11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma, sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan kişiler tarafından basılan belgeleri kullanma suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik olduğu, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin, sanık ... hakkında 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma, sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenmiştir. A. Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma, sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan kişiler tarafından basılan belgeleri kullanma suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında, suça konu faturaların hem KDV indiriminde hem de gelir vergisi beyannamesinde kullanıldığı anlaşılmakla, suç tarihlerinin 16.03.2010 ve 16.03.2011 olduğu, sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan kişiler tarafından basılan belgeleri kullanma suçundan açılan kamu davasında, 2010 takvim yılına ilişkin suça konu faturaların hem KDV indiriminde hem de gelir vergisi beyannamesinde kullanıldığı, 2011 takvim yılına ilişkin suça faturaların KDV indiriminde kullanıldığı ve kullanılan en son tarihli faturanın Temmuz ayına ait olduğu anlaşılmakla, suç tarihlerinin 16.03.2011 ve 25.08.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) ve (c) fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden hükümlerin tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde Sanık ... hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında, suç tarihlerinin 30.12.2010 ve 31.10.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Sanığın yargılama konusu eylemleri için, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde: Sanık ... hakkında Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2013 tarihli iddianamesi ile 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma, 06.09.2013 tarihli iddianamesi ile 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma, 13.11.2014 tarihli iddianamesi ile 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma, 17.12.2014 tarihli iddianamesi ile 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından ayrı ayrı açılan kamu davalarının birleştirilerek yapılan yargılamasında, sahte fatura kullanma suçunda suç tarihinin, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, 15.04.2022 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce sahte fatura kullanma suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak sahte faturaların aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda kullanılması hâlinde bir bütün halinde zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı, söz konusu değişiklikten sonra sahte fatura kullanma suçunun birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı dikkate alınarak; öncelikle her takvim yılı için ayrı ayrı suç tarihleri belirlenip suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi ile 7394 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, somut olayla ilişkin ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması ve karşılaştırmalı uygulamalar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmek suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken herhangi bir karşılaştırma yapılmadan ve sanığın sübutu kabul edilen fiilleri arasında hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan değişiklik sonrası hükümlerin daha lehe olduğu kabul edilerek ve suç ve iddianame tarihlerine göre de, sanık hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında işlendiği kabul edilen sahte fatura kullanma suçları ile 2012 ve 2013 takvim yıllarında işlendiği kabul edilen sahte fatura kullanma suçlarının arasında hukuki kesinti oluştuğu da gözetilmeksizin zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyete ilişkin tek hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın