Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/2848
Karar No
K. 2024/802
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2848 E.  ,  2024/802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/2848
Karar No: 2024/802
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI): ... Odası
VEKİLİ: Av. ...
II- 1-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... İletişim Hizmetleri AŞ
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2022/7773, K:2023/6218 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d), (ü), (ğğ), (tt), (rrr), (vvv-1), (bbbb), (vvvv), (zzzz) bentleri, 5. maddesinin 5 ve 17. fıkraları, 7. maddesinin 12. fıkrası, 8. maddesinin 1 ve 6. fıkraları, 9. maddesi, 19. maddesinin 1.fıkrasının (c), (ç), (d), (e), (h) ve (ı) bentleri ile (f) bendinin 1 ve 2. alt bentleri, (ğ) bendinin 2 ve 4. alt bentleri, 20. maddesinin 1. fıkrası, 24. maddesinin 1. fıkrası (sehven 23. maddesinin 1. fıkrası yazılmış), 26. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 27. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 28. maddesi, 44. maddesi, 47. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 48. maddesinin 1 ve 5. fıkraları, 51. maddesinin 1. fıkrası, 54. maddesinin 7. fıkrası, 57. maddesinin 18 ve 19. fıkraları, 62. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları, 66. maddesinin 5. fıkrası, 68. maddesinin 9. fıkrası, 69. maddesinin 1, 6 ve 7. fıkraları ile geçici 3. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2022/7773, K:2023/6218 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/3624, K:2022/2139 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;

Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 24. maddesinin 1. fıkrası, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1, 2 ve 3. maddeleri ile 5. maddesinin son fıkrası, 44. maddesinin (I) fıkrasının (b), (f) ve (i) bentlerine yer verilerek,

1.Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinde, "(1)Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevcut uygulama imar planlarında kat adetleri veya bina yükseklikleri belirtilmemiş parsellerde;

a)Bina kat adetleri aşağıda gösterilen miktarları aşmamak üzere belirlenir: Konut, ticaret ve kombinasyonları Sanayi bölgelerinde İmar Planına göre bölgelerinde kat adedi kat adedi Yol genişliği (metre) (Bodrum kat hariç) (Bodrum kat hariç) Yol ≤ 7.00 2 1

7.00 < Yol ≤ 10.00 3 2

10.00 < Yol ≤ 12.00 4 2

12.00 < Yol ≤ 15.00 5 2

15.00 < Yol ≤ 20.00 6 2

20.00 < Yol ≤ 25.00 8 3

25.00 < Yol ≤ 35.00 10 3

35.00 < Yol ≤ 50.00 14 4

50.00 ≤ Yol >14 4

b)Bu maddenin uygulanmasındaki yol genişlikleri, parselin ön cephesinde yer alan yolun planda belirtilen genişliği veya planda belirtilmemiş ise ön bahçe, yeşil alan, refüj, meydan, otopark, demiryolu, su kanalı gibi unsurları içermeyen yolun genişliği esas alınır.

c)Kat adetleri, binanın kot aldığı noktaya göre hesaplanır. Ancak artan kat yüksekliğinden faydalanılmak suretiyle binanın hiç bir cephesinde bodrum katlar hariç kat sayısı artırılamaz. İmar planlarında gösterilen bina yüksekliklerinin veya kat adetlerinin birbirlerine tahvillerinde veya neye tekabül ettiklerinin tespitinde bu esaslar ile binanın kot aldığı noktaya en fazla 1.2 metre eklenmek suretiyle belirlenen subasman kotu dikkate alınır." düzenlemelerine yer verildiği,

Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerine ilişkin olarak yol genişlikleri, parselin ön cephesinde yer alan yolun planda belirtilen genişliği veya planda belirtilmemiş ise ön bahçe, yeşil alan, refüj, meydan, otopark, demiryolu su kanalı gibi unsurları içermeyen yolun genişliğinin esas alınacağı, kat adetlerinin, binanın kot aldığı noktaya göre hesaplanacağı, ancak artan kat yüksekliğinden faydalanılmak suretiyle binanın hiç bir cephesinde bodrum katlar hariç kat sayısının artırılamayacağı, imar planlarında gösterilen bina yüksekliklerinin veya kat adetlerinin birbirlerine tahvillerinde veya neye tekabül ettiklerinin tespitinde bu esaslar ile binanım kot aldığı noktaya en fazla 1.2 metre eklenmek suretiyle belirlenen subasman kotunun dikkate alınacağına dair düzenlenmelerde mevzuata aykırılık bulunmadığı,

2.Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, "(1) Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir: ...

c)Park alanları: Bu alanlarda encümen kararıyla;

1.Açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye,

2.1000 m2 ve üzeri parklarda ahşap veya hafif yapı malzemelerinden yapılmak, kat adedi 1’i, yüksekliği 4.50 metreyi ve açık alanları dâhil taban alanları toplamda %3’ü, her birinin alanı 15 m2’yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla trafo,

3.Tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark,

4.10.000 m2 üzerindeki parklarda, açık alanları dâhil taban alanları, (2) numaralı alt bentte belirtilenler de dâhil toplamda %3’ü geçmemek üzere muvakkat yapı ölçülerini aşmayan mescit ile trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu, yapılabilir." düzenlemelerine yer verildiği,

Dava konusu Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinde yer alan, park alanları içerisinde yapımı mümkün olan; açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye gibi yapılar, tanımı gereği kentte yaşayanların dinlenme ihtiyaçları için ayrılan park alanlarının ayrılmaz bir parçası olduğundan, bunların, park tanımı içerisinde, park ile bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği,

Bu kapsamda, kullanıcıların ihtiyaçlarının karşılanması açısından kamu yararına yönelik olarak tesis edildiği anlaşılan park alanları içerisinde açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola ve kameriye yapılmasına yönelik düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı; mevzuat gereği park alanlarını oluşturmakla yükümlü olan idarelerin, park içinde bu kullanımlardan hangilerine, ne ölçülerde yer verileceğini, parkın büyüklüğü ve kullanıcıların ihtiyaçlarını gözeterek belirleyeceği, Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinde mevzuata aykırılık görülmediği,

3.Yönetmelik'in 62. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında, "(1) Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. (2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, 634 sayılı Kanuna göre kat maliklerinin muvafakati alınmak, statik proje müellifince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek ve bina cephelerine 3.00 metreden fazla yaklaşmamak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak kaydıyla ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. (3) Elektronik haberleşme istasyonları 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur." hükümlerine yer verildiği; 30/9/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile 62. maddenin 2. fıkrasının “(2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, kat maliklerinin üçte ikisi ve gerekmesi halinde uygulamadan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölüm maliklerinin muvafakati alınmak, statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek kaydıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak; ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. Bina cephelerinde bu fıkrada aranan şartlara ilave olarak, sadece anten ve anten aparatları monte edilmek, cepheye bitişik olmak, dış cephe kaplamasıyla benzer görünümde olmak ve anten boyları 1,55 metreyi geçmemek şartları da aranır. Fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sabit elektronik haberleşme altyapısında kullanılan; saha dolabı, varlık noktası (PoP noktası), menhol, ankesörlü telefon ve bina içi anahtarlama ekipmanları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmadan kurulabilir.” şeklinde değiştirildiği, 3194 İmar Kanunu'nun 3. maddesi, 5. maddesindeki "yapı" tanımı ve 20. maddesine yer verilerek, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun Ek-35. maddesinde; “Elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan direk, kule, kulübe, konteynır, anten, dalga kılavuzu, enerji nakil hattı, alt yapı niteliğindeki tesisler gibi her türlü taşınır, taşınmaz mal ve teçhizat, kanun hükümlerine ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliklere uygun olarak kurulmak ve Kurumdan gerekli izin, ruhsat veya sertifikaları almak şartıyla, 3194 sayılı İmar Kanunu ve İmar Kanununa dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen yapı ruhsatiyesine ve yapı kullanma iznine tabi değildir.” hükmüne yer verildiği, bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 01/10/2009 tarih ve E:2006/129, K:2009/121 sayılı kararıyla anılan Kanun maddesinin iptaline karar verildiği,

Bu durumda, yukarıda yer alan Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, baz istasyonları kural olarak İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki yapı tanımı içinde yer aldığından, yapı mahiyetinde ve teknik altyapı tesisi niteliğinde olan baz istasyonlarının imar planlarında kurulabileceği yerlerin gösterilmesi gerektiği ve bu yapılar için yapı ruhsatı alınması gerektiği, dava konusu Yönetmelik hükmünde her tür ve ölçekte "baz istasyonu" tesisinin imar planında gösterilmesi ve yapı ruhsatından muaf tutulacak şekilde düzenleme getirilmesinde anılan İmar Kanunu hükümlerine uygunluk görülmediği gerekçesiyle,

Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendi yönünden davanın reddine, 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibareleri ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, Yönetmelik'in 9. maddesinde yer alan “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevcut uygulama imar planlarında kat adetleri veya bina yükseklikleri belirtilmemiş parsellerde;” ifadesinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, kat yüksekliğinin belirlenmediği bir imar planının İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırı olacağı, bu düzenleme ile yapı yoğunluğunun artırıldığı, bu şekilde yol genişliklerine göre yükseklik belirlenmesinin 1950’li yıllardaki yol istikamet planlarına dönülmesi anlamına geleceği, Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yeşil alanlar tanımında kalan parklar, piknik ve eğlence alanları, çocuk bahçelerine yapılacak olan yapıların her biri için yapılaşma koşulları yönünden kısıtlamalar getirildiği, ancak alana bu yapılardan kaç adet yapılabileceği veya alanın toplamda ne kadarının bu yapılara ayrılabileceği ve ne kadarının aktif yeşil alan olacağına dair hükümlere yer verilmediği, bununla birlikte yeşil alanların imar planı ile yerleri belirlenen alanlar olduğu, dolayısıyla bu alanlardan yapı yapılacak olanların belirlenmesi veya alanda yapılacak değişikliklerin encümen kararı ile değil belediye meclisi onayı ile yapılması gerektiği, bu nedenle alanda yer alacak olan trafo, otopark, büfe vb. belirlenmesinin imar planı yolu ile yapılması, ayrıca inşaat gerektiren kullanımların rekreasyon alanlarında çözülmesinin uygun olacağı ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, önceki dilekçelerinde yer alan iddia ve savunmalar tekrar edildikten sonra, 3194 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı ve ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceğinin hüküm altına alındığı, Kanunu'n 5. maddesi gereği yapı olarak nitelendirilen elektronik haberleşme istasyonu bu kapsamda değerlendirilerek Yönetmelik'te bunlardan hangileri için ruhsat aranmayacağına ilişkin düzenleme yapılmasında Kanun'a aykırılık bulunmadığı, bu kapsamda elektronik haberleşme istasyonları için imar planı ve yapı ruhsatı aranmamasının plan, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun yapılaşma amacı yönünden denetimsizliğe neden olmayacağı, elektronik haberleşme istasyonlarının özellikle günümüz koşullarındaki önem ve önceliği ile yapım, inşa ve montaj aşamaları birlikte düşünüldüğünde bunların diğer altyapı tesisleriyle bir tutulamayacağının açık olduğu, Yönetmelik'in 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibareleri ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerininde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahil tarafından, Yönetmelik'in 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibareleri ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerinin 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 12. maddesi ile ilga edildiği, bu nedenle bakılan davanın bahsi geçen madde yönünden konusuz kaldığı, bununla birlikte 17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile imar mevzuatında bir kısım değişiklikler yapılarak elektronik haberleşme sistemlerine yönelik yeni düzenlemelerin yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Savunmalar verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yönetmelik'in 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendi yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş;

50.maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2022/7773, K:2023/6218 sayılı kararının yukarıda belirtilen düzenlemeye ilişkin kısmı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/3624, K:2022/2139 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibareleri ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibareleri yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen düzenlemelere ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendi yönünden davanın reddi, 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibareleri ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerinin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 19/06/2023 tarih ve E:2022/7773, K:2023/6218 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde, Yönemelik'in 62. maddesinin 1 ve 2. fıkraları yönünden oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava konusu Yönetmelik'in 62. maddesinin 1 ve 2. fıkraları yönünden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 44. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.

Dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinde ise, "(1) Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. (2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, 634 sayılı Kanuna göre kat maliklerinin muvafakati alınmak, statik proje müellifince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek ve bina cephelerine 3.00 metreden fazla yaklaşmamak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak kaydıyla ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca, ulaştırmaya ilişkin tesislerden ruhsat alınmayacak olanlarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenebileceği öngörülmüş olup, bu doğrultuda dava konusu Yönetmelik ile elektronik haberleşme istasyonlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak kaydıyla ruhsat alınmadan kurulmasında üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, Daire kararının Yönetmelik'in 62. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki "ruhsat alınmadan" ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.