6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1692
- Karar No
- 2025/69
- Karar Tarihi
- 15.01.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
6. Hukuk Dairesi 2024/1692 E. , 2025/69 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
1.Mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili davasında, sözleşmenin feshi amacıyla Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı, tarafların 03.09.2003 tarihinde sulh sözleşmesi imzaladığı ve fesih iradelerinin 03.09.2003 tarihinde oluştuğu Borçlar Yasası gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine,Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2019 tarihli 2016/5322 Esas, 2019/3518 Karar sayılı ilamıyla 03.09.2003 tarihli sulh ve ibra protokolünün Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/666 Esas sayılı dosyasında 16.09.2003 tarihinde onaylanarak,17.09.2003 tarihinde kesinleştiği ve ilam mahiyetini kazandığı, İcra İflas Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca ilamların zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu dolayısıyla davanın zamanaşımına uğramadığı, işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davasında tarafların haricen sulh oldukları , sulh sözleşmesinin mahkemece onaylandığı ve kesinleştiği, sulh sözleşmesine göre davacıların murisine iki adet villa verileceğinin kararlaştırıldığı, ancak aradan geçen süre içerisinde inşaatların bitirilerek kat mülkiyetlerinin kurulamadığı, davacıların ilama dayalı olarak tescil haklarının bulunduğu, davacılar arsa payı oranında tescil talep ettiğinden kat irtifakının kurulamamasının tescile engel olmayacağı, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan asıl ve birleşen davaların tek dava olarak değerlendirilerek hüküm kurulacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce onaylanıp kesinleşen 03.09.2003 tarihli sulh protokolünce davacıların arsa payı oranında tapu iptali ve tescili taleplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.