Esas No
E. 2023/2254
Karar No
K. 2025/1543
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/2254 E.  ,  2025/1543 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2022/4 E., 2023/7 K.
HÜKÜM: Davanın reddi

Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında Sinop ili Türkeli ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 150 ve 151 parsel sayılı taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek sırasıyla ... ve ... adlarına, sınırı İlk Derece Mahkemesince takdir edilmek üzere yüzölçümleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacılar murisi ... dava dilekçesinde, Köyiçi mevkinde kain taşınmaz ve taşınmaz üzerinde bulunan davalıların oturduğu evin 1/2 hissesini, abisi ... 'tan 10.04.1974 tarihli senet ile satın alarak zaman zaman kullanıp temizlediğini, davacının, davalıların da isteği üzerine maddi durumları iyi olmadığından taşınmaz ve üzerindeki evi kullanmalarına muvafakat ettiğini ancak son zamanlarda davalıların, davacının sahip olduğu hisseyi, kullanmasına izin vermediği gibi üzerinde ev yapmaya çalıştıklarını, bu sebeple taşınmaz ve evdeki 1/2 hisseye vaki müdahalenin men'ine ve müvekkilinin izni olmadan yapılan inşaatın kal'ine karar verilmesine ilişkin ... ve müştereklerini (... mirasçıları) davalı olarak gösterdiği satış senedi ile zilyetliğe dayalı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davası taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış, aşamalar da taşınmazı murislerinin davalıların murisine satmadıklarını belirtmiştir. Davalılar, davacının söz konusu hisseyi ... 'tan satın aldıktan sonra, 1970'li yıllarda kök murisleri ...'a sattığını ve davacıların taşınmaz üzerinde haklarının kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 102 ada 150 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespitin iptali ile, ...'ın mirasçıları adına payları oranında, 102 ada 151 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hükmün, davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/8963 Esas, 2016/4114 Karar sayılı kararıyla "kadastro hakiminin açık, anlaşılır ve hükmün infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde tescil hükmü kurmakla yükümlü olduğu, İlk Derece Mahkemesince kısa kararda çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırın nereden geçeceği konusunda bir karar verilmediği, sadece fen bilirkişileri raporunun kararın eki sayılmasına hükmedildiği, gerekçeli kararın gerekçe kısmında ise “iki taşınmaz arasındaki sınırın 22.10.2009 tarihli fen bilirkişileri ... ... ve ... 'in raporlarına ekli krokide gösterildiği üzere kırmızıya boyalı (A) ve (B) harfleri ile gösterilen dava konusu kısımların 102 ada 150 parselde kaldığı, sınırın 2 numaralı nokta 1764, 1768 olarak gösterilen noktalar olduğu anlaşıldığından bu şekilde tesciline” karar verildiğinin belirtildiği, hüküm kısmında ise, kısa kararda olduğu gibi "fen bilirkişileri ... ... ve ... 'in 22.10.2009 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokinin kararın eki sayılmasına" şeklinde karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların metrekareleri belirlenmeksizin tespit edilmiş olmalarına karşın İlk Derece Mahkemesince de bu yönde bir hüküm kurulmadan 102 ada 150 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına, 102 ada 151 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tesciline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "davacıların çekişmeli taşınmaz bölümü hakkındaki davalarını ispat edemedikleri" gerekçesiyle davanın reddine, 102 ada 150 parsel sayılı taşınmazın 02.10.2017 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) (A = 22,32 ve B = 55,05 metrekare) harfleri ile gösterilen kısımların 102 ada 150 parsel içerisinde bırakılarak, 102 ada 150 nolu parselin toplam yüzölçümünün 1.624,68 metrekare ve ahşap ev ve bahçe niteliği ile hükümden gösterilen payları ile muris ...’ın mirasçıları adına, çekişmeli 102 ada 151 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1.078,28 metrekare ve ahşap ev ve bahçe niteliği ile ... Oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 12.04.2021 tarihli ve 2021/1427 Esas, 2021/3555 Karar sayılı kararıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince mahallinde, olabildiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ile tarafların bildirdikleri tüm tanıklar ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek bilirkişiler ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından, ne zamandan beri ve hangi hakka dayalı olarak kullanıldığı, davacıların murisi ...’ın, taşınmazı davalıların murisi ...’a satıp satmadığı, satmış ise zilyetliğin devredilip devredilmediği ve devredilmiş ise ne zaman devredildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanması; teknik bilirkişiden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor alınması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairenin 23.02.2022 tarihli ve 2021/16513 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararıyla "karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "çekişmeli taşınmazın köy sakinlerince adı ... olarak da bilinen kök muris ...’den kaldığı ve ...'in vefatından sonra taksimen ...’a intikal ettiği, ...’ın da denetime elverişli bulunarak hükme de esas alınan 27.01.2023 havale tarihli fen raporuna ekli krokide de gösterildiği üzere mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının zeminde yer göstermesi sonucu yapılan ölçümde kadastro tespit işlemleri esnasında 102 ada 150 parsel numaralı taşınmaz içerisinde sınırlandırılan kırmızı renkle boyanmak suretiyle ve (A) harfi ile gösterilen 22,32 metrekare miktarındaki yer ile yeşil renkle boyanmak suretiyle ve (B) harfi ile gösterilen 55,05 metrekare miktarındaki yeri davacı kardeşi ...'a sattığı, davacı ...'ın ise iddiasının aksine yaklaşık 1973 yıllarında yeri diğer kardeşi olan davalıların murisi ...'e satarak zilyetliğini devrettiğini ve bu tarihten sonra 102 ada 150 parsel ve parsel üzerinde bulunan yapının tamamını dava tarihine kadar nizasız fasılasız davalıların murisi ... oğlu ..., onun vefatından sonra da ...'in mirasçıları tarafından kullanılmış olduğunun alınan tanık beyanlarından anlaşıldığı, davacının sadece 102 ada 151 parsel sayılı taşınmazı taksimle edinip kullandığı ve bu parsel üzerinde bulunan yapıyı yaptığı, nitekim aksine ciddi sebep ve deliller bulunmadıkça asıl olanın tanıkların doğruyu söyledikleri, akrabalık ve diğer bir yakınlığın başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamayacağı, dosyada davalı tanıklarının olamamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli davacı yanca sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı gibi aksine tanık anlatımlarının yer ve zaman bildiren görgüye dayalı beyanları içerdiği anlaşıldığından mahkememizce itibar edilerek hükme esas alındığı, dolayısıyla davalıların savunmalarında ileri sürüldüğü gibi davacının açmış olduğu davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davacının talepleri sübut bulunmadığından esastan reddine, ekli 27.01.2023 hakim havale tarihli fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokili rapor uyarınca dava konusu (A) harfi ve kırmızı tema ile gösterilen 22,32 metrekarelik kısım ile (B) harfi ve yeşil tema ile gösterilen 55,05 metrekarelik kısımın 102 ada 150 parsel sayılı taşınmazın içerisinde bırakılmasına ve neticeten 102 ada 150 parsel sayılı taşınmazın toplam 1.624,68 metrekare yüzölçümü ve bahçe niteliği ile tamamı 1232 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tescili ile parselin beyanlar hanesine "Parsel üzerinde bulunan ahşap bina ... ve ... oğlu ...'a aittir." şerhinin eklenmesine, aynı tarihli rapor uyarınca 102 ada 151 parsel sayılı taşınmazın toplam 1.078,28 metrekare yüzölçümü ve bahçe niteliği ile tamamı 80 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla Bülend Demitaş ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tescili ile parselin beyanlar hanesine "Parsel üzerinde bulunan ahşap bina ... ve ... oğlu ...'a aittir." şerhinin eklenmesine, dosya içerisinde bulunan fen bilirkişisinin 27.01.2023 hakim havale tarihli rapor ve krokisinin işbu kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 1086 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.