Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/825 Esas
KARAR NO: 2023/522
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALILAR: 1- ... - ... ...

2.... - ... ...

VEKİLİ: Av. ... -....
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2016
KARAR TARİHİ: 03/07/2023
KARAR Y.TARİHİ: 13/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... San. ve Tic. A.Ş. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri ile bankacılık hizmetleri sözleşmeleri imzalandığını, borçluların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödememeleri üzerine asıl borçlu ve kefillere ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kredi sözleşmesinin müvekkili ... için şekil şartlarına haiz olmadığından geçersiz olduğunu, davalı ...'ın eşinin muvafakat söz konusu olmadığını, kefaletine dair açıklamaların TBK.nun 583 ve 584 maddelerinde yer alan kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, borca konu rehin altına alınan taşınmazların takip tarihi itibariyle paraya çevrilmediğinden müvekkilin bakiyesi risk limit bedelli olmadan takip işlemlerine geçildiğini, takip tarihinden önce müvekkili tarafından alacaklı bankaya 80.000,00 TL ödeme yaptığını, takip sırasında ve sonrasında tüm ödemelerin de göze ardı edilerek söz konusu takip tutarından düşülmeden takip hazırlandığını, müvekkiller için açılan takibe belli olmayan risk nedeniyle söz konusu azılan takip ve takibe dayanak açılan davanın reddi gerektiğini savunmuş haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, genel nakdi ve gayridakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi örneği, Taksitli Ticari Kredi Sözleşmeleri örneği, ihtarname örneği, .... sayılı takip dosyası örneği, ... raporu, bilirkişi raporu ve diğer bilgi bilgiler dosyada mevcuttur. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular ... San. ve Tic. A.Ş., ..., ..., ..., ... aleyhine genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri, bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı olarak 497.074,85 TL asıl alacak, 43.756,75 TL işlemiş faiz, 1.187,84 BSM olmak üzere toplam 522.019,44 TL 'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular vekilinin 08.01.2016 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresinde açıldığı görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. (eski unvanı ...San. ve Tic. A.Ş.) arasında -21.03.2011 tarihli ve 1.500.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu sözleşmede kefalet imzalarının bulunmadığı, -19.12.2013 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, 24.12.2014 tarihli ek sözleşme ile sözleşme limitinin

3.000.000,00 TL’ye yükseltildiği, bu sözleşme kapsamında davalılar ... ve ....’ın 21.01.2015 tarihinde, her biri ayrı ayrı 400.000,00 TL’lik kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil oldukları anlaşılmıştır. Davalı kefil ... vekili, davalı ...'nın kefalet tarihinde evli olduğu ...'ın muvafakati bulunmadığından davalı ...'nın kefaletinin geçersiz olduğunu, ... adına atfen atılan imzanın ....'nın eli ürünü olmadığını savunmuştur.

Davalı kefil ...'ın eşi ...'ın huzurda imza örnekleri aldırılmış, ...'ın imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celbedilmiş ve dosya .... gönderilerek, limit artırma sözleşmesinin 33. sayfasında ... adına atfen atılan imzanın eli ürünü olup olmadığına dair imza incelemesi yaptırılmıştır. .... 08.09.2021 tarihli raporunda özetle; gönderilen sözleşme aslı ile yapılan incelemede; inceleme konusu sözleşmenin 33. sayfasında Eş Rızası Beyanı bölümünde ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı görüşü bildirilmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporunun sonuç kısmında özetle; dava dosyası muhteviyatına tarafımca kazandırılan 5209 referans nolu ... Kredisi hesap hareketleri, takip hesap hareketleri ve dava dışı asıl borçlunun davacı banka nezdinde TL vadesiz hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemelerde; davalılar vekilinin cevap dilekçesinde tahsilat sağlanmadığını beyan ettikleri 09/06/2015 tarihinde 71.000,00 TL, 10/06/2015 tarihinde 8.982,80 TL tahsilat sağlandıktan sonra kalan anapara borç bakiyesi üzerinden takip hesaplarına aktarıldığı, davacı bankanın 11/12/2015 icra takip tarihi itibariyle toplam alacağının; 494.160,16 TL asıl alacak, 12.003,97 TL işlemiş faiz, 600,20 TL BSMV, 506.764,33 TL toplam olduğu, davacı banka tarafından konu icra takibinde, ... ile ...'dan, her biri ayrı ayrı 200.000 TL ipotek vermiş olduklarından, kefalet limitleri olan 400.000 TL den ipotek limiti olan 200.000 TL düşüldükten sonra kalan 200.000 TL için talepte bulunulduğu, raporumun Sözleşme İncelemesi başlıklı bölümünde detaylı olarak yer verildiği üzere davalılar ... ve ...’ın 400.000,00 TL müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, kefalet tutarlarının her biri için 400.000,00 TL olduğu, talebe bağlı kalınarak davalılar ... ve ...’ın icra takip tarihi itibariyle sorumluluklarının 200.000,00 TL olduğu, davalı ...’ın eşi ...’dan eş muvafakatı alındığının uzmanlık alanım kapsamında şeklen görüldüğü, dosya içeriğinde ... .... numarası ile rapor düzenlediği, söz konusu raporda; sayfa 33 Eş Rızası Beyanı Bölümünde “..... eşi ...’ın el ürünü olmadığı..” hususunda kanaat bildirildiği, kefaletin geçerliliği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu icra takibine konu ... Kredisi alacağına icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce toplam 360.757,85 TL, dava tarihinden sonra toplam 4.636,74 TL tahsilat sağlandığı hususunun dava dosyası muhteviyatına tarafımca kazandırılan takip hesabı ekstrelerinden tespit edildiği, davacı bankanın, takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 400.000,00 TL asıl alacağa yıllık %33,00 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile hesaplanacak tutarı talep edebileceği hususunda takdirin Mahkemenize ait olduğu görüşü bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, süre içeresinde taraf vekillerince bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçelerini ayrı ayrı dosyaya sunmuşlardır. İtirazlar üzerine dosya yeni bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bankacı bilirkişi 07.12.2022 tarihli rapor ve 23.03.2023 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; 3- ... tarafından düzenlenen.... nolu inceleme konusu sözleşmenin 33. sayfasında Eş Rızası Beyanı bölümünde ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’ın eli ürünü olmadığı” şeklinde olduğu,

TBK’nın 584. maddesinde yer eş rızasına ilişkin düzenlemelerin emredici nitelikte olduğu, kefil ve eşinin bu haktan feragat etmesi ve/veya hükmün aksini kararlaştırmalarının mümkün olmadığı, TBK’nın bu hükmü dolayısıyla, kefil evli ise, eşin rızasının kefalet sözleşmeleri için bir geçerlilik şartı olduğu, bu nedenle, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan krediden kaynaklanan borçtan davalı ...’ın sorumlu tutulamayacağının düşünüldüğü, lakin bu husus hukuki nitelikte değerlendirme gerektirdiğinden, Mahkemenin takdirinde bulunduğu, bir önceki bölümde izah edildiği üzere, takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının;

493.195,80 TL asıl alacak, 23.756,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.187,84 TL BSMV olmak üzere 518.140,39 TL toplam şeklinde olduğunun kabulü gerektiği, bu duruma göre davacının asıl alacak talebinin, dolayısıyla da toplam talebinin 3.879,05 TL’lik kısmının yerinde olmadığı, toplam talebinin 518.140,39 TL’lik kısmının yerinde olduğu, davacı bankanın takip talebinde, toplam alacağın 522.019,44 TL olduğunu belirtmekle birlikte, borçlular ... ve ... tarafından verilmiş olan ipotekler nedeniyle; toplam ipotek limiti olan 400.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 122.019,44 TL ile takip tarihinden itibaren, yukarıda belirtilen asıl alacağa işleyecek yıllık % 54 temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesine göre tahsilini talep ettiği, bu talep göz önünde bulundurularak toplam ipotek limiti olan 400.000,00 TL düşüldükten sonra, takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının 118.140,39 TL olabileceği, ipotek limiti olan 400.000,00 TL’nin anapara olduğu kabul edildiğinde ise takip tarihindeki banka alacağının ayrıntısının

93.195,80 TL asıl alacak, 23.756,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.187,84 TL BSMV olmak üzere 118.140,39 TL toplam şeklinde olabileceği, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 54 oranında temerrüt faizi, faizin % 5’i oranında BSMV hesaplanması icap edeceği, bu duruma göre de davacının toplam talebinin 3.879,05 TL’lik kısmının yerinde olmadığı, toplam talebinin 118.140,39 TL’lik kısmının yerinde olduğu, dava tarihi itibariyle davacı bankanın toplam alacağının

402.070,75 TL asıl alacak, 4.220,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 211,02 TL BSMV, 406.502,14 TL toplam şeklinde olabileceği, toplam ipotek limiti olan 400.000,00 TL düşüldükten sonra, dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının ise 6.502,14 TL olabileceği, ancak davacı tarafça dava değerinin 200.000,00 TL şeklinde gösterildiği, son tahsilat (26.06.2020) tarihi itibariyle davacı bankanın toplam alacağının,

402.070,75 TL asıl alacak, 806.760,32 TL işlemiş temerrüt faizi

40.338,02 TL BSMV olmak üzere toplam 1.249.169,09 TL şeklinde olabileceği, toplam ipotek limiti olan 400.000,00 TL düşüldükten sonra, son tahsilat (26.06.2020) tarihi itibariyle davacı bankanın toplam alacağının 849.169,09 TL olabileceği, davacı vekilinin 04.06.2022 tarihli dilekçesinde 30.11.2015 valörü ile anapara borç kaydı yapıldığını belirtiği toplam 582,20 TL'ye, ihtarnamede ve/veya takip talebinde yer verilmediğinden bu tutar hesaplamaya dahil edilmediği bildirilmiştir. Somut olayda; davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 19.12.2013 tarihli ve 1.500.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi, 19.12.2013 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, 24.12.2014 tarihli ek sözleşme ile sözleşme limitinin 3.000.000,00 TL’ye yükseltildiği, davalılar ... ve ....’ın 21.01.2015 tarihinde, her biri ayrı ayrı 400.000,00 TL’lik tutarda sözleşmeye kefil oldukları oldukları görülmüştür.

Davalı vekili, kefaletin geçerli olabilmesi için TBK'nın 584. maddesi uyarınca eş rızasının alınması gerektiğini, davalı ...'ın eşinin muvafakatinin bulunmadığını, eş rızasını içeren sözleşmenin 33. maddesindeki imzanın da davalı ...'ın eşi ...'a ait olmadığını bu nedenle davalının kefaletinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece benimsenin ...'nun 08.09.2021 tarihli raporu ile; limit artırma sözleşmesi sayfa 33'te "Eş Rızası Beyanı Bölümü"nde kefil ... eşi ... adına atfen atılan imzanın, ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

TBK'nın 584. maddesi uyarınca; kefaletnamenin imzalandığı 21.01.2015 tarihi itibariyle kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızasının gerektiği, eş beyanındaki imzanın da eşe ait olmadığının anlaşıldığından kefil ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. (benzer şekilde ... 24.02.2021 tarih ve .... sayılı ilamı) Davalı kefil ... yönünden inceleme yapıldığında; kefilin, kefaletin türünü, miktarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, bu halde kefaletin TBK'nın 583. maddesine uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı Kubulay Yılmaz tarafından verilen kefaletin geçerli olduğu anlaşıldığından banka alacağının belirlenmesi gerekmektedir.

Davalının kefil olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin "mucceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı başlıklı 10.5. maddesinde; “Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; müşteri, borcun hangi tür kredilerden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder” düzenlenmesine yer verildiği görülmüştür.

Davacı banka tarafından .... Noterliğin’nin 10.11.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredinin 09.11.2015 tarihi itibariyle kat edildiği, ihtarnamenin davalıya 12.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için verilen 7 günlük süre dikkate alındığında davalının 20.11.2015 tarihinde mütemerit olduğu anlaşılmıştır. Borç ihtarnamede verilen süre içinde ödenmediğinden davacı banka tarafından alacağın tahsiline yönelik .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki dava ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin istendiği görülmüştür.

Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt.. 10.5 maddesinde“…. borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde temerrüt faizinin, davacı bankanın ... şeklinde çalıştırılan en yüksek faiz oranının 2 katı ilavesi ile bulunacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Temerrüt faizinin belirlenmesinde, Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış uygulamasına göre; alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı (uygulanan faiz) dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Yüksek Mahkemenin içtihatları ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi ile beraber değerlendirildiğinde; dava dışı asıl borçlu firmaya tahsis edilen ve kullandırılan ... kredisine uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %16,50 olduğu görülmüş olup, buna göre temerrüt faiz oranının %16,50 x 2 = %33,00 olacağı tespit edilmiştir.

Yukarıdaki tespit ve değerlendirmeleri içeren 07.12.2022 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olup hükme esas alınmıştır. Buna göre; davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı ...'dan; 493.195,80 TL asıl alacak, 23.756,75 TL işlemiş temerrüt faizi,

1.187,84 TL BSMV olmak üzere toplam 518.140,39 TL alacaklı olduğu ancak davalı kefil ... tarafından verilen 200.000 TL ipotek bedeli (ipoteğin kefilin borcunu da teminat altına aldığı ipotek senedinde kararlaştırıldığı nazara alınarak) banka alacağından mahsup edildikten sonra davacı bankanın davalı ...'dan takip tarihi itibariyle 318.140,39 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından davalının itirazının 200.000,00 TL üzerinden iptaline karar verilmesinin istendiği nazara alınarak, taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline takibin takipte koşullarla devamına, alacağın likid olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline karar verilen tutarın % 20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Anlatılan nedenlerle,

HÜKÜM

1.Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,

2.Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalının .... Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazının iptaline, takibin takipteki koşularla devamına,

3.Hüküm altına alınan 200.000,00 TL'nin %20'sı oranında hesaplanan 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,

5.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 31.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

6.Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 31.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,

7.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00-TL harçtan peşin alınan 821,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.841,00.-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 854,50 TL yargılama harcının davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 466,70-TL, bilirkişi ücreti olarak 2.700,00.-TL yapılan toplam 5.076,7-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10.Davalı ... adına yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 03.07.2023 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2023 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
03.07.2023 REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu TBK md.583 TBK md.584 HMK md.345