8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen 22.02.2024 tarihli kararın katılan kurum vekili ve sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.07.2024 tarih ve 2024/19948 Esas ve 2024/5648 Karar sayılı kararı ile; "... sanığın katılan ... ile mağdurlar ... ve ...'a karşı eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-e-f, 43 üncü maddelerinde kalan tek bir eylemle birden fazla kişinin hürriyetini kısıtlama suçunu oluşturduğu, ancak sanığın, katılanları silah tehdidi altında zorla alarak katılan ...'nin bulunduğu ikamete götürüp orada ayrı bir eylemle katılan ...'ye karşı da cebir ve şiddet kullanarak evde alıkoyması şeklindeki fiilinin de katılan ...' ye karşı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden eylemin tek suç olarak kabul edilip yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarih ve 2024/580 Esas, 2024/679 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılan ... ve mağdurlar ... ve ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 3-a-e-f, 43/2 delaletiyle 43/1, 53, 58 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın, katılan ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 3-a, 53, 58 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın pişmanlık durduğuna, 5237 sayılı Kanunun 62 ve 29. maddelerinin uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; verilen sonuç cezanın yetersiz olduğuna, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın, katılan ... ile gayri resmi nikahlı birliktelikleri olup bir süre önce ayrıldıkları, katılanın oğlu ... ile birlikte kendi ailesi ile birlikte yaşamaya başladığı, olay günü katılan ...'nin oğlu ... ve kız kardeşi ... ile birlikte ikametinin yakınlarında bulunan markete gittikleri, sanığın, katılanların yanlarına geldiği, katılan ...'ye daha önceki şikayetlerinden vazgeçmesini telkin ettiği, bu sırada tedirgin olan ...'nin market içerisinde gezinirken durumdan babasını haberdar ederek yanlarına çağırdığı, katılan ...'in, kızları olan ... ve ... ile torunu ...'ı almak için arabasıyla marketin önüne geldiği ve birlikte marketten ayrılarak ikametlerine dönmek üzere yola çıktıkları, katılan ...'in aracı park etmek üzere olduğu sırada sanığın elinde tüfekle araca yaklaştığı ve aracın sağ ön camına tüfeğin dipçiğiyle vurarak camı kırdığı, sanığın, araçtan inen katılanlar ..., ... ve ...'a tüfek doğrultarak hepsinin ikamete girmelerini istediği, bu sırada katılan ...'nin de ikamette bulunduğu, sanığın katılan ...'ye de tüfek doğrultarak rızasına aykırı şekilde ikamete girerek katılanların hepsini silah tehdidi altında ikamette alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, bilirkişi raporu, kriminal raporlar, adli raporlar, tanık beyanları, katılanların anlatımları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında, koşulları bulunmadığından haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, (2) numaralı bentte belirtilen hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarih ve 2024/580 Esas, 2024/679 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii, katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap