Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2725
Karar No
K. 2024/4558
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2725 E.  ,  2024/4558 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/2725
Karar No: 2024/4558
DAVACI: ...
DAVALILAR: 1) ...

2.... İdaresi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

DAVANIN KONUSU : Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listesinde yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi,... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Söz konusu taşınmazda 25-30 yıldır ikamet ettiği, ecrimisil bedellerini istenen miktarlarda ödediği, imar barışının uygulanmaya başlaması ile Milli Emlak Müdürlüğüne başvurduğunda emsal artışı için dava açıldığı, biraz daha beklemesi gerektiğinin söylendiği, emsal artışı istemediğini söylediği, ancak emsalin düşük olduğunu, kendisinden yazılı beyan alacaklarını, emsal artışı yaptırılabilinirse biraz daha para alınacağının söylendiği, mecburen ona da katlandığı, çağrılması üzerine gittiği, hazırlıklarını yapması gerektiği, değer tespitine başlandığı, satış yapılacağının belirtildiği, zemin tespit tutanağı yaptırmasının söylendiği, zemin tespit tutanağının nasıl bir şey olduğunu öğrenmek için gittiğinde gecekondunun Özelleştirme İdaresine geçtiği, yapılacak birşey olmadığının söylendiği, oysa daha güvende hissedilmesi için imar barışının getirildiği, bölgede mesken olarak kullanılan taşınmazlardan sadece kendi bulunduğu taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığı ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu karar 19/05/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığından davanın süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüştür.

Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı 18/05/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararı itibarıyla idareye devredildiği, bağlı olduğu bakanlık ve kurumla ilişkisi kesilerek idareye bağlandığı, tapu kaydının beyanlar hanesine 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu açıklamasının eklendiği, 18/05/2018 tarihinde eklenen Geçici 16. maddenin davacıya bir hak sağlamayacağı, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda, özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların yapı sahibine satışa konu edilebileceği, 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağının" kurala bağlandığı, 4046 sayılı Kanun'a göre gerçekleştirilecek ihalede yapı kayıt belgesi sahibine de katılma ve taşınmazı satın alma hakkı tanınacağı dikkate alındığında davacının hak mağduriyetinin bulunmadığının açık olduğu, kapsam ve programa alınan taşınmaz üzerinde davacının 3 adet yapı kayıt belgesi bulunduğu, 30/12/2018 ve 19/03/2021 tarihlerinde satın alma başvurularında bulunduğu, 4046 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bunlar hakkında anılan Kanun'a aykırı hükümlerin uygulanmayacağı, Hazine arazisinde yer alan taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine doğrudan satışının yapılamayacağı, davacı işgalci sıfatıyla taşınmazdan yararlandığından ödediği iddia olunan ecrimisillerin davacıya hak sahipliği sağlamadığı, taşınmazın kapsamdan çıkarılması ve sadece davacıya satışı yapılması durumunda eşitlik ve rekabet ilkelerine uyulmamasına, diğer vatandaşların taşınmazı satın alma hakkından mahrum kalmasına ve kamu yararının ortadan kalkmasına neden olunacağı, rayiç bedel üzerinden satılması durumunda davacının belirlenen bedeli kabul edip etmeyeceği ve taşınmazı satın almayı kabul edeceği hususunun da net olmadığı, taşınmazı almaması durumunda taşınmazın atıl vaziyette bekleyeceği, Hazine arazisini kullanmaya devam etmiş olacağı, kamu zararı oluşacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listesinde yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafından, ekonomik zorluklar nedeniyle barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla Hazinenin mülkiyetinde bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde inşa ettikleri evlerinde 20 yıldır ikamet ettikleri, 2005 yılından itibaren Devlet tarafından tespit edilen ecrimisil bedellerini ödedikleri, 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. madde uyarınca getirilen imar barışından faydalandıkları, yapı kayıt belgelerinin bulunduğu, buna rağmen ikamet ettikleri taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasının yasa ve hukuka aykırı olduğu, bölgede ikamet amaçlı işgal edilen hiçbir taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmayıp sadece kendilerinin zilyetliğinde bulunan alanın özelleştirilmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, "(Ek fıkra: 13/8/1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." kuralına yer verilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı düzenlemelerin yürürlüğü devam etmektedir.

Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş, ancak Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir.

Nitekim 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarihli ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir.

Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin 3. sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha ihtiyaç duyulmuştur.

Her ne kadar 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarihli ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine ekli 1 sayılı Listenin 3. sırasında tespit edilmişse de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine aykırıdır.

Zira Genelge niteliğindeki düzenleyici işlemler, kanun veya kanun gücündeki üst hukuk normlarını esas almak suretiyle ve bu kurallara aykırı olmamak koşuluyla uygulamaya dönük hükümler içeren düzenleyici kurallar niteliğindedir. Yetki kuralları idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki kanun veya kanun gücündeki düzenlemelerde açıkça tespiti gerekmektedir. İşletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usullerin Kanun'la düzenlemesi hususu, Anayasa'nın 47/2 maddesi hükmünün de bir gereğidir.

Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

İş bu dava ise; mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemine ilişkindir.

Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarihli 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.

Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle,19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Dairemizin 04/04/2024 tarihli ara kararı cevaplarının geldiği görülerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Davacı tarafından, imar barışı kapsamında ... tarih ve ... başvuru numarasıyla, Ankara ili, Çankaya ilçesi,...Mahallesi,... Sok., No:... (... ada, ... parsel) adresinde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebinde bulunulmuş, talebe istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi doğrultusunda, toplam arsa alanı 600 m2, toplam yapı alanı 401,14 m2 ve bağımsız konut bölüm sayısı 2 olarak belirtilen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlenmiştir. Devamında davacı tarafından, 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvurular ile, bahse konu yapı kayıt belgesine istinaden söz konusu ... ada, ... parsel sayılı 3.778,57 m2 yüzölçümlü taşınmazın satışının yapılması talep edilmiş;

Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden dava açıldığı ve dava sürecinin devam etmekte olduğunun belirlendiği, bu nedenle söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliği davası sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesine müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği davacıya bildirilmiştir. (Söz konusu dava Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemine ilişkin olup, anılan davada en son ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemlerden ... tarih ve ... sayılı karar ile ...tarih ve ... sayılı karar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... tarih ve ... sayılı karar ile ...tarih ve ... sayılı kararın ise iptaline yönelik Mahkemenin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2020/309, K:2022/727 sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmının onanması, iptale yönelik kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyulmayarak, ısrar edilmesine ve dava konusu... tarih ve ... sayılı kararın ve ... tarih ve ... sayılı kararın iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca henüz bir karar verilmemiştir.)

Devamında 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait söz konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş., (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından yine Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığına yapılan ... tarih ve ... sayılı başvuruyla, söz konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için alınan yapı kayıt belgesi gereğince satın alma talebinde bulunulmuştur.

Ardından davacı tarafından, taşınmazın kendisine satışı kapsamında zemin tespit tutanağı yaptırmasının söylendiği, tutanağın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek için gittiğinde memurun dosyasını çıkardığı ve gecekondunun Özelleştirme İdaresine geçtiğini, yapılacak bir şey olmadığını söylediği ve taşınmazın dosyasından Cumhurbaşkanı kararını gösterdiği belirtilerek, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Devam eden süreçte, ...tarih ve ... sayılı Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığı cevabıyla, yapılan incelemede söz konusu taşınmazın 19/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığının belirlendiği, bu nedenle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında taşınmazın satışı talebi hakkında yapılacak işlem bulunmadığı davacıya bildirilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş;

2.maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış;

3.maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Cumhurbaşkanlığı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun'un ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (...)" kuralı yer almaktadır. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. (...)

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. (...) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. (...)

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz. ...” kuralına yer verilmiş;

Anılan maddenin 7. fıkrasının ikinci cümlesine 04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle, “akdi haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma” ibaresi eklenmiş; dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi, “beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra, "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/06/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır.

Yine 08/04/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 7. fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2022” şeklinde; üçüncü cümlesinde yer alan “Bu durumda elde edilen gelirler” ibaresi ise “Kalanı ise” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2022 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Kalanı ise bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır. 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamında; a) 31/12/2017 tarihinden sonra üzerinde yapı yapılan taşınmazlar, b) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar, (...) h) Özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, (...) ö) Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen taşınmazlar, p) Bakanlıkça satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, satılamaz."; "Başvuru ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Hak sahipleri, satın alma başvurularını Ek-1’de yer alan dilekçe ile 31/12/2019 tarihine kadar İdareye yaparlar. (2) İdare satın alma başvurularını, herhangi bir yazışma yapmaksızın, öncelikle Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) ve İdare kayıtları üzerinden inceler. Yapılan bu incelemede başvuruda bulunulan taşınmazın Hazine taşınmazı olup olmadığı kontrol edilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazı olmadığının anlaşılması halinde bu durum başvuru sahibine bildirilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazlarından olması durumunda ayrıca 4. madde kapsamında satılamayacak taşınmazlardan olup olmadığı tespit edilir. Başvuruda bulunulan taşınmazın satılamayacak taşınmazlardan olduğunun tespit edilmesi halinde bu husus gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. (3) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için başvuruda bulunulması halinde; öncelikle taşınmazın tescile konu edilip edilemeyeceği incelenir; tescil edilebilecek olanların tescil edildikten sonra satışa konu edilebileceği başvuru sahibine bildirilir. (4) Taşınmazın satışa konu edilmesinde, üzerindeki yapının Yapı Kayıt Belgesi alındığı tarih itibarıyla mevcut olması esastır."; "Satış yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "Taşınmazların hak sahiplerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satışına çevre ve şehircilik il müdürlükleri yetkilidir." kuralına;

9.ve 10. maddelerinde ise satış işlemlerine ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.

Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.

Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.

Aktarılan imar mevzuatına göre afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması ve gerekli şartların yerine getirilmesi ve bu tarihe kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği, yapı kayıt belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tahsis edileceği, yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı, hak sahiplerinin satın alma başvurularını 31/12/2019 tarihine kadar illerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine (Milli Emlak Dairesi Başkanlığı veya Milli Emlak Müdürlüğü), ilçelerde Milli Emlak Müdürlüğü yoksa Milli Emlak Şefliklerine yapacağı, satın alma başvurularının mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde incelenerek sonuca bağlanacağı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasında kendisine tanınan hak kapsamında gerekli süreler içerisinde (04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle satın alma başvurusu için süre en son 31/12/2019 tarihine kadar, 08/04/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ise en son 31/12/2022 tarihine kadar) yapılan 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvurular ile, uyuşmazlığa konu olan ve davacı tarafından bir kısmı üzerindeki yapıya ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alınan taşınmaz için doğrudan satın alma talebinde bulunulmuş, Başkent Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca verilen 09/12/2021 tarihli cevapla, söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliğine ilişkin .... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden açılan dava sonuçlandıktan sonra kararın kesinleşmesini müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirilebileceği davacıya bildirilmiştir.

Ancak söz konusu dava süreci devam ederken ve 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasında düzenlenen doğrudan satın alma başvurusu için son başvuru tarihi olan 31/12/2022 tarihi henüz dolmamışken, dava konusu 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla davacının yapı kayıt belgesine konu taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı tarafından yeniden yapılan 27/06/2022 tarihli satın alma başvurusuna verilen 14/08/2023 tarihli cevapta ise, taşınmazın 18/05/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınması nedeniyle doğrudan satışının mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Bu itibarla, davacı tarafından 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasıyla kendisine tanınan hak kasamında yapı kayıt belgesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği aktarılan ilgili mevzuat kapsamında uyuşmazlığa konu taşınmazın doğrudan satışı talebinde bulunulmuş ve imar değişikliğine ilişkin dava kesinleştikten sonra taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği kendisine cevaben bildirilmiş iken, davacı tarafından söz konusu yapı kayıt belgesine istinaden yapılan doğrudan satın alma başvurularına ilişkin olarak ilgili mevzuata göre değerlendirme yapılarak satın alma talebi hakkında bir sonuca varılmadan, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının İPTALİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

3.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

4.2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/11/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulunun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.

Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usûllerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.

Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Dava dosyasının incelenmesinden, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listesinde yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmesi üzerine söz konusu kararın Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından bu gerekçeyle iptal karar verilmesi gerektiği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanunu 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığının belirlendiği, bu nedenle 3194 sayılı İmar Kanunu 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunu 7181 sayılı Kanun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanunu 3194 sayılı İmar Kanunu 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanunu 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunu 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanunu 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu açıklamasının eklendiği, 18/05/2018 tarihinde eklenen Geçici 16. maddenin davacıya bir hak sağlamayacağı, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda, özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların yapı sahibine satışa konu edilebileceği, 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağının" kurala bağlandığı, 4046 sayılı Kanunu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanunu 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanunu 3194 sayılı Kanun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu 4046 sayılı Kanun 7394 sayılı Kanun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş, ancak Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunu 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanunu 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarihli ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanunu 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı Kanunu 4342 sayılı Mera Kanunu K703 md.8 K4046 md.29 K5591 md.7 K396 md.1 K4046 md.1 K396 md.4 K7181 md.14 K3194 md.4 K4046 md.3 K30425 md.16 K4046 md.16 K3194 md.16 K30425 md.85 K703 md.3 K4046 md.37 K2960 md.2 K4706 md.5 K703 md.85 K7394 md.13
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.