10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :349-111 Davacı, mesleğe giriş tarihinin 01.06.1994 olarak tespit ve düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, 2926 sayılı Yasa kapsamındaki tarım sigortalılığı re’sen tescille 20.04.1995 tarihi itibarıyla başlatılmış ise de; bilahare aile reisliği sıfatını kocasının ölümüyle kazanmış olması gözetilerek, anılan sigortalılık giriş tarihi 01.06.1998 olarak düzeltilmiştir.Davacıya ait hesap ekstrasına göre de, 01.06.1994 ve 01.06.1998 tarihlerinde ürün teslimi nedeniyle yapılmış tevkifatların bulunduğu görülmektedir. İş bu dava ile davacı, 01.06.1994 tarihli prim kesintisi dikkate alınarak bu tarihten itibaren tarım sigortalısı sayılması gerektiğini beyanla, tarım sigortalılık giriş tarihinin 01.06.1994 olarak düzeltilmesini istemiş ise de,anılan bilgiler ışığı altında dava; teslim edilen ürün bedellerinin yapılan tevkifatlara dayalı olarak 01.06.1994-01.06.1998 tarihleri arası dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, tarımsal faaliyetin sürekliliği konusunda bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, 01.06.1994 tarihli prim kesintisi ve kurum işlemlerinin haksızlığından hareketle, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1994 olduğunun tespitine, denilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin, Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine teşkil edecek tarımsal faaliyetinin kesintisiz devam edip etmediği konusunda bir araştırma yapmadan ve davayı bir sigortalılık başlangıcı şeklinde alarak, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleridir. 2926 sayılı Kanunun 2.maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanunun 3.maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5.maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6.maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanunun 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğunun kabulü gerekir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalalığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün ve 2011/10-230-319 ile 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 Karar sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için mahkemece;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın