11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma üzerine, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 24.02.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/59 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararı ile sanığın, denetim süresi içinde 24.07.2019 tarihinde, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin ihbarı üzerine, sanık hakkında temyiz incelemesine konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen mahkumiyet kararı verilmiştir. Katılan vekilinin çek üzerinde sahtecilik yapıldığına dair şikayet dilekçesini 17.04.2009 tarihinde vermesi nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabulle 17.04.2009 olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.02.2016 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 24.07.2019 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar duran sürede dikkate alındığında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap