Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3786 E. , 2024/6680 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
3.... 4- ...
5.... 6- ...
7.... 8- ...
9.... 10- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 25/03/2024 tarih ve E:2023/5990, K:2024/2013 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacılara ait Trabzon ili, ... Nolu ... Mahallesi (eski Kavakmeydan Mahallesi) ... pafta, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların imar planında belirlenen ilköğretim tesisi kullanım kararının değiştirilmesi için olumlu görüş verilmesi istemiyle davacılar tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K.... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 15/01/2019 tarih ve E.2017/2817, K:2019/226 sayılı kararı ile onanması sonrasında Anayasa Mahkemesine yapılan ... sayılı başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 01/03/2023 tarihli kararda, taşınmazın uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrılmasına rağmen beş yılı aşkın bir süredir kamulaştırılmaması ve herhangi bir tazminat da ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verildiği, Anayasa Mahkemesince verilen 01/03/2023 tarihli kararda atıf yapılan ... başvuru numaralı ve 20/09/2018 tarihli kararda (Hüseyin Ünal Başvurusu), başvuru konusunu oluşturan davanın imar planında yol olarak ayrılan taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle Belediye aleyhine açılan tam yargı davası (kamulaştırmasız el atma davası) olduğu, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında dava konusu edilen işlemin ise taşınmazların imar planında belirlenen ilköğretim tesisi kullanım kararının değiştirilmesi için olumlu görüş verilmesi istemiyle Trabzon Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddine dair işlem olduğu göz önünde bulundurulduğunda işbu davanın konusu ile Anayasa Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli kararında atıf yapılan Hüseyin Ünal Başvurusundaki davanın konusunun birbirinden farklı olduğu bununla birlikte, yeniden yapılan yargılamada davacılara ait taşınmazların imar planında belirlenen ilköğretim tesisi kullanım kararının değiştirilmesi için olumlu görüş verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin hukuka uygun olup olmadığının tespiti için yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden dava konusu taşınmazın imar planında okul gibi kamusal nitelik taşıyan bir kullanım için ayrılmış olmasının kamu yararına uygun olduğu, söz konusu alanın kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği bu durumun o bölgenin genelini ilgilendirdiği ve taşınmazın çevresinin çoğunlukla yapılaşmış ve etrafında askeri alanın olması nedeniyle mümkün olmadığı, 2019 yılının sonuna kadar ikili eğitimin sona ereceği ve tam gün eğitimine geçileceği dikkate alındığında bölgede yeni derslik ve dolayısıyla okul alanına ihtiyaç doğacağından, davacıların başvurularının reddine ilişkin dava konusu işlemin davalı idarenin takdir yetkisi içerisinde tesis edildiği, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile kamu yararına hizmet gereklerine ve dolayısıyla hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından,Trabzon İdare Mahkemesinin Anayasa Mahkemesinin kararını yerine getirmediği, eski kararını aynen tekrar ettiği bu nedenle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 25/03/2024 tarih ve E:2023/5990, K:2024/2013 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :Trabzon ili, Merkez, ... nolu ... Mahallesi ... ada ... sayılı parselde yer alan taşınmazın hissedarı olan davacılar tarafından; taşınmazlarının imar planında ilköğretim tesisi olarak planlanması nedeniyle taşınmazları üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması istemiyle yapmış oldukları başvurunun reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı davalı idare işleminin, hukuka aykırı olduğu, uzun yıllar taşınmazlarında tasarrufta bulunamadıkları, mülkiyet haklarının ihlal edildiği, davalı idareye yapılan başvurulardan bir sonuç alınamadığı iddialarıyla iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinde: "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun 04.07.2019 tarihli 7181 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle getirilen "İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler" başlıklı 13. maddesinde; "Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;
a)Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,
b)4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.
Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.
İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. " düzenlemesi yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesinde 04.07.2019 tarihli, 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu: " İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüz ölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz." hükmü getirilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek madde 1'de; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmü yer almıştır.
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun "Bireysel Başvuru" başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan "Kararlar" başlıklı 50. maddesinde, "(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu ve ilgililerce yapılan bireysel başvurular üzerine ihlal kararı verilmesi hâlinde, yargı merciilerince, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılarak, Anayasa Mahkemesi kararında açıklanan ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta davacılar tarafından taşınmazlarının imar planında ilköğretim tesisi olarak planlanması nedeniyle taşınmazları üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması istemiyle yapmış oldukları başvurunun reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı davalı idare işleminin iptali için bakılan dava açılmış ise de, idare mahkemesince davanın taşınmazların imar planında belirlenen ilköğretim tesisi kullanım kararının değiştirilmesi için olumlu görüş verilmesi istemiyle davacılar tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı kabul edilerek söz konusu kullanım kararına ilişkin imar planının şehircilik ilkeleri planlama esaslarına göre uygun olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince davacılara ait taşınmazın beş yılı aşkın bir süredir kamulaştırılmaması ve herhangi bir tazminat da ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olup anılan karar gereği davaya konu taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli imar planında hangi kullanım alanında kaldığı, parselasyon ya da kamulaştırma yapılarak taşınmazdaki kısıtlılık durumunun giderilip giderilmediği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken Anayasa Mahkemesi kararının gereği yerine getirilmeden imar planının hukuka uygun olup olmadığı incelenerek karar verilmesinde isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.