11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1643
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2023
NUMARASI : 2020/566 Esas - 2023/745 Karar
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/09/2023 tarih 2020/566 Esas 2023/745 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin dairesini, kooperatifin sabit ödemeli ortağı olan ...'tan satın aldığını, ...'a ise Bornova 3. Noterliği'nin 1615 yevmiye ile 22.01.2003 tarihinde kooperatifin verdiği taahhütnameye göre anahtar teslim sabit ödemeli ortaklık tahsis edildiğini, bu durumun İzmir 2. ATM'nin 2007/659 Esas 2009/116 Karar sayılı dosyası ile sabit olduğunu, başka mahkeme kararlarıyla da ortaklık statüsünün teyit edildiğini, kooperatifte anahtar teslim sabit ödemeli ortaklık ve sabit ödemeli ortaklık olmak üzere iki tür sabit ödemeli ortaklık tahsis edildiğini, anahtar teslim sabit ödemeli ortakların, sabit ödemeli ortaklardan daha fazla ödemede bulunduğunu, bu ortaklığın özel bir statü olup, genel giderlerde dahil olmak üzere hiçbir gider ve aidatlardan sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkilini ortaklık statüsü mahkeme kararıyla kesinleştiği halde, mahkeme kararlarına aykırı şekilde genel kurullarda kararlar alındığından davalar açıldığını, davaların müvekkili ve aynı durumdaki diğer ortaklar lehine sonuçlandığını, müvekkilinin kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, davalının 15.03.2015 tarihli genel kurulunun 11 - 12 nolu maddesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ortaklardan 400,00 TL aidat alınmasının oy çokluğuyla karara bağlandığını, müvekkilinin bu karara muhalefet ettiğini ileri sürerek anılan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, iddianın doğru olmadığını, davacının sabit ödemeli ortak sıfatının bulunmadığını ve alınan kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin ortaklığı konusunda uyuşmazlıklar olduğu, davacı ile birikte bir kısım ortaklar tarafından, sabit ödemeli ortak olduklarını gerekçesiyle her yıl yapılan genel kurul sonrasında, iptal davaları açıldığı, gerek mahkemede, gerekse başka mahkemelerde davaların devam ettiği, ancak davacının mahkemenin 2007/659 E- 2009/116 K sayılı dosyasında ve kapatılan İzmir 7. ATM'nin 2012/125 E sayılı dosyası ile birleştirilen mahkemenin 2008/525 E sayılı dosyasında, ortaklık statüsünün sabit ödemeli olduğunun kabul edildiği ve bu hususun kesinleştiği, kesinleşen kararlara göre, davacının sabit ödemeli ortak olup, tapu, ruhsat harçları gibi genel giderler dışında imalat için alınacak aidat giderlerinden sorumlu olmadığı, genel giderler dışında davacıdan imalat giderleri aidatı alınamayacağı hususunun, kazanılmış hakların ortadan kaldırılması sonucunu doğuran kararların batıl kararlar olduğu, batıl kararların, her zaman batıllığının tespitinin istenebileceği, batıl nitelikteki kararlara karşı dava açılabilmesi için, muhalefet etmeye ve karşı oy kullanmaya da gerek olmadığı ve davanın belirli bir süreye bağlı olmadığı, davaya konu 15.03.2015 tarihli genel kurulda alınan 11-12 numaralı kararın, davacı ve onun gibi özel statülü ortakları kapsar şekilde ve hiçbir ayrım yapmadan genel olarak alındığından ve davacının kazanılmış haklarını ihlal etmesi mutlak butlanla batıl olduğu, her ne kadar davacı iptal isteminde bulunmuş ise de bu istemin re'sen gözetilecek batıllığı da kapsadığı gerekçesiyle, davanı kabulüne ve 15.03.2015 tarihli genel kurul toplantısının 11-12 numaralı olarak alınan kararın butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :Dairemizin 21/09/2020 tarih 2017/2145 E. 2020/758 K. sayılı ilamı ile, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/659 E-2009/116 K sayılı ilamı ile davacının sabit ödemeli ortak olduğunun mahkeme kararıyla ortaya konulduğunu, davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde bu hususun ihtilaf konusu olmadığını, sabit ödemeli ortak olan davacının, kooperatif genel giderlerinden sorumlu olduğunu, kooperatifte 10 yıllı aşkın süredir ikamet edilmekte olduğundan, inşaat giderleri yapılmadığını, davaya konu aidatların tamamının genel giderler olduğunun iddia edildiğini, ilk derece mahkemesince, iptal davasına konu 11. ve 12. gündem maddeleriyle karara bağlanan aidatın, tamamının genel giderlerden oluşup oluşmadığı, bu genel giderlerin hangi kalemlerden oluştuğu, genel yönetim ve alt yapı gideri mi yoksa aidat gideri mi olduğu hususu yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle açıklığa kavuşturulmadan ve davalı kooperatif tarafından istenen giderlerin ne gideri olduğu hususu netleştirilmeden davacı ve onun gibi özel statülü ortakları kapsar şekilde ve hiçbir ayrım yapmadan genel olarak, tüm ortakları kapsar şekilde aidat ödemesi kararının alındığı ve bu şekilde karar alınmasını mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle, kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2007/659 E-2009/116 K sayılı ilamı ile, davacının davalı kooperatifin sabit ödemeli ortağı olduğu, davalı kooperatifin 15/03/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 11 ve 12. gündem maddeleri kapsamında, üyelerden 400,00-TL aidat alınmasına dair kararın, davacının üyelik statüsüne aykırı olup olmadığı hususunda görevlendirilen iki ayrı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor ve ek rapor içeriklerine göre, davacı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında, üyelerden alınmasına karar verilen 400,00-TL aylık aidatın, davalı kooperatifin genel yönetim giderlerini dahi karşılamaya yetmeyen, genel yönetim gideri mahiyetinde olduğu, anılan dönemde, davalı kooperatifin herhangi bir bina inşaat ya da alt yapı giderine rastlanmadığı, bu kapsamda, davalı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında, üyelerden alınmasına karar verilen aylık 400,00-TL aidatın sabit ödemeli ortakların da katlanması gereken genel yönetim giderleri mahiyetinde olduğu, bu nedenle iptali istenen kararların kanuna ve ana sözleşmeye iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği, iptalini gerektirir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili, Sabit ödemeli ortakların sadece yararlandıkları hizmetler nedeniyle genel yönetim giderlerine katılmakla yükümlü olduklarını, bilirkişi tarafından genel yönetim gideri adı altında sabit ödemeli ortak olan müvekkilinin davalı kooperatifin yaptığı mahkeme masraflarından, vekalet ücretlerinden, emlak vergisinden, ilam harçlarından, Kooperatife ait dairelerin aidat ve demirbaş giderlerinden vb giderlerden de sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından açılan pek çok davada genel kurul kararlarının iptaline karar verildiğini, kooperatifin sadece müvekkili değil, diğer sabit ödemeli ortaklar tarafından kooperatif aleyhine açılmış olan davalar yönünden masraf, vekalet ücreti, ilam harcı giderlerinden de müvekkilin sorumlu tutulduğunu, yine giderler listesinde kooperatife ait 6 dairenin muhtelif demirbaş ve aidat giderleri ve 11 noda emlak ve arsa vergisi ödemelerinden de davacının sorumlu tutulamayacağını, ayrıca giderler listesinde noter giderleri 10 ve 14 nolu sıralarda mükerrer olarak yazıldığını, alınacak genel kurul kararında sabit ödemeli ortaklar ile aylık ödemeli ortaklar için aidat miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalı kooperatifin sabit ödemeli ortağı olması nedeniyle, kooperatif aidatlarından sorumlu olmadığı iddiasına dayalı davalı kooperatifin 15.03.2015 tarihli genel kurulunun 11. ve 12. maddelerinin iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53/1. maddesine göre ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine kooperatif merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabilecektir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı kooperatifin 15/03/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında üyelerden 400,00-TL aidat alınmasına dair kararın, davalı kooperatifin sabit ödemeli ortağı olan davacının üyelik statüsüne aykırı olup olmadığı ve iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.
Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen yerel mahkemenin 2007/659 E-2009/116 K sayılı ilamı ile davacının davalı kooperatifin sabit ödemeli ortağı olduğunun kesin olarak tespit edildiği, ilk derece mahkemesince, Dairemizin 21/09/2020 tarih 2017/2145 E-2020/758 K sayılı kaldırma kararı doğrultusunda iptal davasına konu 11. ve 12. gündem maddeleriyle karara bağlanan aidattan davacı sabit ödemeli ortağın sorumlu olup olmadığının yaptırılan bilirkişi incelemesiyle açıklığa kavuşturulduğu, yerel mahkemece iki farklı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda; davalı kooperatif tarafından istenen giderlerin genel yönetim gideri olup, herhangi bir inşaat ya da alt yapı giderine rastlanmadığı, kaldı ki 16.02.2023 tarihli bilirkişi raporuyla davacı açısından 2015 yılı itibarıyla alınabilecek azami aidat bedelinin 534,41 TL olabileceği, buna karşın davacıdan talep edilen 400,00 TL aidatın bu miktarın altında kaldığının tespit edildiği, mahkemece söz konusu raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, Dairemizin 21/09/2020 tarih 2017/2145 E-2020/758 K sayılı kaldırma kararı doğrultusunda dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle mahkemece iki ayrı bilirkişiden alınan rapor ve ek rapor içeriklerine göre, davacı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında üyelerden alınmasına karar verilen 400,00 TL aylık aidatın genel yönetim gideri mahiyetinde olup, talep edilen miktarın içinde herhangi bir bina inşaat ya da alt yapı giderine rastlanmamış olmasına, davalı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında, üyelerden alınmasına karar verilen aylık 400,00 TL aidatın sabit ödemeli ortakların da katlanması gereken genel yönetim gideri mahiyetinde olduğunun tespit edilmiş olmasına, bu itibarla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53/1. Maddesi uyanıca iptali istenen kararların ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı yönündeki yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.