6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/978 E. , 2024/4442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin katılacağı fuar için, stand yapımı, tabela ve görselleri, aydınlatılması ve sökümü ile ilgili 25.12.2015 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme bedeli olarak 7.600,00 Türk Lirası bedelli iki adet çek verildiğini, ancak davalı şirket çalışanının fuardan bir gün önce yazılı beyanı ile standı yapamayacaklarını bildirdiğini, bunun üzerine kendi imkanlarıyla hazırladıkları alalade ve şirketlerine yakışmayan bir stand ile fuara katılmak zorunda kaldıklarını ve bu nedenle müşteri kaybına uğradıklarını, müşteri kaybından doğan kazanç kaybının tazmini gerektiğini, ayrıca müvekkilinin markasına ve niteliğine yakışmayan tarzda stand ile fuara katılması nedeniyle manevi zarara da uğradığını, davalı tarafa verdikleri çeklerin iadesi ile uğradıkları maddi ve manevi zararlarının tazmini için ihtarname gönderdiklerini, ihtarnamenin davalıya 09.03.2016 tarihinde tebliğine rağmen çeklerin iade edilmediğini ve zararlarının tazmin edilmediğini ileri sürerek davalıya verilen çeklerden ötürü borçlu olmadıklarının tespitine, 5.000,00 Türk Lirası manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 Türk Lirası maddi tazminatın, ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu olayda kusur koşulunun ve haksız fiilin koşullarının gerçekleştiği, ancak davada çözülmesi gereken sorunun sözleşme konusu standın davalı tarafından yapılmamasının davacı şirketi zarara sokup sokmadığı ve zararın olması halinde ise nedensellik bağının bulunup bulunmadığının tespiti olduğu, davacı tarafından, düzenlenen fuara sözleşmedeki özelliklere sahip olmayan bir standla katıldıkları ve bunun fuara katılan müşterilerin kendi standlarına gelmelerine engel olduğunu ortaya koyacak bir delil sunulamadığı, dolayısıyla standın davalı şirket dışında başka bir firma tarafından yapılmış olması ile davacı tarafın zarara uğraması arasında nedensellik bağı bulunmadığı, bilirkişi raporu ile davacı tarafın ticari defterlerine göre 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yurt dışı satış cirolarında artış olduğu ve davacı tarafın satışlarında bir düşüş bulunmadığı, davacı şirketin zarar etmesinin nedeninin genel yönetim giderleri hesabı içerisinde yer alan masraflardan kaynaklandığının tespit edildiği, davacının bütün zararına sadece yılda bir defa yapılan fuara istenilen standla katılamamasının neden olduğunu ileri sürmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğu, davacının defterlerine göre tespit edilen zarar miktarı ile dava konusu olay arasında nedensellik bağı bulunmadığı, belirtilen gerekçelerle, davacı tarafın menfi tespit talebinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Taraflar arasında fuar standı kurulumuna ilişkin eser sözleşmesi bulunmakta olup, davalının edimini ifa etmeyerek sözleşmenin ifasına engel olduğu ve bu nedenle kusurlu olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda diğer tarafın, edimin ifa edilmemesinden kaynaklı tüm zararlarını talep hakkı bulunmaktadır. Her ne kadar maddi tazminat istemine ilişkin olarak mali müşavir bilirkişiden davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle rapor alınmış ise de alınan rapor hüküm kurmak için yeterli değildir. Zira fuara katılımın amacı müşteri kitlesini ve geliri artırmaktır. Şirketin önceki yıllara göre satış ve gelirinin düşmemiş olması davalının edimini ifa etmemesinden davacının zararının doğmadığı anlamına gelmez.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; sektörde uzman bir bilirkişiden davacının sözleşmenin ifası ile fuara katılmış olsaydı sağlayacağı fayda ile alalade ve şirkete yakışmayan bir stand ile fuara katılmış olması halinde şirkete katkısı değerlendirilerek maddi zarar konusunda rapor alınması, zararın tam olarak tespit edilememesi halinde ise,
TBK'nın 50/2. maddesi gereğince zarar miktarı hakkaniyete uygun olarak belirlenmek suretiyle hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz rapor ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2020 tarih, 2016/328 Esas 2020/170 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.