Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/5478 E. , 2024/4820 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, İzmir İli Aliağa İlçesi ... Mevkii ... ada ... sayılı parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin, 06/12/2019 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yatırım teşvik belgesi süresinin 06/06/2024 tarihine kadar uzadığından bahisle, emlak vergisi muafiyeti uygulanarak işlem yapılması istemiyle davalı idareye yapılan başvuruya verilen ...tarih ve ... sayılı cevapla, bildirim tarihini takip eden 2024 yılından itibaren muafiyet uygulanacağının bildirildiği ve 2023 yılına ilişkin ilişkin tahakkuk fişlerinin 30/05/2023 tarihinde elden tebliğ edildiği belirtilerek, taşınmazın yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisinden muaf olduğu iddiasıyla 2023 yılı emlak (arsa) vergisi tahakkukunun iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1319 sayılı Kanunun 15. maddesinin (e) fıkrasında, yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya tahsis edilen arazilerin yatırım teşvik belgesi süresince arazi vergisinden geçici olarak muaf olacağının düzenlendiği, herhangi bir şarta yer verilmediğinin açık olduğu, her ne kadar, 69 Seri No'lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalar için geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmek için bir takım koşullara yer verilmiş ise de, Emlak Vergisi Kanunun yukarda belirtilen maddesinde bildirim şartı bulunmadığı, Tebliğ ile Kanun hilafına herhangi bir kısıtlama getirilemeyeceği hususunun, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen ve Devletin temel niteliklerinden biri olan hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, bu durumda, davacı şirket tarafından yatırım teşvik belgesi kapsamındaki taşınmazı için arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı tahakkuk ettirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkukun iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süresinde açılmadığı, yatırım teşvik belgesinin süresinin uzadığından idarelerinin haberi olmadığı, otomatik uzama durumunun sözkonusu olmadığı, arazi(arsa) vergisi muafiyetine ilişkin Emlak Vergisi Kanununda da araziler yönünden bildirim şartı bulunduğu, davacının bildirimi üzerine de yasa gereği takip eden yıldan itibaren muafiyetin uygulandığı, kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulu ile kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, İzmir İli Aliağa İlçesi ... Mevkii ... ada ... sayılı parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin, 06/12/2019 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yatırım teşvik belgesi süresinin 06/06/2024 tarihine kadar uzadığından bahisle, emlak vergisi muafiyeti uygulanarak işlem yapılması istemiyle davalı idareye yapılan başvuruya verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, bildirim tarihini takip eden 2024 yılından itibaren muafiyet uygulanacağının bildirildiği ve 2023 yılına ilişkin ilişkin tahakkuk fişlerinin 30/05/2023 tarihinde elden tebliğ edildiği belirtilerek, taşınmazın yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisinden muaf olduğu iddiasıyla 2023 yılı emlak (arsa) vergisi tahakkukunun iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu ve vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin işleyeceği hükme bağlanmıştır. "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır. Emlak Vergisi Kanunun bina ve arazi vergisi yönünden paralel hükümler içeren tarh ve tahakkuk başlıklı 11 ve 21. maddelerinde; Bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;
a)Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
b)33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c)33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır. Emlak Vergisi Kanunun vergi değeri başlıklı 29. maddesinde ise; Vergi değeri;
a)Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,
b)Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, Hesaplanan bedeldir. Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı yönündedir. 19/06/2012 tarih ve 28328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 2012/3305 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar"ın Yatırım süresi ve tamamlama vizesi başlıklı 24. maddesinin ikinci fıkrası; "Teşvik belgesi kapsamındaki yatırımların proje bazında yapılacak değerlendirme sonucunda öngörülen sürede gerçekleştirilmesi esastır. Yatırımın öngörülen sürede gerçekleştirilememesi hâlinde, teşvik belgesinde kayıtlı ilk sürenin yarısı kadar ek süre verilebilir. Bu şekilde hesaplanan ek sürenin bir yıldan az olması halinde ek süre bir yıl olarak uygulanabilir." şeklindedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketçe, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen; ... tarih ve ... numaralı ve 06/12/2019 başlangıç-06/12/2022 bitiş tarihli "Yatırım Teşvik Belgesi" kapsamında komple yeni yatırım yapmak amacıyla İzmir ili Aliağa ilçesi ... ada ... sayılı parselde kayıtlı bulunan taşınmaza ilişkin, ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile davalı idareye başvurularak emlak(arsa) vergisi muafiyeti tanınması, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ödenen vergilerin iadesi talebinde bulunduğu, Emlak Vergi Kanunu Genel Tebliği (Seri No:69) gereğince 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ödenen vergilerin iade edilmesinin mümkün olmadığı, 2021 yılı için muafiyet uygulanamayacağı, 2022 yılı için ise muafiyet uygulanacağı hususunun davacıya... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirildiği, sözkonusu teşvik belgesine göre maufiyetin 06/12/2022 tarihinde sona erdiğinden bahisle, davalı idarece 2023 yılı emlak vergilerinin 01/01/2023 tarihinde tahakkuk ettirildiği, davacı şirket tarafından ... tarih ve ... sayılı dilekçesi ile 28/05/2021 tarihinde ibraz edilen Yatırım Teşvik Belgesinin süresinin, 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 24. maddesi ikinci fıkrası hükmüne göre geçerlilik tarihinin yarısı kadar yani 06/06/2024 tarihine kadar otomatik olarak uzatıldığı belirtilerek, belge bitiş tarihine kadar emlak(arsa) vergisi muafiyetin uygulanmasının talep edildiği, davalı idarece Emlak Vergi Kanunu Genel Tebliği (Seri No:69) hükümleri uyarınca muafiyetin bildiriminin yapıldığı yılı (2023 yılı) takip eden 2024 yılı için muafiyetin uygulanacağı hususunun ...tarih ve ... sayılı yazı ile bildirildiği, davacı tarafça 01/01/2023 tarihli tahakkuk fişlerinin ise 30/05/2023 tarihinde elden tebliğ edildiği belirtilerek, 2023 yılı emlak(arsa) vergisi tahakkukunun iptali istemiyle 26/06/2023 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarda yer verilen Bakanlar Kurulu'nun 2012/3305 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar"ın "Yatırım süresi ve tamamlama vizesi" başlıklı 24 maddesinin ikinci fıkrasında; teşvik belgesi kapsamındaki yatırımların proje bazında yapılacak değerlendirme sonucunda öngörülen sürede gerçekleştirilmesinin esas olduğu, yatırımın öngörülen sürede bitirilmemesi hâlinde, teşvik belgesinde kayıtlı ilk sürenin yarısı kadar ek süre verilebileceği kurala bağlanmış olup, anılan düzenlemeden teşvik kapsamındaki projelerin süresinde bitirilmemesi halinde verilecek ek sürenin zorunlu olmadığı, ihtiyari olduğu, davacı idddiasının aksine anılan Bakanlar Kurulu kararı gereği otomatik uzama durumunun sözkonusu olmadığı, İdareye bu hususa ilişkin bildirimin de 03/04/2023 tarihli dilekçeyle yapıldığı anlaşılmaktadır. 2002 yılında yapılan değişikliklerle, emlak vergisinde beyan esası kaldırılarak, bildirim esasına geçilmiş, arsa ve arazi değerlerinin 4 yılda bir takdir komisyonunca belirlenen cadde ve sokak rayiçlerine göre tarh ve tahakkuk edeceği, 4 yılda bir yapılan genel takdiri izleyen yıllarda ise emlak vergisinin, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle belirleneceği kurala bağlandığından, somut olayda genel takdir yılının 2022 yılı olduğu, 2023, 2024 ve 2025 yıllarının genel takdiri izleyen yıllar olduğu, davaya konu 2023 yılı emlak vergiside takvim yılı başında tarh ve tahakkuk edeceğinden, açılacak davalarında bu tarihten itibaren 30 gün içinde açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 01/01/2023 tarihinde tarh ve tahakkuk etmiş olan 2023 yılı emlak vergisi tahakkukuna karşı 30 gün içinde dava açılmadığı gibi, dava açma süresi içinde yapılmış bir başvuru da bulunmadığı, davacı tarafından dava açma süresinden sonra 03/04/2023 tarihinde yapılan başvuru ve bu başvuru üzerine verilen cevap ve yasa gereği tebliği gerekmeyen ve tahakkuktan haberdar olunduktan sonra, tahakkuk evraklarının davacının elden tebliği için talebi üzerine, davacıya tebliği de tahakkuka karşı açılan ve 31/01/2023 tarihinde sona eren dava açma süresini canlandırmayacağından, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasın incelenmesi suretiyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.