1. Hukuk Dairesi 2024/95 E. , 2025/108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; davalıyla evliyken 2012 yılında boşandıklarını, kendisine ait olan taşınmazların yurt dışında yaşaması nedeniyle kadastro çalışmaları sonucu davalı adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazlardan 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki evin yurt dışında çalışırken kazandığı paralarla yapıldığını ileri sürerek Zonguldak ili, Alaplı ilçesi, Fındıklı köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 32 parsel ve 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların ikiye bölünmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/150 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğunu iddia ettiği ancak mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla dava konusu taşınmazları tarafların birlikte satın aldığı ve bir süre birlikte kullandıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli kararıyla yeniden keşif yapılması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 27.01.1980 tarihinde evlendikleri ve 19.10.2012 tarihinde boşandıkları, davacının 1993 yılında yurt dışına gittiği, dava konusu taşınmazların 2014 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu sonucu davalı adına tespit gördüğü, davalının dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğinin tespite kadar tek başına fasılasız ve nizasız devam ettiği, davacının zilyetlik iddiasının ispatlanamadığı, kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların davalı adına tespitlerinin yapılmış olmasında bir hata olmadığı, ayrıca davacının yurtdışından para gönderip göndermediği, gönderdi ise ne miktarda para gönderdiği hususunun da yöntemince ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların evlilik birliği içinde davacı ile davalının birlikte satın aldıkları, dava konusu taşınmazları birlikte kullanıp birlikte zilyet oldukları, her ne kadar davalı taraf senede dayansa da tanık beyanları ile sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazları beraber satın aldıkları, davalının dava konusu taşınmazlarda 1/2 payda zilyetliğinin davacı adına olduğu, Borçlar Kanunu'nun 153/3. maddesince evlilik devam ettiği sürece eşler arasında zamanaşımı işlemeyeceğinden, yani zamanaşımı durduğundan, taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleştiği tarih olan 19.10.2012 tarihinden kadastro çalışmalarının yapıldığı 25.10.2014 tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarda 1/2 payın davacı adına tescile karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların davalı adına 1/2 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1994 yılında yurt dışına gittiği ve 1998 yılından 2011 yılına kadar ülkeye dönmediğinin anlaşıldığını, köyde dahi bulunmayan kişinin dava konusu taşınmazlarda zilyetliğinin bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu, Zonguldak ili, Alaplı ilçesi, Fındıklı köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 32 parsel sayılı 4.916,59 metrekare yüz ölçümündeki fındık bahçesi nitelikli ve 137 ada 1 parsel saylı 179,52 metrekare yüz ölçümündeki iki katlı kargir ev ve bahçe nitelikli taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların kendisine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescil istemiyle dava açmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 3.372,48 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.