6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- ait işyerinin müvekkili şirkete---- sayılı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ---- gelen su akıntılarının sigortalı-------mağazasının depo alanlarındaki ürünlere sirayet etmesi sonucu dahili su hasarı meydana geldiğini yapılan incelemede su akıntısının ------ devam eden otel inşaatı çalışmasında yaşanan su kaçağından dolayı meydana geldiğinin tespit edildiğini, sigortalının ------katlarında bulunan mağaza depolarındaki emtianın bu nedenle hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz incelemesi ile işyerinde 33.100,80 TL hasar tespit edildiğini 1.000 TL sovtaj bedeli tahsilatından----sonra bakiye ------ tarihinde ödendiğini davalıların işbu zarardan sorumlu olduklarını beyan ederek ------ tutarındaki tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.------vekili cevap dilekçesinde özetle; hazırlanan ekspertiz raporunun incelenmesiyle, söz konusu raporun sigortalı ------yetkililerinin yönlendirmesiyle ve kulaktan dolma bilgilerle hazırlanmış olduğu sabit olup; söz konusu raporda su akıntısının nereden geldiğine yönelik hiçbir keşif ve tespit yapılmamış olduğu da izahtan varestedir. Bu nedenle, iddiasını hiçbir delil veya raporla kanıtlayamamış olan davacı taraf, haksız ve mesnetsiz iddiasını ispatla yükümlü olduğunu ayrıca söz konusu sigorta poliçesinin rizikonun gerçekleştiği tarihten 1 gün sonra düzenlenmiş olması, ------tarihinde tespit edildiği ve sigorta sözleşmesinin taraflarının bu durumu bilerek sözleşme akdetmeleri sigorta sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurmakta olduğunu bu nedenle geçersiz ve dürüstlük kurallarına aykırı bir sigorta sözleşmesine göre halefiyet ilkesine dayanılarak müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.------vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bu zararın ---- devam eden otel inşaat çalışmasında yaşanan su kaçağından dolayı meydana geldiğini iddia ettiğini ancak bu iddiasını kanıtlayacak belge veya tespiti haiz olmadığını somut bir delilin dosyaya sunulmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.------ vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde yer alan poliçeden açıkça poliçenin ---- tarihinde yapıldığının anlaşıldığını dava konusu olayın ise --- tarihinde gerçekleştiğini bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığını zararın otel inşaatından kaynaklandığı iddiasının somut delille ispatlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.------ yazı yazılarak dava konusu olayın meydana geldiği taşınmazın tapu bilgileri istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere inşaat mühendisi endüstri mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; sigortalı ---- depolarında oluşan su hasarına bağlı zarar ve ziyan, otel inşaatı sırasında ---- katı altındaki birinci bodrum katta bulunan takribi ---------alanlı depoda yeni ürün olarak depolanan muhtelif emtiaya, otel inşaatı sırasında takribi 10c m çapında galvaniz esaslı su borusu dönüş dirseklerinde oluşan patlama sonucu, koridorda biriken suların bir şekilde yol bularak, sigortalı -------- yapı market deposundaki emtiaya hasar ve zarar verdiğini, ayrıca kat holünde aşırı şekilde biriken suların bir şekilde üçüncü bodrum kata da sızarak ----- emtiaya hasar ve zarar verdiğini, hasarın oluşmasında davalılardan -----işletimi ve sorumluğunda bulunan ----, teknik inceleme neticesinde yapının birinci sınıf işçilik ve malzeme ile yapılmış ----- binası olması, yapı içerisinde çok sayıda nitelikli işyeri bulunması, yapıya ait özel bakım ve onarım ekibinin bulunduğunu, bu nedenle bina yapımında ve bakımında bir eksiklik bulunmadığını, hasarın oluşmasında ---- malikine ve sigortalıya atfedilecek müterafik bir kusur söz konusu olmadığını, diğer davalılar olan --- şirketlerinin otel inşası sırasında yapmış oldukları su borusu bağlantısı hatası sonucu sigortalı işyerinde oluşan hasarları karşılamakla yükümlü olduğunu, davalı şirketin sorumlu olduğu miktarın, Ekspertiz Raporunda belirtilen 32.110,80 TL hasar ve zarar tutar miktarının, sigortalı deposundaki emtianın yeni ve satışa arz edilecek malzeme niteliğinde olup haddi layıkında bulunulduğunu, davacı sigortacının, 33.110,80 TL hasar tazminatı ödediği ve 1.000.-TL sovtaj geliri elde ettiği dava dosyasında bulunan banka dekontlarından anlaşıldığı, bu durumda rücuya konu olabilecek halef olunan tutarın 32.110,80 TL olduğunu, belirtmiştir.İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ek raporda özetle; kusurun dağılımında kök rapordaki görüşlerinde değişikliğe gitmediklerini, ----- sigorta süresinin ----, sigortalısının sigorta hasar tazminatı ödenen dava dışı “ ------ poliçenin hazine onaylı Yangın Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlendiği ve ek teminatlar ile güçlendirildiğini, dava açısından meydana gelen dahili su hasarının teminat kapsamında olan risklerden olduğunu, 28.01.2021 tarihinde gerçekleşen risk nedeni ile sigortalı kıymetlerde meydana gelen zararın sigorta süresi dahilinde meydana geldiğini ancak poliçe düzenleme tarihi öncesinde olduğunu, davacı sigortacının dava dışı sigortalısına hasarın gerçekleştiği 28.01.2021 tarihi öncesinde herhangi bir yazılı (ispat edilebilir) kuvertür vermemişse bu durumda yapılan tazminat ödemesi bir “lütuf ödemesi” (ex-gratia) durumunda olduğunu belirtmiştir.Dava rücuen tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: 28/01/2021 tarihinde meydana gelen olayda davacının sigortalısının zarara uğrayıp uğramadığının, zarar uğradıysa hangi miktarda maddi zararının oluştuğu, davalılarının zararın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı, davalıların bu zarardan sorumlu olup olmayacağı ile hangi miktarda sorumlu olacağı, davacının rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere; "...Öğretide sigortacının halefiyeti; “zarar gören sıfatı ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkın ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali” olarak tanımlanmaktadır ----6762 sayılı TTK’da halefiyetin tanımına yer verilmemekle, 1301. maddesinde; “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigorta ettiren kimse, 1 inci fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.Sigortacının 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesinde düzenlenen yasal halefiyet ilkesine bağlı olarak üçüncü kişiden istemde bulunulabilmesi için yalnızca sigorta bedelinin ödenmesi yeterli değildir. Halefiyete dayalı olarak rücu davasının açılabilmesi için sigortacı ile sigortalayan arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının geçerli olan sigorta ilişkisi nedeniyle sigortalayana ödeme yapması, sigortalısının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir. Eş söyleyişle; 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi gereğince sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra zarar sorumlularına rücu edebilir. Bunun dışında kalan hâllerde yapılan ödemelerden dolayı sigorta şirketinin poliçe ilişkisine dayanılarak rücu davası açması mümkün değildir.Sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine uygun olmayan bir ödeme yapılması durumu ise öğreti ve uygulamada “ex gratia ödeme” yani “hatır ödemesi” olarak adlandırılmaktadır.Poliçe hükümlerine aykırı bir ödeme yapıldığında sigortacı, TTK 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkını kazanamaz. Sigortacının açtığı rücu davasında halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını alacağın temliki yoluyla devralmışsa, bu takdirde davacı davacılık sıfatını 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesinden değil, 818 sayılı BK’nın 162 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan alacağın devri hükümlerinden almış olacak ve sigortaca rücu davası şeklinde açılan dava ret olunmayarak, genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır ------ Tüm bu hususlar mahkemece resen araştırılmalıdır.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; dosyada mevcut 15.07.2009 tarihli ibraname içeriğinden, dava dışı sigorta ettirenin 141.155,00TL tazminat karşılığında dava konusu hırsızlık nedeniyle uğradığı zarara ilişkin üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarını, ödenen tazminat kadar davacı sigorta şirketine devrettiği görülmüştür. Eş söyleyişle davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen ibranamede davacı şirket, zarar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almış, sigortalı davalıdan talep edebileceği alacağını BK’nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğu kuşkusuzdur."Hasarın teminat kapsamında olup olmadığı tam olarak tespit edilememekle birlikte davacı sigorta şirketi, sigortalıya ödeme yapıp, sigortalının olay nedeni ile 3. kişilere karşı olan talep ve dava haklarını dosya içerisinde mevcut ibraname ile devralmıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, olayla ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 183. ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete devretmiştir. Bu durum karşısında davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına ödediği bedeli, sigorta ilişkisi kapsamında halefiyet gereği davalılardan talep hakkına sahip olmasa dahi alacağın devri hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.Somut olayda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hasarın oluşmasında ------ şirketlerinin otel inşası sırasında yapmış oldukları su borusu bağlantısı hatası sonucu meydana geldiği, işbu şirketlerin zarardan sorumlu olduğu, davalı ---- dava dışı sigortalının ise meydana gelen zararda sorumluluklarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan yine alınan bilirkişi raporu ile halef olunan tutarın 32.110,80 TL olduğu tespit edilmekle davanın davalılar ---- yönünden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap