8. Ceza Dairesi         2023/2290 E.  ,  2025/1576 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1050 E., 2022/1723 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi kararı

Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.01.2021 tarihli, 2019/615 Esas ve 2021/37 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1., 109/3-f, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf Mahkemesi kararı

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 30.11.2022 tarihli, 2021/1050 Esas, 2022/1723 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1., 109/3-f, 109/5., 31/3., 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun üst hadden, indirim sebepleri uygulanmaksızın cezalandırılmasının gerektiğine, lehlerine vekalet ücreti ödenmesinin gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdure ...'la bir yıldır sevgili oldukları, olay gecesi saat 02:00 sularında buluştukları, suça sürüklenen çocuğun ailesi ile birlikte yaşadığı eve gittikleri, geceyi birlikte geçirdikleri, sabahleyin kızının evde olmadığını gören anne ...'un mağdurenin suça sürüklenen çocuğu ile ilişkisi olduğunu bildiği için kolluk görevlilerine konu hakkında şikayetçi olduğu, kolluk görevlilerince mağdurenin, suça sürüklenen çocuğun evinden alınmak suretiyle ailesine teslim edildiği ve bu şekilde suça sürüklenen çocuğun mağdureyi özgürlüğünden alıkoyduğunun iddia edildiği olaya ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, mağdurenin beyanları, kolluk tarafından düzenlenen olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun cinsel amaçla, küçük yaştaki mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulama dışı bırakılmasının, Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmaması nedeniyle katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 30.11.2022 tarihli, 2021/1050 Esas, 2022/1723 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
26.02.2025 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5271 md.280/2 K5271 md.289/1 K5237 md.109/5 K5237 md.231 K5237 md.31/3 K5237 md.62 K5271 md.302/1 K5271 md.304/1