10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :596-87 Dava, yersiz aylıkların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın farklı yargı çevresindeki iş mahkemesi dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Öncelikle belirtilmelidir ki dava 15.11.2011 tarihinde açılmış olup, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Kanunun 166’ncı maddesinde; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü öngörülmüştür. Yani, iki dava arasında, birlikte tahkikat yapılmasını ve tek bir hüküm verilmesini haklı gösterecek derecede yakın ve hak benzerliği bulunması halinde davalar arasında bağlantı var demektir. Bu davaların aynı veya benzer sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması gerekir. Ancak birleştirme ayrı yargı çevrelerindeki mahkemeler açısından zorunlu olmayıp, talep şartına da bağlanmıştır. Ayrıca birleştirme ancak ikinci davanın açıldığı mahkemece verilebilecektir. Davacı Kurum, hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davalıya, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği iddiasıyla yersiz aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının Samsun 3. İş Mahkemesinde ölüm aylığının yeniden bağlanması istemli dava açtığı, söz konusu “...davanın da bu dosyada verilecek kararı etkileyecek nitelikte olduğu...” gerekçesiyle birleştirilmelerine karar verilmiştir. Ne var ki; işbu dosyanın birleştirilmesine karar verilen Samsun 3. İş Mahkemesi’nin 2011/1557 esas sayılı dosyası celbedilmediğinden anılan dosyasının tarafları, konusu ve sebebi ve ayrıca hangi davanın önce açıldığı anlaşılamamaktadır. Üstelik dosyanın derdest olup olmadığı da belirlenememiştir. Hal böyle olunca; Samsun 3. İş Mahkemesi’nin anılan dosyasının getirtilerek bir sureti denetime elverir şekilde dosya içine konmalı ve derdestlik durumu belirlenip gerekirse sonucu bekletici mesele yapılarak, deliller değerlendirilip takdir edilerek sonucuna göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın