6. Hukuk Dairesi 2023/3598 E. , 2025/61 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davalılar vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin inşaatı tamamladığını, arsa maliklerine dairelerini teslim ettiklerini ancak davalının sözleşme gereği müvekkili şirkete verilmesi gereken daireyi devretmediğini, davalı arsa sahibinin inşaat sözleşmesinin geç akdedilmesi, inşaata geç başlanması ve inşaatın geç bitirilmesine sebep olduğunu, böylece müvekkil şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek 7 no.lu bağımsız bölümün davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili davacılar adına tescilini, arsa sahibinin sözleşmeye ve hukuka aykırı hareketleri sebebiyle oluşan zararların tazmini için 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili, sözleşmede inşaatın anahtar teslim şeklinde tamamlanıp teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre yükleniciye ait taşınmazlar üzerine teminat ipoteği kurulması gerekirken kurulmadığını, dava konusu dairenin teminat dairesi olarak elde tutulduğunu, karşı davadaki talepleri giderildiğinde dairenin tapusunun şirkete verileceğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı yüklenicinin müvekkiline ait daireyi süresinde teslim etmediğini, sözleşmede öngörülen %50 hisse dağılımına aykırı davranarak arsa sahiplerinin hissesini eksik verdiğini, inşaatta teknik şartnameye aykırı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek geç teslimden dolayı 4.000,00 TL kira alacağı, sözleşmede belirlenen %50 hisse paylaşımına aykırı olarak kendi lehine arsa sahipleri aleyhine fazla imalattan dolayı 5.000,00 TL, teknik şartnameye uyulmamasından dolayı 1.000 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Mahkemece asıl dava bakımından davalı - karşı davacı vekilinin 23.12.2015 tarihli celsede davaya konu A blok 7 no.lu bağımsız bölümle ilgili açılan davayı kabul ettiğini beyan ettiği, davacı vekilinin ise son celsede tazminat taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanda bulunduğu gerekçesiyle, tescil yönünden açılan davanın kabulü ile dava konusu A blok 7 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile yüklenici davacı şirket adına tapuya tesciline, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, karşı davada ise yüklenicinin sözleşmedeki paylaşım kuralını ihlal etmediği ve davalının diğer taleplerini ispatlayamadığı gerekçesiyle karşı reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı - karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin( Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 18.10.2018 tarih ve 2016/2468 E. ve 2018/4825 K. sayılı ilamıyla karşı dava reddedilmiş ise de yapılan incelemenin karar vermeye yeterli görülmediği, davalı-karşı davacının eksik ve ayıplı imalatlar ile ilgili olarak yeniden mahallinde keşif yapılarak davalının kendi dairesinin görülerek yüklenicinin teknik şartnameye uygun imalatlar yapıp yapmadığı ve karşı davadaki talepleri açısından da değerlendirme yapılması davalı karşı davacının asıl davaya yönelik temyizi bakımından ise eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimlerini ifa etmeden karşı taraftan edim talep etmesi mümkün olmadığı, karşı davada arsa sahibinin bazı taleplerde bulunduğu ve bu taleplerin yerinde görülmesi halinde yüklenici henüz bu aşamada tapu iptali tescil talebinde bulunamayacağı, davalı - karşı davacı taraf tapu iptali tescil ile ilgili kararı temyiz etmemiş ise de bu davada arsa sahibi aleyhine yüklenilen vekalet ücreti harç ve masraflar yönünden davanın açılmasına sebebiyet vermeyen arsa sahibinin sorumlu olamayacağı düşünülerek bu hususun karşı davadaki taleplerin yerinde görülüp görülmemesi ile birlikte değerlendirilip sonuçlandırılması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda karşı dava yönünden fazla imalattan kaynaklı davalının bir alacağı olmadığı, yüklenicinin inşaatı iskân alarak süresinde teslim ettiği bu nedenle geç teslim bulunmadığından kira alacağının da olmadığı, bilirkişilerce tespit edilen eksik imalat bedelinin 8.000,00 TL olduğu, dava belirsiz alacak davası olarak açılmadığından, davalı - karşı davacı tarafça tahkikatın bittiği bildirildikten sonra sunulan ıslah dilekçesinin değerlendirmeye alınmadığı, taşınmaz ayıplı olarak teslim edildiği ispat edildiğinden, davalının taşınmazı teslim etmemekte ve dava açılmasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline, davacının tazminat talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, geç teslimden dolayı kira alacağı taleplerinin reddine, fazla imalattan kaynaklı tazminat taleplerinin reddine, eksik imalattan kaynaklı tazminat taleplerinin taleple bağlı kalınarak kabulü ile; 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir Bu karara karşı davalı - karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı - karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki şartname bölümünün 1. maddesinde inşaatın anahtar teslim tabir edilen şekilde yüklenici tarafından inşa ve ikmal edilerek arsa sahiplerine teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, inşaatın bitim süresinin inşaat ruhsatı alımından itibaren 20 ay olduğu inşaat ruhsatının 18.05.2011 tarihinde alındığı, inşaatın bitirilmesi gereken tarihin 18.01.2013 tarihi olduğu, iskan ruhsatının ise 09.04.2018 tarihinde alındığı, sözleşmenin anahtar teslimi olması nedeniyle davacı yüklenicinin şahsi hak elde etmesi için inşaatı sadece fiili olarak bitirmiş olmasının yeterli olmadığı, inşaatın hukuken de tamamlanmış olması gerektiği, davacı - karşı davalı yüklenicinin 18.01.2013 tarihinde yapı kullanma izin belgesini alması gerektiği halde 09.04.2018 tarihinde aldığından inşaatı teslim borcunda temerrüde düştüğü anlaşılmakla, temerrüt süresinde arsa sahibi kendisine bırakılan bağımsız bölümleri fiilen kullandığı, kiraya verdiği ya da kiraya verme imkanı varken bundan kaçındığı daireler hariç geç teslim nedeniyle oluşan kira bedelinin tespiti konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kira tazminatı talebinin reddi doğru olmamıştır.