Esas No
E. 2023/4666
Karar No
K. 2025/964
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/4666 E.  ,  2025/964 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2016/16 E., 2023/21 K.
KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Siirt ili Pervari ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 4 parsel sayılı 1.678,81 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 144 ada 5 parsel sayılı 4971,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine taşınmazların mütegayyip eşhastan kaldığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydı ve vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 30.01.2015 tarihli önceki kararında; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.04.2016 tarihli 2015/20688 Esas, 2016/3855 Karar sayılı ilamıyla " Mahkemece, kadastro tespit gününe kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı, taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen tespit bilirkişileri her iki taşınmazın kimseye ait olmadığını köyün merası olduğunu söylemelerine rağmen usulüne uygun bir mera araştırması yapılmadığı,, keşif sonucunda düzenlenen zirai bilirkişi raporunda taşınmazların kuru tarım arazisi olduğu belirtiltilmesine rağmen, fotoğrafçı bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen fotoğrafların arkasında dosya numarası, ada parsel numarası yazmamakla birlikte taşlık ve kayaların yoğun bulunduğu ekilmeyen arazi görünümünde olduğunun gözlemlendiği, eksik ve çelişkili incelemeye dayalı olarak karar verilemeyeceği,

Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazların bulunduğu yerde mera tahsis kararının bulunup bulunmadığının ilgili yerlerden sorulması, komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile haklarında dava görülmüş ise mahkeme ilamlarının kesinleşme şerhlerini de gösterir onaylı örnekleri Tapu Müdürlüğünden, dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan getirtilerek dosya arasına konulması ve ardından taşınmaz başında jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mer'a, yaylak veya kışlak olup olmadığı, değilse davalılar ya da miras bırakanları tarafından ekonomik amaca uygun kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmesi suretiyle ve taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, rapor ekinde taşınmazı değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesinin istenilmesi, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi, ayrıca temin edilebilecek en eski renkli uydu fotoğrafı ile kadastro paftası ve dava konusu edilen taşınmazları komşu taşınmazlarla birlikte çakıştırarak raporunda göstermesinin istenilmesi; ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda belirtilen tarihli kararıyla; özetle "davacı Hazine tarafından dava konusu taşınmazların emvali metruke olduğu, Hazinenin özel mülkiyetinde olup ve devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu iddiası ile dava açıldığı, davacı Hazine tarafından dava konusu taşınmazların bulunduğu ... köyüne ait ecrimisil kayıtlarının sunulduğu, kayıtların bozma öncesi yapılan keşifte uygulamasının yapıldığı, ancak kayıtların mahalline uygulanamadığı, bu nedenle mahkemenin 2014/110 E- 2015/47 K. Sayılı kararı ile davacı Hazinenin davasının reddine, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş ise de; Kadastro Kanunu'nun 18. Maddesinin 2. Fıkrasında "orta malları, hizmet malları, orman ve devletin hüküm ve tasarrufunda olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemez." hükmünün bulunduğu, davacı Hazine davasını emvali metrukeye dayandırmış ise de davacı Hazinenin davasının kamu düzeninden olduğu ve bu iddia ile açılan davanın Kadastro Kanunu 18. Maddesinin 2. Fıkrası gereği geniş yorumlanmasının gerektiği, mahkemece 07.04.2014 tarihinde yapılan ilk keşifte dinlenen tespit bilirkişilerinin taşınmazların herhangi birine ait olmadığı ve köyün merası olduğunu beyan ettikleri, mahkemece yapılan gözlemde taşınmazın üzerinde büyük taşlar ve kayalar ile yabani otların bulunduğunun gözlemlendiği, mahkememizce bozma sonrası yapılan 06.12.2022 tarihinde dinlenen mahalli bilirkişilerin de taşınmazların kimseye ait olmadığını, evvelden beri mera olarak kullanıldığını söyledikleri, mahkemece taşınmazların ekili dikili olmadığının gözlemlendiği, dosyada alınan raporlarda da taşınmazlarda imar ihyanın bulunmadığı ve mera arazisi özelliği gösterdiği tespit edildiği" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulü ile ... köyü 144 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına yapılan tespitin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak meralara mahsus özel sicile yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan ... (144 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyizin konusu 144 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olup; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyize konu 144 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 1086 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.