Esas No
E. 2023/4005
Karar No
K. 2024/1792
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/4005 E.  ,  2024/1792 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2019/150 Esas, 2023/67 Karar
HÜKÜM: Davanın reddine

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan muhtelif tarihlerde kredi kullandığını ve kredileri ödediğini, müvekkilinden kredilerin ödenmesi sırasında sözleşme ve yasaya aykırı şekilde tahsilatlar yapıldığını, davalının kredi borcuna uyguladığı faizlerin fahiş olduğu gibi, temerrütten dolayı erken tahsil ettiği kredilerin faizlerini de düşerek tahsilat yapması gerekirken sanki vadesinde ödeniyormuş gibi müvekkilinden yaklaşık 20.000,00 TL fazla faiz tahsilatı yapıldığını ayrıca, dosya ve komisyon masrafı, hesap işletim ücreti, sigorta pirimi adı altında 5.000,00 TL’yi aşan haksız tahsilat yapıldığını, kredilerin teminatı olarak verilen ipoteklerin fekki gerekirken ipotek fek masrafı adı altında talepte bulunulduğunu, bankanın müvekkili tarafından istenilen belgelerin ibrazı için tahsil ettiği 100,00 TL’nin de iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinden yüksek faiz oranları uygulanarak ve vadesinden önce tahsil edilen kredi taksitlerinden dolayı alınan meblağlardan şimdilik 2.000,00 TL’nin, sigorta, hesap işletim ücreti, komisyon adı altında yapılan kesintilerden şimdilik 2.000,00 TL’nin, 100,00 TL operasyon maliyeti ve ipoteklerin tesisi için alınan komisyonların şimdilik 1.000,00 TL’sinin ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 23.12.2014 tarih, 2012/443 E., 2014/698 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının tacir olduğu, basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davacıdan masraf alındığı, ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davacı tarafından sözleşmenin imzalandığı, kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan alınan masraflar kredi tutarları itibariyle makul olduğundan arşiv araştırma ücreti dışında masraf iade talebinin yerinde olmadığı, davacıdan fazla faiz tahsil edilmediğinin de tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 06.06.2017 tarih, 2016/853 E., 2017/3433 K. sayılı kararıyla taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde masraf, komisyon alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, miktar ya da oran belirtilmemiş ise; kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, masraf, komisyon ve benzeri ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin sebebi, kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre ticari kredi mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin de nazara alınamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede kesintilere ilişkin miktar ya da oran belirtilmediği, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, masraf, komisyon ve benzeri ad altında yapılan kesintilerin miktar ya da oranlarının karşılaştırılmasına göre bankanın kesinti yapmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmede haksız tahsil edilen masraf ve komisyonlara ilişkin maddeler bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verildiğini, sözleşmede yer almayan hükümlerden dolayı emsal uygulamalar gerekçe gösterilerek haksız şekilde müvekkilinden komisyon ve masraf istenmesi ve bu alacaklara banka hesabı üzerinden el konulmasının kazanılmış hak ihlali olduğunu, davalı bankanın uygulamış olduğu faiz, masraf ve komisyon miktarlarının tutarsız ve keyfi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle komisyon, dosya masrafı ve benzeri ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemenin 23.12.2014 tarih, 2012/443 E., 2014/698 K. sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulüne, 100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce davacı lehine bozulduğundan mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen 100,00 TL yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu dikkate alınmaksızın davanın tümüyle reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog