9. Hukuk Dairesi         2024/12414 E.  ,  2025/702 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/856 E., 2024/2207 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/398 E., 2023/484 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; mekanik tamirci olan müvekkilinin yurt dışı hizmet sözleşmesi ile 02.06.2012-19.08.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette en son aylık net 2.000,00 USD ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, davalı Şirket şantiyelerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-19.00 saatlerinde çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle bir ay içerisinde ortalama toplam 15 gün çalışmasının 06.00-01.00 saatlerine kadar devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yurt dışı firması olan ..... Ltd. Şirketinde (... Şirketi) çalıştığını, tüm ücretlerinin ve sosyal haklarının dava dışı ... Şirketi tarafından ödendiğini, işbu davanın müvekkili Şirketle hiçbir ilgisi olmadığını, davacının dava dışı ... Şirketinin projesinde 29.09.2013-08.05.2014, 02.10.2014-17.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, ilk dönemin istifa ile sona erdiğini, ikinci dönem çalışmada ise tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde hukuk seçimi yapıldığından somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının aylık temel ücreti net 5.172,00 SAR olup davanın USD para birimi üzerinden ikame edilmesinin yerinde olmadığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğinin dosyadaki bordrolar ve ödeme kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı uyarınca Suudi Arabistan hukuku hükümlerine göre hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınmak suretiyle davacının 02.06.2012-14.01.2013, 29.09.2013-09.05.2014, 02.10.2014-18.08.2018 tarihleri arasında 5 yıl 1 ay 10 gün çalışmasının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının ücretinin 7.500,00 SAR olarak kararlaştırıldığı, USD karşılığı 1.999,98 USD olan bu ücretin davacı iddiasını kanıtladığından davacının ücretinin 2.000,00 USD olduğunun kabulü gerektiği, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği 18.08.2018 tarihinden itibaren 12 aylık süre dolmadan 28.02.2019 tarihinde açılan işbu dava bakımından talep konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 74 ila 84. maddeleri dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği, haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenmesi kullanarak çalışan davacının dinî bayramların ilk günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiği, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 104 ve 107. maddeleri dikkate alındığında davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı öncesinde verilen ilk kararda davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan miktarlar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27. maddesi dikkate alındığında tarafların aralarında bir hukuk seçimi yapmış olmaları ve mutad işyerinin de Suudi Arabistan'da bulunması nedeni ile uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234. maddesi dikkate alındığında, davacının iş sözleşmesi 18.08.2018 tarihinde sona ermiş olup dava 28.02.2029 tarihinde açılan davanın 12 aylık yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, davacının hizmet süresinin yurda giriş-çıkış kayıtları, yurt dışı iş sözleşmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları dikkate alınarak tespit edildiği, Suudi Arabistan hukukuna göre yapılan hesaplamalarda çıplak brüt ücretin esas alındığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddialarını tanık anlatımları ile ispatladığı, davalı tarafça her ne kadar iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretlerinin aylık ücrete dâhil olduğu yönünde hüküm bulunduğu ileri sürülmüş ise de Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nda bu yönde hüküm içeren iş sözleşmelerine ilgili alacaklar yönünden değer verilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme yer almadığının tespit edildiği, dolayısıyla istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Dava tarihi itibarıyla taleplerin zamanaşımına uğradığını,

2.Somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukuku hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve özellikle davanın Suudi Arabistan hukukundaki hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini,

3.Davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,

4.Davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında yapılan iş sözleşmesinde 1 aylık ücretin ayda 2 pazar hafta tatili ile haftalık 60 saat çalışmanın karşılığı olarak kararlaştırıldığını, davacının çıplak ücretinin 5.172,00 SAR olduğunu, fazla yapılan ödemelerin ilgili alacaklardan mahsubu gerektiğini,

5.Alacakların USD para birimi üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,

6.Giydirilmiş brüt ücret hesabında dikkate alınan 3 öğün yemek ve barınma karşılığı belirlenen 150,00 SAR'ın fahiş miktarda olduğunu,

7.Davacının ücreti hatalı olarak belirlendiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarının da hatalı hesaplandığını; ayrıca dosya kapsamındaki ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacıya Arabistan'dan yurda dönüş yaptığı her dönemde "ayrılış ödemesi" adı altında ödemeler yapılmış olup işbu ödemelerin hesaplanan alacak tutarlarından mahsubu gerektiğini,

8.Davacının ücreti haftalık 60 saat çalışma karşılığı kararlaştırılmış olup haftalık 48 saati aşan 12 saatlik çalışmanın "Overtime Fixed" adı altında ödendiğini, sabit ücret dışında yapılan fazla çalışmaların ise "Overtime Open" adı altında tahakkuk ettirilerek davacı işçiye ödendiği sabit olduğundan davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağı bulunmadığını, belirtilenden fazlasına hak kazanıldığının da yazılı delille ispatı gerektiğini,

9.Suudi Arabistan'da dinî bayramlarda çalışma olmadığını, Türkiye'de geçerli resmî tatillerde Suudi Arabistan'da çalışma yapılmaması gerektiğini ileri sürmenin de hayatın olağan akışına ve taraf iradelerine aykırı olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerektiğini,

10.Suudi Arabistan kanunlarına göre hafta tatili cuma günü olup davacının hafta tatillerini kullandığını, hafta tatili ücreti talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davacının ücretinin mktarı, alacakların USD üzerinden hüküm altına alınıp alınamayacağı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aylık 2.000,00 USD ücret aldığını iddia etmiş olup dava ve ıslah dilekçesinde dava konusu alacakları USD üzerinden talep etmiştir. Dosyada yer alan taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ücretin Suudi Arabistan para birimi olan SAR cinsinden kararlaştırıldığı, davalı tarafça ücrete ilişkin ödemelerin SAR üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içerisinde davacı ve eşine ait Türkiye İş Bankası ve Halk Bankası hesaplarının USD dövizi cinsinden açıldığı anlaşılmakta ise de söz konusu banka hesaplarına USD olarak para aktarımının davacı tarafından yapıldığı, SAR olarak davalı tarafça Al Rajhi Bank hesabına yatırılan ücretlerin USD'ye çevrilmek suretiyle Türkiye'deki banka hesaplarına aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca davacı tanığı A.A. da yeminli beyanında:" ...Ücretlerimiz bankaya yatardı, oranın para birimi ile bankaya yatırılıyordu, biz daha sonrasında bunu başlarda Türkiye İş Bankası aracılığıyla Türkiye'ye gönderiyorduk, buradan dolar şeklinde çekiliyordu, sonrasında Türkiye İş Bankası ile işverenin anlaşması bitmiş, başka bir bankayla çalışılmaya başlandı, ancak şu anda o bankayı hatırlamıyorum. ..." demek suretiyle davalı tarafça ödemelerin SAR para birimi üzerinden yapıldığı hususunu doğrulamaktadır. Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 90. maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "İşçinin ücretleri ile hak ettiği tüm tutarlar aşağıdaki hükümlere uygun olarak ülkenin resmi para birimi ile ödenir:

a)Gündelik İşçiler: Ücretleri en az haftada bir kez ödenir.

b)Aylık Ücret Alan İşçiler: Ücretleri ayda bir kez ödenir.

c)Eğer iş iki haftadan fazla bir süreyi gerektiriyor ve parça başı yapılıyorsa, işçiye her hafta için tamamladığı işe uygun olarak bir ödeme yapılır ve takip eden hafta içinde teslim ettiği işle birlikte ücretinin tamamı ödenir.

d)Belirtilenlerin dışında, işçilere ücretleri en az haftada bir kez ödenir.

2.İşletmeler ücretleri, hak edildiği süre içinde yukarıda belirtilen vadeleri aşmamak şartı ile işçilerin Krallıkta yetkilendirilmiş bankalardaki hesaplarına transfer etmek suretiyle ödeyecektir. Bakan bazı işletmeleri bu uygulamadan muaf tutabilir." Hâl böyle iken, talep konusu alacakların resmî para birimi olan SAR üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken davacı talebi doğrultusunda USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

3.Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234/a maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Savcı mahkemenin kabul edebileceği bir mazeret beyan etmediği veya hakka ilişkin olarak savcı kararı çıkmadığı sürece, iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçtikten sonra bu Kanun’da öngörülen veya iş sözleşmesinden doğan haklardan birinin talebine ilişkin dava iş mahkemelerince kabul edilmez."

Söz konusu düzenlemeye göre işçilik alacakları iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 aylık zamanaşımı süresine tâbidir. İş sözleşmesinin fesih tarihi 18.08.2018 olup iş bu davanın 28.02.2019 tarihinde açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu ihtilaf dışıdır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki kıdem ve ihbar tazminatları yönünden kısmi dava açılmıştır.

Davacı vekili, 12.11.2019 tarihli dilekçesi ile söz konusu taleplerini ıslah etmiş; ıslah dilekçesi 18.11.2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş; davalı vekili ise 27.11.2019 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Buna göre dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da gözetildiğinde, kıdem ve ihbar tazminatları yönünden davalı tarafın ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Diğer yandan, iş sözleşmesinin son bulmasına bağlı olmayan alacakların hesap konusu dönemi bakımından (ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri) da hatalı değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma dönemi (02.06.2012-14.01.2013, 29.09.2013-09.05.2014, 02.10.2014-18.08.2018) boyunca hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu alacakların belirsiz alacak davası ile talep edildiği ve davalı tarafça cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu dikkate alındığında; ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 12 aylık (arabuluculukta duran süreler de dikkate alınarak) sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı göz önünde bulundurularak hesaplanıp, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4.Dosya kapsamında "Settlement Voucher" isimli aslı ve davacı tarafça imzalı hâli İngilizce olup Türkçe çevirisinin de sunulduğu belgede, ihbar tazminatı, ayrılış ödemesi, hizmet sonu tazminatı adı altında bir kısım tahakkukların yer aldığı ve belgenin 27.703,00 SAR tahakkuk içerdiği görülmektedir. Ayrıca dosya içerisindeki İngilizce içerikli imzasız ücret bordrolarında da "Leave pay" adı altında bir kısım tahakkukların yer aldığı görülmektedir. Örneğin, 2014 Mayıs ayına ilişkin İngilizce ve imzasız ücret bordrosunda 3.146,00 SAR "Leave pay" tahakkuku; 2017 Temmuz ayına ilişkin İngilizce ve imzasız ücret bordrosunda 4.662,00 SAR "Leave pay" tahakkuku yer almaktadır. Söz konusu tarihler davacının Türkiye'ye dönüş yaptığı tarihlere denk gelmekte olup davalı tarafça davacıya Arabistan'dan yurda dönüş yaptığı her dönemde "ayrılış ödemesi" adı altında ödemeler yapılmış olup işbu ödemelerin hesaplanan alacak tutarlarından mahsubu gerektiği ileri sürülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede söz konusu belgelerin yabancı dilde olması ve tahakkukların ödendiğini ispatlar ödeme belgesi bulunmadığından dikkate alınmadığı ifade edilmiştir.

Ancak dosya kapsamında yer alan Al Rajhi Bank'a ait "Payroll Cards Settlement Report" adı altındaki hesap hareketlerinin Mahkemece hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafın İngilizce bildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmamakta ise de ilgili hesap hareketlerinden söz konusu ödemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Örneğin 27.703,00 SAR tutarındaki ödemenin davalı tarafça 12.08.2018 tarihinde yapıldığı görülmektedir.

Diğer yandan, dosya kapsamında yer alan 08.05.2014 tarihli Türkçe içerikli ibranameye de somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukuku uygulandığı için değer verilmediği anlaşılmakta ise de, ilgili ibranamede bahsi geçen 7.743,00 SAR ödemenin 05.05.2014 tarihinde davalı tarafça ödendiğinin banka kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ödeme kayıtları, davalı savunmaları ve bordro içerikleri de dikkate alınmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olduğu ve davalı tarafça ödendiği sabit olan alacakların ilgili tazminatlardan mahsubu gerekirken belirtilen gerekçeyle söz konusu ödemelerin dikkate alınmamış olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

5.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-19.00 saatlerinde çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle bir ay içerisinde ortalama toplam 15 gün çalışmasının 06.00-01.00 saatlerine kadar devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı, 2 saat ara dinlenmesi tenzili ile davacının günlük 11 saatlik çalışmasından günlük yasal çalışma süresi olan 8 saatlik çalışmanın düşümü ile günlük 3 saat, haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı; Ramazan ayına denk gelen dönemler bakımından ise günlük yasal çalışma süresi 6 saat olduğundan günlük 5 saat fazla çalışma, haftalık 35 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ancak dava dilekçesi içeriğinde yer alan ve çalışma süresinin sona erdiği saate ilişkin açıklamalar dikkate alındığında, fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanırken davacının ayın yarsında 07.00-19.00, diğer yarısında 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü gerekirken davacı vekilinin ileri sürmediği şekilde ayın ilk yarısında çalışmanın 20.00'de bittiğinin kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması hatalı olmuştur.

6.Diğer yandan, davalı tarafça 29.09.2013 tarihli iş sözleşmesine göre haftalık toplam 60 saat çalışmanın, "Overtime Fixed" adı altında ödenen 12 saatlik fazla çalışmanın aylık 7.500,00 SAR olarak kararlaştırılan aylık ücret içerisinde bulunduğu ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu davacı imzasını içerir sözleşmenin orijinalinin İngilizce ve Arapça olduğu ve davacı işçinin her iki dilden birini yahut ikisini bildiği yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemesi yerinde olmuştur. Ne var ki dosya kapsamındaki İngilizce ücret bordroları incelendiğinde, aylık temel ücret olarak kabul edilen 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde "Overtime Open" adı altında tahakkukların yer aldığı, davalı tarafça haftalık 60 saati aşan çalışmaların da bu tahakkuklar altında ödendiğinin savunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan....'a ait "Payroll Cards Settlement Report" adı altındaki hesap hareketleri incelendiğinde de aylık 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde değişen miktarlarda ödemelerin bulunduğu görülmektedir. Buna göre dava zamanaşımı dikkate alınarak yeniden yapılacak hesaplama dönemi bakımından, dosya kapsamındaki bordrolar ve banka kayıtları karşılaştırılmak suretiyle haftalık 60 saati aşan fazla çalışmaların ödenip ödenmediği hususunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
20.01.2025 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27. maddesi dikkate alındığında tarafların aralarında bir hukuk seçimi yapmış olmaları ve mutad işyerinin de Suudi Arabistan'da bulunması nedeni ile uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu K5718 md.27