizi/maliyet hesaplamalarının yaklaşık bir yılda tamamlanabildiği, öte yandan serbest tüketicilerin tedarik şirketleri ile ikili anlaşma yaparak temin ettikleri elektrik enerjisine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen aktif enerji bedelinin düzenlemeye tabi olmadığı, ikili anlaşma kapsamında tüketicilere perakende satış hizmet bedelinin aktif enerji bedeline dahil edilerek veya edilmeyerek yansıtılabildiği, ikili anlaşmalarda perakende satış hizmet bedelinin Kurum tarafından ilan edilen fiyata eşitlenebileceği gibi taraflar arasında özel olarak da belirlenebildiği, düzenlemeye tabi tarifeler açısından ele alınması gerekirse, 01/01/2016 tarihinden önce Kurul onaylı tarife tablolarında perakende satış hizmet bedeli ayrıca ilan edilmekte iken anılan tarih itibarıyla geçerli olan mevzuat kapsamında perakende satış hizmetine ilişkin maliyetin enerji bedeli altında tüketicilere yansıtıldığı, bir serbest tüketicinin tedarik şirketi ile 30/12/2015 tarihinden önce imzaladığı ikili anlaşmada enerji fiyatı, Kurul onaylı enerji fiyatından tamamen bağımsız olarak belirlenmiş ve düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda ikili anlaşmanın tarafı olan serbest tüketiciye uygulanması hüküm altına alınmış ise tarafların imzaladıkları anlaşmaya esas perakende satış hizmet bedelinin 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak nispi şekilde uygulanmış olmasının gerektiği, 30/12/2015 tarihinden önce serbest tüketiciler ile tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmalarda Kurum tarafından açıklanan perakende satış hizmet bedelinin referans olarak alınmasına taraflarca serbest şekilde karar verilmiş olması halinde 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla referans alınabilecek perakende satış hizmet bedelinin Tebliğ'in Geçici 3. maddesi kapsamında 0,7233 kr/kWh olarak belirlendiği beyan edilmiştir.
Bu kapsamda, faturalarda aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olarak iki temel bileşen bulunmakta olup, bu bileşenlerden aktif enerji bedelini oluşturan unsurların nispi veya maktu olarak ayrıştırılması fiilen mümkün değildir. Aksi bir kabul halinde, tarifede yer alan her bir maliyet kaleminin nispi veya maktu olarak ayrıştırılması gerekir ki, bu yönde bir değerlendirmenin tüketiciler arasında eşitsizliğe yol açacağı açıktır. Kaldı ki, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde düzenlenen ulusal tarife uygulaması, tüketicileri fiyat farklılıklarından korumaya matuftur.
Öte yandan, "Elektrik Dağıtım Şirketleri Düzenleyici Hesap Planı" incelendiğinde de, hangi unsurun nispi veya maktu olduğuna yönelik herhangi bir ayrıştırma yapılmamıştır. Tarifede yer alan unsurların nispi veya maktu olarak alınması gerektiğinin yargı kararıyla belirtilmesi, tarifenin bütünüyle ilgili hukukilik denetimi yapılması sonucunu getirir ki, her bir unsurun ayrı ayrı incelenmesi de mümkün değildir. Zira, 3. Uygulama Dönemi'nde yargı kararlarının bulunduğu dönemlerden farklı olarak tarife metodolojisi değişmiştir.
Bu itibarla, perakende satış hizmet bedeli nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılabileceğinden dava konusu 30/09/2018 tarih ve 8101 sayılı Kurul kararı ile 27/12/2018 tarih ve 8358 sayılı Kurul kararı ve anılan Kurul kararlarının ekinde yer alan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümlerinin "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.17/12/2007 ila 31/08/2018 tarihleri arasında ihdas edilen (bu tarihlerde alınan Kurul kararları dahil) dava konusu 42 Kurul kararı ve uygulama işlemi olan tarifeler yönünden 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE oyçokluğuyla,
2.30/09/2018 tarih ve 8101 sayılı Kurul kararı ile 27/12/2018 tarih ve 8358 sayılı Kurul kararı ve anılan Kurul kararlarının ekinde yer alan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümlerinin "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/11/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan 44 Kurul kararının ve uygulama işlemi olan tarifelerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 17/12/2007 ila 31/08/2018 tarihleri arasında ihdas edilen (bu tarihlerde alınan Kurul kararları dahil) dava konusu 42 Kurul kararının ve uygulama işlemi olan tarifelerin incelenmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri;
14.maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği;
15.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması halinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebileceği anlaşılmaktadır.
İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya veya başvuruya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için ikinci yol, ilgili hakkında dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlem tesis edilmiş olmasıdır.
Davacı tarafından, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E: ...sayılı dosyasında derdest istirdat davası kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığınca sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıyla, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarına ilişkin Danıştay tarafından iptal kararları verilmesine rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiğinin anlaşıldığından bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından iptali istenen dava konusu 17/12/2007 tarih ve 1426 sayılı Kurul kararının, 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete'de; 31/08/2018 tarih ve 8039 sayılı Kurul kararının ise, 31/08/2018 tarih ve 30521 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı; ayrıca, söz konusu iki Kurul kararı arasında tesis edilen diğer dava konusu 40 Kurul kararının da benzer şekilde farklı tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, Daire kararında, 26/12/2007 ila 31/08/2018 tarihleri arasında yayımlanan Resmi Gazetelerde ilan edilerek yürürlüğe giren dava konusu 42 Kurul kararının her birine karşı söz konusu Kurul kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, 17/01/2019 tarihinde açılan işbu davanın anılan Kurul kararları ile söz konusu Kurul kararlarının ekinde yer alan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümlerinin "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısımlarının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi imkanı bulunmadığı belirtilerek davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından, dava konusu Kurul kararları kapsamında serbest tüketicilerden kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedeli alındığının ve halihazırda söz konusu Kurul kararları kapsamında fonsuz elektrik tarifeleri uygulamasına devam edildiğinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla öğrenildiği anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle süresinde açılan davanın bu kısmının da esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.