Esas No
E. 2022/20814
Karar No
K. 2024/16113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/20814 E.  ,  2024/16113 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İLK DERECE : Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, terör örgütü propagandası yapma, mala zarar verme

HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... Ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,

2.Sanıklar ... (3 Kez), ... (2 Kez), ... (1 Kez) Ve ... (4 Kez) hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan; TCK'nın 174/1-2, 62, 52/2, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarının düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,

3.Sanık ... hakkında 1 kez tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçuna yardım suçundan;TCK'nın 174/1-2, 39/2-c, 62, 52/2, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi,

4.Sanıklar ... (3 Kez), ... (2 Kez), ... (1 Kez) Ve ...(4 Kez) hakkında mala zarar verme suçundan; TCK'nın 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarının düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,

5.Sanık ... hakkında 1 kez mala zarar verme suçuna yardım suçundan; TCK'nın 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi,

6.Sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan; 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 7/2-2.cümle, TCK'nın 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,

7.Sanıklar ..., ... Ve ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan; 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 7/2-2.cümle,

TCK'nın 43/1, 62, 51. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,

TEMYİZ EDENLER :

Sanıklar müdafileri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Ve ...'e iddianamenin tutuklu bulundukları cezaevleri aracılığı ile tebliğ edildiği, sanıkların savunmalarının alındığı 2 nolu celsede savunma için herhangi bir süre talep etmeksizin iddianamedeki iddialar ile ilgili savunma yaptıkları ve bu konuda da herhangi bir temyiz istemleri bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

I-)Sanıklar ...(3 Kez), ...(3 Kez), ...(1 Kez) Ve ... (4 Kez) hakkında mala zarar verme suçundan; sanık ... (1 kez) 19/07/2016 tarihli 6. olay nedeniyle ve ... (1 kez) hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Anılan suçlardan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca bu suçların 7188 sayılı Kanun kapsamında temyizi kabil suçlar arasında sayılmadığından anılan suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun (kesin olarak) esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE,

II-)Sanıklar ..., ... Ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde; Temyiz taleplerinin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasınınesastan reddiyle mahkumiyete ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

III-)Sanıklar ... (3 Kez), ... (2 Kez) Ve ... (4 Kez) hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde;

1.Sanıklar ... (3 Kez) ve ... (4 kez) hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu bakımından:

a)Her iki sanık bakımından; Patlayıcı maddeleri örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen eylemlerde kullandıkları kabul edilen sanıklar hakkında, tehlikeli maddeleri bulundurma suçunun mütemadi nitelikte olması ve temadinin kesildiği en son bulundurma tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı nazara alındığında, anılan suç yönünden tek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,

b)Sanık ... bakımından kabule göre de; 10.07.2016 günü saat 02:30 sıralarında Suriyelilere ait Şifa Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine molotof kokteyli atılması eylemine (5. olay) sanığın katılıp katılmadığının tespiti açısından olay öncesi ve sonrasına dair kamera görüntülerinin olayı gören ... izlettirilerek, olayı gerçekleştirirken gördüğü yüzü maskeli şahısların üzerindeki kıyafetler ile kamera görüntülerinde sanığın üzerinde olan kıyafetlerin benzer olup olmadığının araştırılarak, sanığın eyleme katıldığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespitine çalışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanık ... (2 kez) hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu bakımından:

a)Oluş, iddia, mahkeme kabul ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince sanığın 21.05.2016 ve 02.04.2016 tarihli eylemlere azmettirdiğinin kabul edildiği, sanığın bu hali ile mala zarar verme suçuna iştirak ettiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamışsa da; aynı zamanda tehlike suçu olan TCK'nın 174. maddesinde düzenlenen tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunun meydana gelebilmesi için anılan maddede sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesinin gerektiği, sanığın bu seçimlik hareketleri gerçekleştirdiğine dair dosyada bir delil bulunmaması karşısında, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

b)Kabul ve uygulamaya göre de; Patlayıcı maddeleri örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen eylemlerde kullandığı kabul edilen sanık hakkında, tehlikeli maddeleri bulundurma suçunun mütemadi nitelikte olması ve temadinin kesildiği en son bulundurma tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı nazara alındığında, anılan suç yönünden tek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,

3.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından: Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 E-2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266)

Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı nazara alındığında, örgüt üyeliği suçu yönünden önem arzeden 10.07.2016 günü saat 02:30 sıralarında Suriyelilere ait Şifa Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine molotof kokteyli atılması eylemine sanığın katılıp katılmadığının tespiti açısından olay öncesi ve sonrasına dair kamera görüntülerinin olayı gören ... 'na izlettirilerek olayı gerçekleştirirken gördüğü yüzü maskeli şahısların üzerindeki kıyafetler ile kamera görüntülerinde sanığın üzerinde olan kıyafetlerin benzer olup olmadığının araştırılarak sanığın eyleme katıldığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespitine çalışılıp, yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılma yapılarak, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, bütün delillerin bir arada tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından:

Sanık hakkında atılı suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması karşısında, tanıklar Ozancan Yolveren ve ...'nün CMK’nın 210. maddesi gereğince doğrudan aleni duruşmada veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip, AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

5.Sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçu bakımından:

12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"a göre 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu kabulüne dair şartın kaldırıldığının anlaşılması karşısında; anılan düzenlemenin sanıklar lehine olduğundan bahse konu yasa değişikliği hükümlerine göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, sanık ...'ın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog