Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/8885
Karar No
K. 2024/2492
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/8885 E.  ,  2024/2492 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2023/8885
Karar No: 2024/2492

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:... Gayrimenkul Geliştirme Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...-... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Danıştay Dokuzuncu Dairesince dava konusu ödeme emirlerinin 6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımından kaynaklanan kısımları ile ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 3, 4 ve 5. satırları ile ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. satırlarına ilişkin kısımları yönünden verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; asıl borçlu şirket tarafından, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği 28/10/2016 tarihinden sonra, 4310 vergi kodlu 6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımından kaynaklanan ödenmemiş taksit tutarları da dahil olmak üzere kesinleşmiş alacakların 7440 sayılı Kanun'un 2/a maddesi kapsamında yapılandırıldığı, borçların yapılandırılmasıyla yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, yapılandırma sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,dava konusu ödeme emirlerinin 6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımından kaynaklanan kısımları ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 3, 4 ve 5. satırları ile ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. satırlarına ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Yapılandırmanın iptali üzerine yapılandırma öncesi duruma dönülüp takibin kaldığı yerden devam edeceğinden davacının sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: ... Gayrimenkul Geliştirme Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...-... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. 12/03/2023 tarih ve 32130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un“Ortak hükümler" başlıklı 9. maddesinin 6. fıkrasında; bu Kanuna göre ödenmesi gereken birinci ve ikinci taksitlerin ödeme sürelerinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında üç veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, birinci ve ikinci taksitlerin ödeme sürelerinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında üçten fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise , bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7440 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği,diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7440 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.

Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256, 7326 ve/veya 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen dayanak ödeme emirlerinin elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket tarafından vergi borçlarının 14/06/2017 tarihli başvuru ile 7020 sayılı Kanun, 17/07/2018 tarihli başvuru ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, kısmi ödemeler sonucunda yapılandırma şartlarının ihlali üzerine tecil dosyalarının iptal edildiği, dava konusu ödeme emri içeriği bazı borçların anılan yapılandırmalar kapsamında olduğu, kesinleşen amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bu borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açıldıktan sonra asıl borçlu şirket tarafından vergi borçlarının bu defa ... tarihli başvuru ile ..., ... tarihli başvuru ile ..., ... tarihinde de ... sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra asıl borçlu şirket tarafından vergi borçlarının 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacı söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağından adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin 3, 4 ve 5. satırları ile ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. satırlarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tecilin iptali üzerine 7440 sayılı Kanunun yayımı öncesinde önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden edeceğinden şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğu da kaldığı yerden devam edeceğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, yapılandırmanın ihlalinden sonra 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceğine dair hüküm bulunmayan yapılandırma Kanunları kapsamında yapılandırılan borçlardan, kanuni temsilciliği bu yapılandırmadan önce sona erenler sorumlu tutulamayacağından, Bölge İdare Mahkemesince asıl borçlu şirket tarafından 7143 ve 7020 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırmaların davacının sorumluluğuna etkisi, 7440 sayılı Kanundan doğan tecilin halen aktif olup olmadığı, bu aşamada borçların asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı, davacıya ödeme emri düzenlendikten sonra borçların bir kısmının yapılandırma kapsamında ödenmesiyle davacının sorumluluk miktarının değişip değişmediği ile yukarıda belirtilen diğer hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verileceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR VERGI Vergi Hukuku 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 32130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacı söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağından adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin 3, 4 ve 5. satırları ile ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. satırlarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tecilin iptali üzerine 7440 sayılı Kanunu 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunu 6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımından kaynaklanan kısımları ile ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 3, 4 ve 5. satırları ile ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. satırlarına ilişkin kısımları yönünden verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; asıl borçlu şirket tarafından, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği 28/10/2016 tarihinden sonra, 4310 vergi kodlu 6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımından kaynaklanan ödenmemiş taksit tutarları da dahil olmak üzere kesinleşmiş alacakların 7440 sayılı Kanunu 7440 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7440 sayılı Kanunu 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve Kanunu K32130 md.9 K213 md.10 K7440 md.9
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.