1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Konkordato talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili 22.07.2024 tarihli tescil ile de sermayesini 500.000.000 TL.sına çıkarmış, merkez adresini de ... adresine taşıdığını, tek ortağının ... olduğunu, şirketin gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse Ortadoğu'daki kargaşa nedeni ile son zamanlarda kendi sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısının artarak devam ettiğini, nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirlenen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını ve buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması için hem ortaklık görüşmelerinin devam ettiğini, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, müvekkili şirketin dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, yakın bölgelerde yaşanan savaşlar ülkemizde ve sektörümüzde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için iş bu konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili şirketin, konkordatoya tabi olmayan rehinli alacaklılarla, mühlet içinde konkordato komiserlerinin tavassutu ile İİK md, 308/h'de öngörülen usulle, borçlarının yeniden yapılandırılması anlaşmaları yapmayı talep ettiğini, bu sayede müvekkili şirketin, işletmenin faaliyetinin devamı için zorunlu olan taşınırları, taşınmazları ve işletme tesisatını muhafaza edecek ve finansal sisteme olan borçlarını da yeniden yapılandırma sayesinde vadelere yayacak ödeyebileceğini, bu doğrultuda müvekkili lehine 3 aylık geçici mühlet kararı ve tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların sağlandığını, Mahkemece atanacak komiserlerin talimatları doğrultusunda gerçekleştirilecek işlemler neticesinde neticeten 1 yıllık kesin mühlet sürecine geçilerek konkordato projesinin tasdikine ulaşabilir olduklarını, Mahkemece aksi karar alınması halinde alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesinin de bozularak müvekkillerinin malvarlığının korumasız kalarak cebri icra yoluyla hesapları blokelenip, davacı şirketin faaliyetlerine haciz uygulanmak suretiyle ticari hayatının duracağını ve malvarlığı adeta yok pahasına ortadan kalkacağını, bu sebeple konkordato talebinin kabulünün başta müvekkili olmak üzere tüm alacaklılar lehine de menfaat sağladığını beyan ederek, anılan sebeplerle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve davacının malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato kapsamında yasanın öngördüğü tüm önlemlerin alınarak müvekkili lehine tedbirler alınmasını, bu doğrultuda ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasını, akabinde İİK'nun 289’uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı şirketin yerleşim yeri, mal varlıklarının tespiti amacıyla sicil kayıtları ve uyap entegrasyon kayıtları dosya içine alınmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Talep , İİK 285 ve devamında düzenlenen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki talepli davada İİK 286. maddede sayılan belgelerin sunulması halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesi gerekip gerekmediği ve yine borçlu şirket tarafından adi konkordatonun tasdiki istemli başka bir davada verilen red kararından kısa süre sonra adres değişikliği yapılmak suretiyle farklı mahkemeden mühlet verilmesinin ve konkordatonun tasdikinin talep edilmesi halinde mahkememizin kesin yetkili olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. 2004 sayılı İİK ‘nın Onikinci Babında “ Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında “ Adi Konkordato “ ya yer verilmiş, 285 vd maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde “ Konkordato talebi “ açıklanmıştır. 285/3. fıkrasında “ Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir “ düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, iflas yolu ile takipteki yer alan “ yetki “ üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır. 154. maddenin alt başlığı, “ İflas takiplerinde yetkili mercii”dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri de, MK hükümlerine göre belirlenir. TMK nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır. İİK 285. maddesinde atıf yapılan İİK 154. maddedeki yetki, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetkidir. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır. ( HMK. 114/1-ç, m.115). Davacı şirketin sicil kaydında "konkordato " şerhinin bulunduğu anlaşılmakla tescile esas ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, tetkikinden davacı şirket hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında geçici mühlet kararı verildiği, yargılama neticesinde komiser raporu doğrultusunda konkordato talebine eklenecek belgelerin gerçeği yansıtmadığı, sunulan makul güvence raporunda belirlenen hususların ve rakamların tutarlı olmadığı buna göre süresi içerisinde usulüne uygun bir makul güvence raporu sunulmadığından borçlu hakkında verilen geçici mühletin kaldırılarak 06.03.2025 tarihinde konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verildiği,anılan dava dosyasındaki dava dilekçesi ile iş bu dosya dava dilekçesinde '' ...şirketin mali verilerindeki eksikliğin o dönem şirketin merkezi olan ...adresindeki işyerinde...'' ifadelerinden de anlaşıldığı üzere fiili muamele merkezinin ; ... olduğu, Bakırköy İlçesinin ... Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırlarında kaldığı, 2004 sayılı İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154.maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili olduğu, somut olayda konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için yetkili mahkemenin İİK'nın 285/3 fıkrasının göndermesi ile İİK 154.maddesi gereğince muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi olan ... Ticaret Mahkemelerinin olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı (kesin yetki) yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın