T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/437 - 2025/671
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2022
NUMARASI : 2021/352 E. - 2022/329 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2022 Tarih ve 2021/352 Esas - 2022/329 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin 2021/00893 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun tescili istenen 33. sınıf "“coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar” malları için ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığı, "..." ibaresinin Türkçede “ilk örnek, model” anlamına geldiğini, tescil istenen "rakı" emtiasının ... bir ürün olarak piyasaya sunulmasının alkollü içkilerde rastlanan bir durum olmadığı gibi ülkemizin yasal düzenlemeleri gereğince de mümkün bulunmadığını, müvekkilinin benzer nitelikte başvurularının tesciline karar verildiğini ileri sürerek, 2021-M-8148 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu işaretin tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen asgari ayırt edicilikten yoksun bir işaret olduğunu, başvuru konusu “...” ibaresinin başvuruda tescili talep edilen ürünler için geliştirilen yeni bir ürün olarak genel bir anlamı ifade ettiğini, bu nedenle bahsi geçen ibarenin ilgili tüketiciler tarafından redde konu mallar açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını ve bu ürünlere ilişkin tanımlayıcı, özellik belirten bir adlandırma olarak algılanacağını müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği malların 33. sınıf "Coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar." malları olduğu, bu malların, alkollü içecek ürünlerinden olan rakılara ilişkin olup, bu ürünlerin hammaddesi yahut aroma vericisi olarak meyvelerden, anason tohumu, alkol gibi malzemelerden yararlanıldığı, bu malların damıtma gibi aşamaları bakımından kullanılan imbik, bunun hacmi, yapıldığı malzeme özelliklerinin tescil talebine konu edilen mallar ile ilgili olduğu, başvuru kapsamında yer verilen “rakı” ibaresi ile doğrudan bağlantılı bulunduğu,ancak başvuru markasında “rakı” ibaresi tek başına yer almadığı, ürün adını temsil eden bu ibarenin “...” sözcüğüyle birlikte bulunduğu, bu ibarenin ise tescili istenen malların açıklanan özelliklerden biri ile doğrudan ilgisinin bulunmadığı, alkollü içki üretiminde bazı özel serilere gidilmesi gibi bir yöntem olmakla birlikte model çalışması yapılması veya tüketicilere model/örnek ürün sunulması gibi bir işleyişin bulunmadığı dolayısıyla da herhangi bir özellik belirtme durumunun özellikle de “...” ibaresi bakımından ortaya çıkmayacağı, bütünsel olarak değerlendirilme esası olduğu için, "...” ibaresinin tescil talebine konu edilen coğrafi işaret özelliklerine uygun rakılar ile ilgili özelliklerle ilişkilendirilmesinin söz konusu olmayacağı, zira, ... kavramının coğrafi işaret özellikleriyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, neticede dava konusu başvurunun tescil talebine konu edilen 33. sınıftaki mallar bakımından tanımlayıcılık içermediği gibi ayırt edici niteliğinin de bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'ın 18.10.2021 tarih 2021/M-8148 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili, başvuru konusu işaretin tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen asgari ayırt edicilikten yoksun bulunan, SMK'nın 5/1. maddesinin (b) ve (c) bendi kapsamında olan bir işaret olduğu ,başvuru konusu işaretin "..." ve "rakı" ibarelerinden oluştuğunu, başvuru kapsamında ise 33. sınıf" Coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar." emtialarının yer aldığını ,"..." ibaresinin, Türk Dil Kurumu’na göre, "ilk örnek, örneklik eden biçim veya nesne" anlamını taşıdığı, yine Vikipedi’de anlamının, “genel terminoloji ve semantikte belirli bir kategoride ele alınabilecek herhangi bir somut nesne, varlık veya olgunun geri kalanlar için örnek teşkil edebilme vasfına sahip ilk ve en ilkel türevi" olarak açıklandığını, buna ögre “...” ibaresinin, tescili talep edilen ürünler için geliştirilen yeni bir ürün olarak genel bir anlamı ifade ettiğini, bu nedenle bahsi geçen ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, redde konu mallar açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, bu ürünlere ilişkin tanımlayıcı, özellik belirten bir adlandırma olarak algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, mark başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde de ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescilinin mümkün olduğu, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin, başvurunun tescil edilmek istendiği 33. sınıf "Coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar" malları yönünden ayırt ediciliği haiz bulunduğu gibi tanımlayıcı da olmadığı, zira mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, alkollü içki üretiminde bazı özel serilere gidilmesi gibi bir yöntem olmakla birlikte model çalışması yapılması veya tüketicilere model/örnek ürün sunulması gibi bir işleyişin bulunmadığı, "..." kavramının coğrafi işaret özellikleriyle de doğrudan bir ilgisinin olmadığı, bu itibarla dava konusu başvurunun bir bütün olarak SMK'nın 51/-b ve c maddeleri uyarınca tescili engeli bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 435,50-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 28/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.