10. Hukuk Dairesi 2024/13133 E. , 2025/354 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.05.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden Kurum nezdinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2015/13468 Esas ve 2016/6558 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ‘1479 sayılı Kanun'da, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesine paralel geçmişe yönelik sigortalılık tesciline imkan veren yasal düzenleme bulunmadığından anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi de ilgiliye zorunlu sigortalılık hakkı kazandırmaz. Ancak ödemelerin icra takibi sonucu gerçekleştiği veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri (af) kapsamında yatırıldığı hallerde, Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptali iyiniyetle’ bağdaşmayacaktır. Somut olayda ise, icra takibi sonucu gerçekleşen bir ödeme veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri (af) kapsamında yatırılan bir miktar olmadığından, Medeni Kanun'un 2. maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Davacı, Mirioğlu Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde hissedar olup kurucu ortak değildir. 1479 sayılı Kanun'un 2. maddesinde anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi ortakları sigortalı sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde ise anonim şirketlerin sadece yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yönetim kurulu üyeliği başlayanların sigortalılıkları yönetim kurulu üyeliğinin başladığı tarihte başlamıştır.
Davacının yönetim kurulu üyeliği ise, 17.04.2008 tarihinde başlayıp 11.04.2014 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, 17.04.2008 tarihi öncesi yönetim kurulu üyeliği bulunmaması nedeniyle 1999 yılında zorunlu sigortalı sayılması mümkün değildir. Yine, davacı 25.01.2000 tarihi itibariyle prim ödemesi yapmaya başladığından bu tarihten önce 1999 yılında isteğe bağlı sigortalı sayılması mümkün değildir." gerekçesiyle davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde zorunlu Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine ve davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 14.05.1999-31.12.1999 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılık süresine ait prim borcunu 25.01.2000 tarihinde davalı Kuruma ödediğini, Kurumun bu primleri 20 yıldan fazla kullandığını, primlerin uzun süre kullanılması nedeniyle bu durumdaki sigortalıların geçmişe yönelik hizmet sürelerinin tespiti taleplerinin Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen "iyiniyet" kuralı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının, Kurum tarafından iptal edilen 14.05.1999-31.12.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.