11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Sigorta tarafından sigortalı bulunan ... mülkiyetinde ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu müvekkili ... ağır bir şekilde yaralandığını, sürücüsü ... olan otomobilin, 22/07/2022 tarihinde saat 11:00 sıralarında ... ... Mahallesinde bulunan .... Sk. ve ... bulvarı kesişiminde bulunan ışıklarda yanında bulunan 9 yaşındaki yeğeni ile beraber karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline araçlar için sürücünün kırmızı ışık yanmakta iken kırmızı ışıkta durmaması nedeniyle müvekkiline çarpması şeklinde kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrası ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış ve tedavi altına alındığını, müvekkilinin ... Şehir Hastanesi'nde de tedavi gördüğünü, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin çok ağır yaralandığını, bacaklarında birden fazla kırık, kafatasında çatlama ve vücudunun bir çok yerinde ezilmeler meydana geldiğini, müvekkilinin bacaklarında bulunan kırıklar nedeniyle müvekkilini ameliyat ettiklerini ve bacaklarına 6 adet platin takıldığını, yapılan ameliyat ve diğer tedavi işlemleri nedeniyle müvekkilinin sık sık hastaneye gitmek zorunda kaldığını, müvekkilinin, ayağının kırık olması nedeniyle ihtiyaçlarını tek başına gideremediğini, müvekkili hali hazırda koltuk değneği ve tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu tedavi ve bakım masrafları oldukça fazla olup, bu masrafların kazaya sebeiyet veren tarafın sigorta şirketinden tazmini zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasından tahkikat başlatılmış olduğunu, Soruşturma dosyasından alınan 22.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in ASLİ (tam) kusurlu olduğu, müvekkil ...'in ise herhangi bir kusurunun olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin yaşadığı trafik kazasından sonra tekerlekli sandalye ve koltuk değneğine ihtiyaç duyar hale gekmiş olup desteksiz ayağa dahi kalkamadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; maddi tazminat talebimiz yönünden; Kusur, maluliyet, tazminat ve tüm diğer haklarımızda fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 2.500 TL kalıcı maluliyet, 1.500 TL geçici iş göremezlik, 900 TL bakıcı giderleri, 100 TL tedavi masrafları, olmak üzere şimdilik 5.000 TL'nin 6100 sayılı HMK 107. Maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve AAÜT uyarınca vekalet ücretiyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsil sorumlulukları çerçevesinde tahsiline, manevi tazminat talebimiz yönümden; 50.000,00 TL manevi tazminat talebimizin ise temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve AAÜT uyarınca vekalet ücretiyle birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsil sorumlulukları çerçevesinde tahsiline karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından sağlık kurulu raporu iletilmeden K.T.K MADDE 97 uyarınca usulune uygun başvuru yapılmadan huzurdaki dava açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliye başvurunun tam yapılması gerekmektedir. davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafından tarafımıza Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporu ibraz edilmediğini, işbu nedenlerle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, müvekkillimiz şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi vezorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMSS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti zaruri nitelikte olduğunu, hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve başvuru konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde bavuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları’nda yapılan ilgili değişiklik ile geçici iş göremezlik tazminatı da dahil olmak üzere tüm sağlık giderleri ZMMS kapsamında çıkartılmış ve teminat kapsamı dışına alınmıştır. Somut olayda, başvuranın konu kaza nedeni ile uğradığı geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talebi kaza tarihi itibariyle SGK tarafından karşılanacağını, bu sebeple müvekkili Şirket’e bu yönde herhangi bir talep yöneltilmesi hukuken doğru olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçtiğine ilişkin iddiaları asılsız olup davacının, yayalara kırmızı ışık yanarken karşıya geçmeye çalıştığı ve kusurlu olduğu davacının soruşturma dosyasındaki ifadelerinden açıkça anlaşıldığını, davacı taraf, dava dilekçesinde; müvekkilin, araçlar için kırmızı ışık yanarken durmadan yoluna devam ettiği ve bu nedenle kazanın meydana geldiğine ilişkin haksız ve asılsız iddialarda bulunduğunu, ancak, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma Numaralı dosyasında müvekkili ...'in kolluk tarafından alınan ifadesinde; müvekkili, araçlara kırmızı ışık yandığını görünce durduğunu ışığın yeşil olduğunu görünce yoluna devam etmek istediğini ancak tam harekete geçtiğinde arabasının önüne atlayan davacıyı fark ettiğini ancak her ne kadar frene basarak kazaya engel olmak istemişse de kazaya engel olamadığını açıkça ifade etmiş olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine soruşturma dosyasında kesin bir kusur raporu bulunmadığını, davacının kazadan önce de geliri olmadığı, çalışma hayatı olmadığı ve ev hanımı olduğu, hem ekonomik- sosyal durum araştırma raporu neticesinde hem de karşı tarafın adli yardım taleplerinin gerekçesinde açıkça anlaşıldığından, karşı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı talebi haksız olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığından, davacının manevi tazminat talebi haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkiline kusur izafe edilse dahi talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak nitelikte olduğunu, müvekkili ...'in, dava konusu aracı kendi menfaati doğrultusunda işletmesi ve bu şekilde ekonomik yarar sağlaması gibi bir durum söz konusu olmadığından işleten sıfatı olmadığını, bu nedenle, müvekkili ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden, müvekkillerinin sorumluluğu olmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama gideri ve masrafların davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın