43. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek bedeli davacı bankanın teyiti ile ödendiğini, davacı yanın kendi dilekçesinde de yinelediği gibi; söz konusu çek, takas odası aracılığıyla davacı bankaya ibraz edilmiş ve bu tip ibrazlarda çek aslının görülemediğinden bahisle çekin sahte olduğunun ibraz anında tespit edilemediği bildirildiğini, ibraz neticesinde davacı banka tarafından ödemenin yapılabileceğinin müvekkili bankaya bildirilmesi üzerine çek bedeli ödendiğini, çekin sahte olduğunun anlaşılması fiziki kontrol ile mümkün olmadığını, davacı banka ancak keşidecinin müracaatı ile çekin sahte olduğunun tespit edildiğini beyan ettiğini, belki çek sahibi banka tarafından yapılacak ilk kontrollerde tespit edilebilecek unsurlar dışında böyle bir durumun üçüncü kişilerce tespit edilebilmesi mümkün olmadığını, çoğu zaman yapılan uzman bilirkişi incelemelerinde dahi bu husus muallakta kaldığını, zaten çeklerin takas odası aracılığıyla ibraz edilmesinde güdülen amaç ve yararlardan bir tanesi de bu şekildeki çekler için ait olduğu bankadan (direkt veya müşterisi aracılığıyla) teyit almak suretiyle hak kayıplarının önüne geçebildiğini, sahte çekle ilgili sorumluların tespit edilebilmesi için her hangi bir şikayet sürecinin bulunup bulunmadığının beyan edildiğini, davacı bankanın her hangi bir idari ve hukuki süreç neticesi belirtmeksizin çek keşidecisi müşterisine ödeme yaparak bu hususla ilgili müvekkil bankaya karşı dava açma yoluna gitmesinin de hakkaniyetli ve iyi niyetli bir yaklaşım olmadığı kanaatinde olmadıklarını, nitekim ortada sahte bir çek varsa ve bu durumla ilgili ihtilaflı bir süreç varsa, bununla ilgili öncelikle cezai bir takibat yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, mevcut durumun ortaya çıkmasında müvekkili bankanın her hangi bir kusuru söz konusu olmadığını, çekin hukuken muteber bir ciro silsilesi ile müvekkili bankaya ulaştığını, kusuru bulunmayan müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğününde olmadığını, davanın müvekkili banka açısından reddini,tüm yargılama gider ve masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacı vekilinin, ... Bankası ... şubesine ait, ... çek nolu, 15/03/2016 keşide tarihli, 19.000 TL. bedelli çekin takas odası aracılığı ile ibraz edildiğini, çek bedelinin ödendiğini, keşidecinin itirazı üzerine yapılan incelemede çekin sahte olarak üretildiğinin anlaşıldığını, keşidecinin zararının giderildiğini, takas odası aracılığı ile ibrazlarda çeki fiziki olarak gören davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyanla ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının ise çekin sahte olarak üretildiğinin fiziki kontrol ile anlaşılamayacağını, davacının çekin sahte olduğuna dair uyarısının olmadığını beyanla davanın reddine savunduğu görülmüştür. Taraflar arasında dava konusu çekin sahte olarak üretildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sahte olarak üretilen ve takas odası aracılığı ile ödenen çek bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın